Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

21 Ağustos 2017

Kuşadası'nda Bir imza Günü.

Çok uzun yıllar boyunca ilk kez bir haftadan fazla yaptığım tatil sonrası ilk güncel yazım bu...

Kuşadası'ndan yazıyorum!

* * *

1979 yılı yazında Kuşadası'na, Kadınlar Denizi'ne geldik...

Demek ki 38 yıl olmuş.

O zamanlar oğlum Kağan'la birlikte ıssız Kadınlar Denizi plajında dolaşır, karpuz kabuklarını ve pet şişeleri toplayıp, Belediye Başkanı'na zorla koydurttuğumuz büyük çöp bidonlarına atardık.

Aydınlılar kooperatifinin inşa ettirdiği yukardaki evler henüz dükkanlara, barlara ve restoranlara dönüşmemişti.

İnsanlar geceleri, evlerinin verandalarında kurdukları sofralarda yemek yerlerdi.

Dönem, televizyonda Dallas dizisinin toplumu salladığı dönemdi...

Biz, televizyonda Dallas başlayınca Kağan'la birlikte "Hadi Dallas'ı yürüyelim" diyerek, yürüyüşe çıkar, böylece hem diziye karşı olan tepkimizi dile getirir hem de günlük spor aktivitilerimizin bir bölümünü yapardık.

Kadınlar Denizi koyunun bir tarafında Seçkin Sitesi, öteki tarafından Martı Otel vardı.

Martı Oteli geçince Tansu Özkök'ün babası (Ertuğrul Özkök'ün kayınpederi) Hüdai Oral'ın evi vardı; bazen ona uğrar Perihan Hanım'la kahve içerdik.

Enis ve Figen Batur'un oğulları Sarp ile birlikte gece yatısına geldikleri yıllardı.

Kadınlar Denizi'nden Kuşadasına her sabah rahman bir koşuyla, şimdi evlerle işgal edilmiş olan zeytinliklerin arasından, bir saate gidip gelirdim.

Grup Sitesi yeni inşa halindeydi.

38 yıl geçmiş aradan...

Her yaz önce Kadınlar Denizi'ne, sonra da Dautlar'a geldik...

Kağan ve ikiz kızlar yazları orada büyüdü diyebilirim.

Bu arada çok siyasal dönem, çok belediye başkanı gördük, çok olay yaşadık...

Kuşadası'nın mafyadan bunaldığı döneme de tanık olduk, Ticaret Odası'nın mafyaya karşı gazete ilanlarıyla başlattığı ortak harekete de destek verdik.

Bir çok imza gününe katıldık.

* * *

Dün gece Kuşadası Belediyesi tarafından Dördüncüsü düzenlenen "Kitap ve Edebiyat Günleri" bağlamında yine bir imza günü yaptım.

Kuşadası bambaşka bir yer:

Herkes turustik belde olarak bilir ama, entellektüel düzeyi çok yüksek bir ilçe.

Geçenlerde 2 Temmuz Madımak olayını anmak için Alevi-Bektaşi Derneklerinin Belediye ile birlikte düzenlediği bir anma toplantısına katılmış ve hem bir kitap imzası, hem de bir konuşma yapmıştım.

Kuşadası, Belediye Başkanı Özer Kayalı döneminde rüşvet ve yolsuzluklara tümüyle son vermiş, vatandaşlara rahat bir nefes aldırmış...

Ama artık çok geç:

Bu güzelim sahil kentimiz de bütün Türkiye gibi, betonlaşmaya çoktan kurban edilmiş.

Özellikle karşıdaki Samos adasından feribotla dönerken görünen çirkin beton manzarası gerçekten insanın yüreğini dağlıyor.

* * *

Bu kez imza gününde, doğrudan okurlarla kucaklaşmanın keyfini yaşadım...

Özellikle Almanya'dan ve Hollanda'dan gelen, ama kökleri, kökenleri bu yörede olan okurlar, kendilerini tanıtmaya, yurt dışında yaşadıklarını ve Türkiye'de Demokrasi konusunda kaygılı olduklarını vurgulamaya özel bir özen gösterdiler...

Sanıyorum, her şeye rağmen bu topraklardan kopamadıklarını göstermeye çalışıyorlardı.

Ailecek gelenler çoğunluktaydı:

Kimi zaman anneanne, dede, evlat ve torunlar olarak hep birlikte gelenler, kimi zaman anne-baba evlatlar, kimi zaman çocuğuna veya anne-babasına kitap imzalatanlar, Kuşadası'ndaki okurların aile bağlarını vurguluyorlardı.

Bir yazarın kendisini var eden okurlarıyla kucaklaşması bambaşka sıcak duygulara yol açıyor.

Bütün gelenlere çok teşekkür ediyorum; onların sevgi, saygı ve ilgisine layık olmaya çalıştığımı belirtmeliyim...

Bu bağlamda; tatilde olduğuma bakmadan, bir yandan TELE 1'deki 18 Dakika programımı sürdürmeye ve Cumhuriyet'teki günlük yazılarımı devam ettirmeye çalışırken yeni bir kitap hazırladığım haberini de vermek isterim...

"Bu kadar çalışma enerjisini nereden buluyorsun?" diye soranlara yanıtım da dün geceden geliyor:

"Okurlarımın ilgisinden ve sevgisinden!"

* * *

Fuar çok düzenli ve işlevseldi.

Çeşitli yayınevlerinin standları indirimli kitap satışlarıyla olayı gerçek bir şölene dönüştürmüşlerdi.

Ben de bir kaç tişört, kitap ve bardak altı aldım.

Kuşadası Belediyesi'ni bu başarılı düzenlemeden dolayı kutlarım...

Dilerim ülkemizdeki her güzel şey gibi bu da sabote edilmez ve gelecek yıllarda da gelişerek devam eder.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 10 Aralık 2018

Valid HTML 4.01 Transitional