Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

13 Şubat 2017

Sayıları 3 milyona varan Suriyeli mülteciler Türkiye'yi nasıl etkiliyor?

Türkiye Cumhuriyeti Devleti bu insanlar için neler yapıyor?

Bu insanlar Türkiye'de nasıl yaşıyor?

Toplumumuzu nasıl etkiliyor?

Bu konuda haberleri ve istatistikleri toplamaya çalışırken, Yılmaz Özdil'in yazılarına rastladım.

Konuyu çok yakından izlemiş ve ayrıntılı olarak azıya dökmüş.

Onun üç yazısından bölümler alıntılayarak, konuyu özetliyorum.

* * *

Özdil'in 13 Şubat 2016'da yazdığı 'Bizim alnımızda enayi mi yazıyor?' başlıklı yazısından alıntılar:

"2011, Suriyeliler gelmeye başladı… Asrın liderimiz, 'kardeşlerimizi bağrımıza basacağız' dedi, Tevbe Suresi'nin 'üzülme Allah bizimledir' mealindeki 'la tahzen innallahe meana' ayetini okudu.

*2012 başı, Suriyeliler 100 bin sınırını aştı, harcanan para şimdilik 300 milyon dolar…

*2012 ortaları, 350 bin Suriyeli içerde, harcanan para 1 milyar dolar civarında…

*2012 sonu, Suriyeli sayısı 500 bin oldu, harcanan para 1.5 milyar doları buldu…

*2013 başı, 750 bin Suriyeli geldi, harcanan para 2 milyar dolara ulaştı…

*2013 ortaları, Suriyeli sayısı 1 milyona dayandı, harcanan para 2.5 milyar dolara yaklaştı… Asrın liderimiz 'alan el durumundaki Türkiye'yi, hamdolsun, veren el konumuna yükselttik, bizim petrol kuyularımız yok ama, Anadolu büyüklüğünde vicdanımız var' dedi.

*2013 sonu, 1 milyon 200 bin Suriyeli girdi, harcanan para 3 milyar dolar oldu…

*2014 başı, Suriyeli sayısı 1 milyon 500 bin oldu, harcanan para 4 milyar dolara yaklaştı…

*2014 ortaları, 1 milyon 800 bin Suriyeli içerde, harcanan para 4.5 milyar doları buldu…

*2014 sonu, Suriyeli sayısı 2 milyona yaklaştı, harcanan para 5 milyar dolara ulaştı…

*2015 başı, 2 milyon 200 bin Suriyeli girdi, harcanan para 6 milyar doları geçti… Asrın liderimiz yavaş yavaş sinyal vermeye başladı, 'kardeşlerimize kucak açtık ama, bu kalıcı bir durum değil, yakında şehirlerine, köylerine, evlerine geri dönecekler elbette' dedi.

*2015 ortaları, 2 milyon 500 bin Suriyelimiz oldu, harcanan para 7.5 milyar doları aştı…

*2015 sonu, Suriyeli sayısı 2 milyon 750 bin oldu, harcanan para 9 milyar dolara yaklaştı… Asrın liderimiz, El Cezire televizyonuna konuştu, sinirlenmişti, kardeşlerimize ilk defa 'bunlar' dedi, 'bunların güvenliğini sağlama alalım, kendi topraklarında iskan edelim, bunları daha nereye kadar besleyeceğiz' dedi.

*2016 başı, harcanan para 10 milyar doları aştı, 3 milyondan fazla Suriyeli içerde, Halep'ten 300 bin daha geliyor… Asrın liderimiz yumruğunu kürsüye vura vura konuştu, 'bizim alnımızda enayi yazmıyor, kusura bakmayın, ayıptır ayıp, otobüsler uçaklar boşuna durmuyor herhalde, bindirir göndeririz, hadi güle güle deriz' dedi.

*Anadolu büyüklüğündeki vicdan'dan, ufak ufak, enayi miyiz'e geldik."

* * *

23 Aralık 2016 tarihli 'Suriye şehitleri' başlıklı yazısı:

"Sayın hükümetimiz Suriyeli gençler için İstanbul'da Yarına Umut Projesi başlattı, Hatay'da Ver Elini Kardeşim Projesi başlattı, Kilis'te Spor Kardeşliği Projesi başlattı, Suriyeli gençler bu projeler kapsamında tiyatro, resim, müzik, halk oyunları ve satranç eğitimi alıyor, Öncüpınar sınır kapısındaki bir hangar spor salonu haline getirildi, Suriyeli gençler iki antrenör eşliğinde judo öğreniyor, judo takımı kurdular, Konya'daki turnuvaya katılmaya hazırlanıyorlar.

