Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

8 Şubat 2016

Cemaatçiler Kendilerine Yapılan Haksızlığa Karşı Çıkanlara Da Saldırıyor.

Şimdilik 2 Silivri var:

Birinci Silivri, Cemaat ve AKP'nin ortaklaşa kurduğu kumpas ile pek çok asker ve sivilin "Darbecilik" suçlamasıyla zindanlara atılması, yıllarca hapislerde çürümesi ve Türk Silahlı Kuvvetleri'nin ciddi bir biçimde tasfiye edilmesi sonucunu verdi.

Sahte deliller, savunma hakkının sınırlanması ve kısıtlanması gibi skandallar, Birinci Silivri'nin alameti farikaları oldu.

İkinci Silivri, aynı haksızlık ve hukuksuzlukların devamı ile AKP tarafından Gülen Cemaati'ne karşı uygulanıyor.

17-25 aralık Rüşvet ve Yolsuzluk Soruşturmalarından sonra bu soruşturmaları da kendi iktidarını yıkmaya yönelik "Darbecilik" teşebbüsü diye niteleyen AKP iktidarı, bu kez Cemaatle ittifakını bozdu, ve onu "FETÖ Terör Örgütü" diye niteleyip, Silivri davalarında kumpas yapmakla da suçlayarak, Cemaat taraftarı oldukları iddiasıyla pek çok emniyet ve yargı mensubunu meslekten ihraç etti, hapse attı...

Pek çok işletmeye ve medya kuruluşuna da el koydu.

* * *

Ben her iki Silivri olayına da aynı biçimde karşı çıktım...

İkinci Silivri'de ortaya çıkan haksızlık ve hukuksuzlukları karşı sosyal medyada sürekli eleştirel bir tutum takındım, tvitler attım, facebook sayfama da bu tvitleri koydum.

Bu tutumumdan dolayı da pek çok kişi tarafından "Cemaat savunuculuğu" ile suçlandım.

Bunlara da, hiç kızmadan, "Cemaat'i değil, hakkı hukuku ve adaleti savunduğumu" belirterek karşılık verdim.

Bu arada Cemaat'e karşı yürütülen suçlama ve tasfiye kampanyasında son günlerde yine Manisa'da ve Kayseri'de gözaltına almalar yaşandı...

Cemaate yakın medya bunları, son zamanlarda AKP içinde eleştirel tavırları ile dikkati çeken Manisalı Arınç'a ve Kayserili Gül'e karşı uyarılar olarak yorumladı.

Bu arada hemen belirtmeliyim ki, haklarında suçlamada bulunulan ve hapse atılanlar arasında Birinci Silivri davalarından dolayı soruşturma yapılan kimse de henüz yok.

* * *

Ben İkinci Silivri sırasında Cemaat mensuplarına veya Cemaat mensubu olduğu iddia edilenler karşı yapılan haksızlık ve hukuksuzluklara karşı çıktıkça, eski Silivri mağdurlarının bir bölümünden eleştiri alırken, yeni Silivri mağdurlarının bir bölümünden de destek gördüm.

Aslında amacım, adalet mekanizmasının doğru işlemesi ve hukuk devletinin ihdası olduğu için ne övgüler ne de sövgüler umurumda...

Kime yapılırsa yapılsın, bu haksızlık ve hukuksuzlukları yapanlara karşı da yapılsa, ben bunlara karşı çıkıyorum.

Esas olan ceza hukukunun evrensel hukuk kurallarına, insan haklarına, hukuk devletine ve adil yargılama esaslarına uygun bir biçimde uygulanmasının sağlanması.

Çünkü Türkiye'de demokrasi ancak böyle kurulabilir.

* * *

Ama gelin görün ki, sonu günlerde ikinci Silivri'den dolayı içerdekilere yapılan haksızlık ve hukuksuzlukları "bunları yapanlara karşı da yapılsa karşıyım" diye eleştirince, bu kez Cemaat kesiminden destek görmek yerine, bir eleştiri ve saldırı dalgası ile karılaştım:

Sosyal medyada bir takım hesaplar (kişiler?), ısrarla Birinci Silivri'nin haklı olduğunu, şu anda içerde olanların hiç bir haksızlık ve hukuksuzluğa karışmamış olduklarını söyleyerek saldırıya geçtiler.

Oysa ben içerdekileri de tanımam, cemaat yapısını da bilmem; kişilerle de hesabım yok.

Tekrar edeyim:

Amacım, kimseyi savunmak ya da suçlamak da değil, sadece haksızlık ve hukuksuzluklara karşı çıkmak, adaleti savunmak.

Dolayısıyla Cemaat'in beni eleştirmesi veya desteklemesi hiç umurumda değil.

Ama kendilerine yapılan haksızlık ve hukuksuzlukları dile getirenlere karşı bile saldırarak, hâlâ ısrarla Birinci Silivri'yi savunmaları, pek çok insanda, "Bak hâlâ sahte delilleri, kendi yaptıkları haksızlık ve hukuksuzlukları savunuyorlar, başlarına gelenleri çeksinler" duygusunun filizlenmesine, bu duygu da adaletsizliklerin yaygınlaşarak devam etmesine ve kurumlaşmasına yol açıyor.

Yani Birinci Silivri'yi hâlâ ısrarla savunmaları, hem kendileri hem de toplum açısından olumsuz bir durum.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 10 Aralık 2018

Valid HTML 4.01 Transitional