Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar


 

5 Şubat 2024

Büyükdere Santa Maria Kilisesi Saldırısı Gibi Nefret Suçlarının Panzehiri Laikliktir.

İçişleri Bakanı Kilise saldırısının Türkçe adıyla IŞİD (Irak Şam İslam Devleti), Arapça adıyla DEAŞ (ed Devlet'ul İslamiy el-Irak veş-Şam) örgütünün işi olduğunu açıkladı.

IŞİD, ya da DEAŞ, Irak ve Suriye'de örgütlenmiş olan ve İslam dininin Selefilik ve Vahhabilik yorumları üzerinden, Müslümanları, özellikle Şiileri bile kâfir diye niteleyen, Ortadoğu ve Kuzey Afrika'yı yakın eylem çevresi kabul eden bir terör örgütüdür.

Özellikle Irak ve Suriye'de aktiftir.

Çok uzun süre El Kaide'ye bağlı olarak çalışmış, sonraları bağımsızlaşmıştır.

Gerek Irak'da, gerekse Suriye'de, ABD müdahaleleri sırasında, mevcut iktidarlara karşı desteklendikleri için hızla güçlenmiş ve Türkiye'nin de yeterli karşı çıkmaması sonunda, sınırlarımızdan sızmış ve ülkemizde de yerleşmiş unsurları olan bir terör örgütüdür.

* * *

Timur Soykan, BirGün gazetesindeki yazısında özet olarak şu bilgileri veriyordu:

"Sarıyer'de kiliseye saldırıyla ilgili tutuklananların hepsinin oturum izni var.

Saldırıda kullanılan Polonya plakalı otomobil ile korsan taksicilik bile yapmışlar.

Zanlılar arasında Kırmızı Bülten ile aranırken serbest bırakılan IŞİD'liler de bulunuyor.

Ayrıca İstiklal Caddesi'ndeki kilise de hedefleri arasındaymış.

Şüphelilerin telefonunda geçen yıl tahliye edilen IŞİD'li Halis Bayancuk'un fotoğrafları da çıktı."

* * *

Irak ve Suriye savaşları sırasında, sınırlarımızın kevgire döndüğü eleştirilen bir gerçek.

Üstelik Ortadoğu'dan milyonlarca "sığınmacının" geldiği de biliniyor.

Bunların arasında da terör örgütleri unsurlarının olmadığını iddia etmek olanaksız.

* * *

İktidarın laiklik karşıtı, dinci eylem ve söylemleri hiç kuşkusuz bu unsurlar için elverişli bir ortam yaratıyor.

Bilindiği gibi "Ilımlı (Amerikancı) İslam, Köktendinci Radikal Siyasal İslam'ın tarlasıdır."

Büyükdere Santa Maria Kilisesi'ne yapılan nefret saldırısı ile aynı gün, yine Boğaz'da, Büyükdere'ye yakın semtlerde, bir "Gazze ve Hilafet" yürüyüşü düzenlenmiş olması acaba bir rastlantı mıdır?

* * *

Ülkemiz 1970'lerin ikinci yarısından sonra, Köktendinci Radikal Siyasal İslam Terörü'ne bir çok kez muhatap olmuş ve bugünlere öyle sürüklenmiştir.

Bu saldırıların bu kadar çok sayıda ve belirleyici olması üstelik bu kadar kolay yapılabilmesi, hiç kuşkusuz ciddi bir güvenlik zaafına işaret etmekle birlikte, iktidarların izlediği "Ilımlı İslam" politikalarının da yanlışlığını ortaya koymaktadır diye düşünüyorum.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 10 Haziran 2024

Valid HTML 4.01 Transitional