*Fırat Kalkanı harekatında üç askerimiz şehit oldu, Amasya, Kırşehir ve Afyon'da toprağa verildiler.

*Sayın hükümetimiz Suriyeli gençler için Kayseri'de Suriyeli Gençlerin Yüksek Öğrenime Uyumu Projesi başlattı, Yalova'da Farklılıklar Zenginliğimizdir Projesi başlattı, Suriyeli gençler bu projeler kapsamında psikolojik danışmanlık hizmeti alıyor, Erciyes kayak merkezinde kayak öğreniyor, tiyatro gösterisi, müzik dinletisi, sinema gibi sosyal aktivitelere katılıyor, kültür gezileri yapıyor.

*Fırat Kalkanı harekatında dört askerimiz daha şehit oldu, Gaziantep, Kocaeli, Samsun ve Adana'da toprağa verildiler.

*Sayın hükümetimiz Suriyeli gençler için Gaziantep'te Kardeşlik İçin Ben Varım Projesi başlattı, Adana'da Kültür Kardeşliği Projesi başlattı, Suriyeli gençler bu projeler kapsamında, sosyologlarla görüşüyor, grafik tasarım kursu alıyor, boş zamanlarını sportif faaliyetlerle değerlendiriyor, cami, şadırvan, türbe gibi tarihi mekanları dolaşıyor.

*Fırat Kalkanı harekatında beş askerimiz daha şehit oldu, İstanbul, Eskişehir, Zonguldak, Bingöl ve Bitlis'te toprağa verildiler.

*Sayın hükümetimiz Suriyeli gençler için Ankara'da Farkındayım Yanıbaşındayım Projesi başlattı, Siirt'te Gönül Köprüsü Projesi başlattı, Hatay'da Suriyeli Gençler Ekmeğini Taştan Çıkarıyor Projesi başlattı, Suriyeli gençler bu projeler kapsamında, mozaik kursuna katılıyor, eserleriyle sergi açıyor, sağlıklı yaşam, iletişim, sanat gibi konularda eğitim seminerlerine katılıyor, Türkiye'yi daha iyi tanımaları için İstanbul'a Çanakkale'ye gezmeye götürülüyor.

*Fırat Kalkanı harekatında altı askerimiz daha şehit oldu, Erzurum, Konya, Adıyaman, Karaman, Düzce ve Ankara'da toprağa verildiler.

*(Türkiye'de yaşayan Suriyeli gençler, kurban bayramını memleketleri Suriye'de geçirdi, bol bol hediye alarak arefe günü memleketlerine giden Suriyeli gençler, akrabalarıyla hasret giderip Türkiye'ye geri döndüler. İstanbul'da yaşayan Suriyeli gençler Florya plajında parti verdi, güneşlenen, denize giren, halaylar çeken Suriyeli gençler 'Suriye Suriye' diye sloganlar attı. Mersin'de yaşayan Suriyeli gençler Mezitli sahilinde nargile keyfi yaptı. Bursa'da yaşayan Suriyeli gençler İznik gölünde piknik yaptı. Kilis'te yaşayan Suriyeli gençler, Kırşehir'de gençlik kampına katıldı, yapay tırmanış ve doğa yürüyüşü yaptılar, kano kullandılar, badminton öğrendiler, paintball oynadılar.)

*(Cerablus'ta tankımız vuruldu. El Bab'ta tankımız vuruldu. Tell el Hava'da tankımız vuruldu. Şeyh Aqil tepesinde roketle vurulduk. Tall Barshah'ta canlı bomba saldırdı. Bzagah'ta el yapımı patlayıcıyla havaya uçtuk. Azez'de tanksavar yedik. Dabık'ta mayına bastık.)

*(Türkiye Halk Sağlığı Enstitüsü'nün verilerine göre, Türkiye'deki Suriyelilerin doğum oranı, Türk vatandaşlarının doğum oranını geçti. Türkiye'de son dört senede 177 bin Suriyeli bebek dünyaya geldi, bunların sırf 70 bini geçen sene doğdu, katlanarak artıyor, bu sene 130 bin civarında Suriyeli bebek doğumu bekleniyor.)

*(Fırat Kalkanı'ndan veriler… Şehidimiz bir çocuk babasıydı, şehidimizin eşi hamileydi, şehidimiz üç ay önce evlenmişti, şehidimiz 24 gün önce nişanlanmıştı, şehidimizin kızı üç yaşında, şehidimiz bekar, şehidimiz yılbaşında kız istemeye gidecekti, şehidimiz ailesinin tek evladıydı.)

