Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

Türkiye Köşesi, Hürriyet Gazetesi


Kız evlada mektup kitabıyla 1 numara

Emre Kongar'ın ikiz kızları Elif ve Ebru'ya yazdığı mektuplardan hazırladığı kitabı "Kızlarıma Mektuplar" best-seller oldu. Mektuplar, ana-baba ilişkisi, toplumda kız olmak ve cinsellikten edebiyata kadar çeşitli konuları içeriyor.

Ünlü sosyolog Emre Kongar'ın "Kızlarıma Mektuplar"ı yerli ve çeviri bütün eserleri geçerek best-seller oldu.

Emre Kongar, Elif ile Ebru adındaki ikiz kızlarına yazdığı mektuplarda; aile ortamını, daha önce yaptığı konuşmaları yeniden değerlendiriyor, öğrenimle, hayatla ilgili düşüncelerini kızlarına aktarıyor.

Mektuplar, öğrencilikten ana-baba ilişkilerine, toplumda kız olmaktan mutluluğa, mutsuzluğa, bilim ve edebiyattan bireyselliğe kadar çeşitli konuları kapsıyor.

Mektupların havası, bir babanın nasihatleri değil; daha çok kızlarının da düşüncelerini, beğenilerini göz önünde tutan dertleşmeler.

Onların bilimle, sanatla donanmış bir yaşamda nasıl mutluluğu bulacakları konusunda düşüncelerini iletiyor. İçten, özeleştirinin de ihmal edilmediği, kişiliklere saygılı, özellikle ana-babaların, öğrencilerin yararlanacakları, kendilerini bir süzgeçten geçirme gereği duyacakları mektuplar.

İlk mektup

Sevgili kızlarım, Bir yıl önce Ebru'yu yolcu etmiştik. Biraz önce Elif de gitti. Aynen bir yıl önce Ebru'nun gittiği gibi. Yine annenizle birlikte. Anneniz onu, orada tutacakları eve yerleştirdikten sonra, geri dönecek. Aynen Ebru'yla gittiğinde olduğu gibi.

íkiz babası olmanın garip cilveleri bunlar:

Kimi olayları aynen, iki kez yaşıyorsunuz. Gökyüzünün de gözleri yaşlı. Aynen Ebru'nun gittiği gün olduğu gibi.

Ben eve geldim ve Ebru gittiği gün yazmaya karar verdiğim mektupları, artık yazmaya başladım:

Sizlerle geçirdiğim yirmi küsür yılı ve belki de bu arada tüm yaşamımı irdeleyen, kendimi sorgulayan ve vardığım sonuçları sizlerle de paylaşacak olduğum mektupları.

Bu ilk mektup.

Kongar: Eşim kitaba çok kızdı

Emre Kongar, bir ayda 10 baskı yapan kitabına bu kadar ilgi beklemediğini söyledi. İki kızı bir oğlu bulunan Kongar, "Kızlarıma Mektuplar"la ilgili olarak şunları anlattı:

"Mektupları, kızların evden gitmesi üzerine kaleme almaya başladım. Onlarla olan ilişkilerimin sorgulanmasıydı bu. Bir baba olarak yaptıklarımı ve yapamadıklarımı sorguladım. Ama her bir mektup, bir sonraki mektuptaki düşünceleri çağrıştırınca, mektuplar toplumsal bir eleştiriye de dönüştü."

Kongar okurların tepkilerini ise şöyle yorumluyor: Sanıyorum babalar ve anneler, kitapta kendilerini buldular. Pek çok okur "Aynen bizim ailede yaşanan sorunları yazmışsınız" diyor. İşin ilginç yanı, kızlar kitabı anne-babalarına, anne-babalar da kızlarına armağan etmek için alıyor. Yani kitap çifter çifter satılıyor. Sanıyorum en çok satanlar listesinin başında yer almasının sırrı burada.

Kızlarım da çok olumlu karşıladılar. Mektupların yayınlanma kararını ortak aldık. Hatta kitabın alt ismi olan "Yaşamdan Satır Başları"nı Elif koydu. Eşim çok kızdı. "Bütün yükü ben çektim. Bir kitap yazdın, bütün ilgiyi sen topladın" diyor. Tabii bu işin şaka tarafı.''

Babadan kızlarına cinsel özgürlük nasihati

Sevgili kızlarım,

Doğa insanı, varlığını sürdürebilmesi için belli içgüdülerle donatmıştır.

İnsan kendi varlığını sürdürebilmek için yer, içer ve uyur, türünün devamını sağlamak için de cinsel ilişkide bulunur.

Dolayısıyla, yemek içmek ve uyumak ne denli doğal ve normal ise, cinsellik de o denli doğal ve normaldir.

Bunu hiç unutmayın, kendinizden, cinselliğinizden doğanın insan neslini sağlamak için içinize yerleştirdiği cinsel dürtülerinizden, sakın ama sakın utanmayın.

İnsan karnı acıktığı ya da susadığı veya uykusu geldiği için utanır mı?

Üstelik tüm insanlık, tarih boyunca bütün uygarlıkları, bu içgüdülerin kendisini yönelttiği etkinliklerle yaratmıştır.

Günümüzde artık kadın da erkek gibi çalışıp para kazandığı, yani eve yiyecek getirdiği halde, evde yemeği hazırlamak da, ev işlerini yapmak da geleneksel olarak hálá kadınların görevi sayılmaktadır.

Cinsellik konusunda durum çok daha acıklıdır.

Erkek egemen bir kültürde, çapkınlık yapmak, kızlarla gezip tozmak ve benzeri davranışlar, erkek için övünme kaynağıdır.

Daha açık bir deyişle, toplum, geleneksel ve ahlaki olarak erkeklere hangi hakları tanıyorsa, kadınlar da aynı haklardan eşit olarak yararlanmalı diye düşünüyorum.

Sonuç olarak, siz siz olun, en doğal haklarınız olan yeme, içme, uyuma ve cinsellik konusundaki özgürlüklerinizi bile, başka kimseleri rahatsız etmeden kullanın.

Ayrıca unutmamanız gereken bir nokta da karşılıklılık ilkesinin herkes için geçerli olduğudur.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 22 Nisan 2019

Valid HTML 4.01 Transitional