Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

MEDYA NOTU

 

EMRE KONGAR

 

YAPISAL YANLIŞLAR VE FEYMAN'IN GAZABI

 

Geçen haftaki yazım çok yankı getirdi.

"Gerçekleştirildi" fiilinin kullanılışındaki uygunsuzluk ya da mantıksızlık çok kişinin kulağını tırmalamış.

"Bir suikast gerçekleştirildi" biçimindeki yapısal yanlışın daha da belirgin olanına, atv'nin Ankara temsilcisi Baki Şehirlioğlu dikkatimi çekti:

"Başarısız suikast girişimi!".

Sanki, suikast girişiminin başarılı olamamasından üzüntü duyuluyormuş gibi.

Yanlış değil, ama uygun da değil.

"Suikast girişimi" deyimindeki "girişim" sözcüğü, suikast'ın sonuca ulaşmadığını zaten belirttiği için, uygun olmayan "başarısız" sözcüğü mantıken de fazla.

Sadece "suikast girişimi" dense, suikast'ın sonuca ulaşmadığı anlaşılır.

Değerli ve deneyimli basın mensubu Şehirlioğlu, son zamanlarda moda haline gelen, "uygun olmayan" bir başka deyişe daha dikkatimi çekti:

Zaten fiil olan bir sözcüğün, gerekli olmadığı halde ikinci bir fiil ile birlikte kullanılması:

"Başbakan yurt dışından dönüş yaptı" gibi.

Sanki "Başbakan yurt dışından döndü" deseler yeterli olmayacakmışcasına, sözüm ona, vurgu mu yapıyorlar anlamıyorum.

Aslında geçen hafta, haber bültenlerine adeta yapısal olarak yerleşmiş bulunan bazı yanlış deyişlerin, atv, Kanal D, Star gibi, haber merkezleri ciddi ve güçlü kadrolar tarafından yönetilen kanallarda görülmesinin bir "raslantı" olmadığını ve bunun nedenini bu hafta açıklayacağımı yazmıştım.

Bu kanallardaki ciddi ve deneyimli kadrolar, çoğunlukla TRT kökenlidir.

TRT'nin tekel niteliği ile tek kanal olduğu dönemlerde, politikacıların baskılarına karşı geliştirdiği bir garip "objektif" söylem biçimi vardı.

Örneğin, bir politikacının bir konu hakkındaki düşüncelerini, "iddia etti" ya da "öne sürdü" diye değil, "savundu" diye verirlerdi.

Böylece de, "cevap hakkı" doğmasını önlediklerini düşünürlerdi.

İşte sanıyorum, TRT kökenli haber merkezi yöneticileri, bu dönemden kalan bazı "kalıplardan" kendilerini bütünüyle kurtaramadıkları için, tam yanlış olmamakla birlikte kulağa pek de uygun gelmeyen deyişler, haber bültenlerindeki varlıklarını hala sürdürüyor.

Bugün değinmek istediğim ikinci yanlış, "azap" ve "gazap" sözcüklerinin, ek aldıkları zamanki okunuşları ile ilgili.

Tek başlarına iken aynı okunan bu iki sözcükten, azap, ek aldığında, ikinci hecedeki "a" uzatılarak okunur: "Vicdan azabı" deyiminde olduğu gibi.

Buna karşılık, gazap sözcüğü ek aldığında iki hecesi de kısa okunur, "Allahın gazabı" deyiminde olduğu gibi.

Star televizyon kanalının deneyimli ve temiz Türkçe kullanan spikeri Gülgün Feyman, 29 Mayıs Cuma günü akşam ana haber bülteninin, "tecavüzcü Coskun" haberinde, "gazabı" sözcüğünü "gazaabı" olarak, ikinci heceyi uzatarak okudu.

Feyman'a haksızlık etmek istemem.

Serap Ezgü gibi, Rüstü Erata gibi, Türkçeyi temiz ve güzel kullanan bir kaç spikerden biri.

Belki de onun için, hata yapınca insanın kulağını daha bir tırmalıyor.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 2 Aralık 2019

Valid HTML 4.01 Transitional