*Sayın hükümetimiz Suriyeli gençler için Yeşil Sahada Barış İçin Kardeşlik Futbol Turnuvası düzenledi, Antalya'da yapıldı, İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Samsun, Adana, Mersin, Hatay, Gaziantep, Adıyaman, Osmaniye, Kahramanmaraş, Şanlıurfa, Kilis, Batman ve Mardin'de yaşayan Suriyeli gençlerin takımları katıldı, Suriyeli gençlerin takımları bu turnuvaya dört ay boyunca profesyonel antrenörler eşliğinde hazırlandı, antrenörleri spor bakanlığımız tahsis etti, Suriyeli gençler turnuva boyunca beş yıldızlı otellerde ağırlandı, Suriyeli gençlerin şampiyon takımı, milletvekillerimizden oluşan TBMM futbol takımı ve Süperlig'ten bir takımımızla dostluk maçı yapacak.

*Fırat Kalkanı harekatında 16 askerimiz daha şehit oldu, İzmir, Bursa, Kahramanmaraş, Kırklareli, Kayseri, Samsun, Tokat, Konya, Burdur, Yozgat, Elazığ, Kars ve Tekirdağ'da toprağa veriliyorlar.

*(Kadınlara çocuklara sahip çıkmak insanlık görevidir, amenna…)

*Eli silah tutacak durumda olan 500 bin Suriyeli erkek, kendi memleketine sahip çıkmak yerine, bizim memleketimizde götünü gezdirecek, kanoya binecek, kayak öğrenecek, piknik yapacak, kumsala yayılıp nargile tüttürecek, paintball oynayacak…

Bizim gençlerimiz, bunların memleketini kurtarmak için oralarda vuruşacak, şehit düşecek, gözünü, bacağını kaybedecek, sonra da hiç utanmadan buna 'vatan savunması' denecek öyle mi?"

* * *

10 Şubat 2017 tarihli El Bab başlıklı yazısında Türkiye'deki Suriyeliler olayına bir kez daha değindi:

"Türkiye'de son beş senede beş bin Suriyeli şirket kuruldu. Şu anda Türkiye'de faaliyette bulunan yabancı şirketlerin 10'da biri Suriyeli… Ticaret sicile kaydolma hızında, taa 1923'den beri Türkiye'de yatırım yapan Alman şirketlerini bile solladılar.

*İnşaattan tekstile, gıdadan oto kiralamaya kadar, vergisiz mergisiz, kayıtdışı faaliyet gösteren 10 binden fazla Suriyeli şirket var.

*Şam'dan sonra en büyük Suriyeli şehri İstanbul… 700 bin Suriyeli İstanbul'da yaşıyor. Fatih'te Suriyeli mahallesi oluştu. Tüm tabelalar Arapça, mahallede sadece Arapça konuşuluyor, istersen git dene, Türkçe adres bile soramazsın. Türkçe yok ama, Batı kültürü var, mesela Suriyeli sanatçılar tarafından caz müziği yapılan, caz kafe var. Suriyeli yazarların imza günü düzenlediği kitabevi var.

*Bağcılar'da ikinci Suriyeli mahallesi kuruluyor, resmi rakamlara göre, Bağcılar'da yaşayan her 15 kişiden biri Suriyeli… Son bir senede, Bağcılar eğitim araştırma hastanesinde dünyaya gelen her iki bebekten biri Suriyeli… Sırf Bağcılar'da, sırf geçen sene 2 bin 500 Suriyeli bebek doğdu.

*(Türkiye Halk Sağlığı Enstitüsü'nün verilerine göre, Türkiye'deki Suriyelilerin doğum oranı, Türk vatandaşlarının doğum oranını geçti. Türkiye'de sırf geçen sene 70 bin Suriyeli bebek doğdu, bu sene 130 bin Suriyeli bebek doğumu bekleniyor.)

*Türkiye'de yaşayan Suriyelilerin radyoları var. Gazeteleri var,

İstanbul'da hazırlanıyor, Adana'da basılıyor.

*Sadece Suriyelilerin çalıştığı, sadece Suriyelilere hizmet veren hastaneleri var. Tahlil laboratuvarları var.

Ecza depoları var.

*'Sosyetik' Suriyeliler var.

'Gariban' Suriyeli istemiyorlar.

Bizzat İstanbul valisi anlattı. 'İstanbul'da yaşayan Suriyeliler, sokaklarda dilenen Suriyelilerden rahatsız oluyor, temsilcileri bize geliyor, 'bizim imajımız bozuluyor' diye şikayet ediyorlar' dedi.

*Suriyeli İşadamları Derneği var. Hatta, asrın liderimiz 'dolar bozdurun' kampanyası başlatınca, yalakalık olsun diye 'bir milyon dolar' bozdurup, makbuzunu törenle basına servis ettiler.

Suriyeli işadamları, uluslararası fuarlara Türkiye kontenjanından katılıp, Türkiye'yi temsil ediyoruz ayağıyla, kendilerine iş bağlıyorlar.

İstanbul Boatshow'da fiyatı üç milyon euroluk tekneler satıldı, bu süperlüks yatların üç tanesini Suriyeli işadamları satın aldı.

*İzmir'de kağıt havlu ticareti yapan Suriyeli var.

Aydın'da incir ihracatına başlayan Suriyeli var.

Samsun'da ekmek fabrikası kuran Suriyeli var.

İstanbul'da restoran zinciri kuran Suriyeli var.

Uyanık Suriyeli Hatay'da fırın açtı, ürettiği ekmeği 'Tayyib' markasıyla satıyor.

Gaziantep'te bakkal görünümlü diş kliniği var, önden giriyorsun bakkal, aradaki kapıyı geçiyorsun, ruhsatsız diş kliniği…

Suriyeli emlak şirketi, Kilyos ve Küçükçekmece'de 400 bin metrekare üzerine villa sitesi kuruyor.

Suriyeli işadamı, Emlak Konut'un İstinye'deki 158 bin metrekarelik arazisine talip oldu.

Holdingleşen Suriyeli var.

*Bu tür mevzuları yazdığımızda 'yabancı düşmanlığı' filan deniyor. Bakın ben size anlatayım 'yabancı düşmanlığı'nı… CHP Kayseri milletvekili Çetin Arık esnaf ziyareti yapıyor, Suriyeli bir kuyumcu görüyor, dükkana giriyor, hayırlı işler diliyor, sohbet ediyor, 'Türk işçi çalıştırıyor musunuz?' diye sorunca, Suriyeli kuyumcu ne cevap veriyor biliyor musunuz? 'Yabancı çalıştırmıyorum' cevabını veriyor!

*Herif bizim memleketimizde patron olmuş, bize yabancı diyor.

*Vaziyet böyleyken…

*Suriye'den 8 şehit daha geldi.

Şimdilik 64 şehidimiz oldu.

*Türk Silahlı Kuvvetleri'nde hava, deniz, kara, general, amiral, subay, astsubay, uzman, erbaş ve er dahil, toplam 351 bin asker bulunuyor.

Buna mukabil, Türkiye'de askerlik çağında 425 bin Suriyeli yaşıyor!

*Yani… Türkiye'de, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin mevcudundan daha fazla sayıda, eli silah tutacak yaşta Suriyeli var.

*Bunlar kendi memleketlerine sahip çıkmak yerine, bizim memlekette şirket kuracak, patron olacak, villada oturacak, yatlarda dolaşacak, caz dinleyecek… Bizim çocuklar bunların memleketini kurtarmak için oralarda vuruşacak, şehit düşecek, gözünü bacağını kaybedecek.

*Suriyeliler ana kuzusu da…

Biz kendi kınalı kuzularımızı ağaç kovuğunda mı bulduk kardeşim?

*Yüreğiniz yetiyorsa…

Demokrasiye inanıyorsanız…

Milli iradeyi savunuyorsanız…

Buyrun, Suriyeliler için referandum yapalım!

*Veya…

Hazır referandum sandığı konulmuşken, utanmadan çıkın vatandaşa çağrı yapın.

'Suriyeliler bizim memleketi babalarının çiftliği gibi kullansın, burada mis gibi hayatını yaşasın, köşeyi dönsün, bizim çocuklar sikindirik El Bab'ta şehit olsun diyorsanız, gidin evet deyin!'"

* * *

Yılmaz Özdil'in bu yazıları durumu yeterince açık olarak özetliyor:

Bizimkiler, Demokrasiden otoriter rejime geçtiler; şimdi de otoriter rejimden totaliter rejime geçmeye hazırlanıyorlar...

Suriyeli mülteciler kozunu, Avrupa Birliği'ne karşı "Sınırlarımızı açar, bunları sizin ülkelerinize bırakırız haaa" tehdidiyle bir avantaj olarak kullanmak için ellerinde tutuyorlar.

Akılları sıra, demokrasiden otoriter rejime, otoriter rejimden totaliter rejime geçerken, Avrupa Birliği'nin tepkilerini azaltacaklar!

Çok tehlikeli ve yanlış bir oyun bu!


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 16 Eylül 2019

Valid HTML 4.01 Transitional