Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

30 Mayıs 2016

AKP İktidarı Sona Yaklaşırken...

Toplumsal Değişme Kuramları ve Türkiye Gerçeği adlı, Sedat Simavi Vakfı Sosyal Bilimler Ödülü'nü aldığım kitapta, azgelişmiş ülkelerdeki değişme dinamikleri açısından bir "ideolojik değişme modeli" oluşturma ve bunu Türkiye'ye uygulama çabasına girişmiştim.

Çünkü Batı'nın izlediği, Endüstri Devrimi'ne dayalı klasik gelişme modeli, azgelişmiş ülkelerde, aynıyla devam etmiyor ya da tekrarlanmıyordu.

Üstelik Batı modelini önlerinde gören ama aynı zamanda Batı'nın emperyalist boyunduruğuna yakalanmış olan azgelişmiş ülkelerde artık o klasik modellerin uygulanması pek de olanaklı değildi.

Azgelişmiş ülkeler için bir "İdeolojik Değişme Modeli"ni bu nedenlere oluşturmuştum.

* * *

Geliştirdiğim bu modele göre azgelişmiş ülkelerde ve elbette Türkiye'de değişmenin dinamiği, "kuruluş" ve "değişme" adını verdiğim, birbirine bağlı, birbirini üreten "ikiz ideolojik" dönemlerle açıklanabilir.

Her "kuruluş dönemi", kendinden önceki döneme göre "değişme dönemi", her "değişme dönemi" ise kendinden sonraki döneme göre "kuruluş dönemi" niteliği kazanarak, sürekli bir diyalektik değişme sarmalı meydana getirir.

Daha yalın bir ifadeyle söylemek gerekirse, her değişme modeli, kendinden önceki yapıyı değiştirir, bir süre sonra kurumsallaşır ve "kuruluş dönemi" özelliği kazanır ve ona karşı oluşan tepkiler yeni bir "değişme modelini" ortaya koyar. (ss. 389-397)

(Her değişme modeli içindeki Kuruluş ve Değişme dönemleri birbirleriyle benzeşen, bir önceki modelle aynı aşamaları geçirir. Bunların ayrıntılı açıklamaları için sözü eden kitabıma bakılabilir.

* * *

Bu model, azgelişmiş ülkelerdeki ve Türkiye'deki KISA DÖNEMLİ iktidar değişikliği dinamiklerini açıklamakta kullanılabilir.

* * *

AKP'nin on yıllık iktidarı hiç kuşkusuz bu model çerçevesinde bir "değişme dönemi" olarak adlandırılabilir:

"Demokratik ve laik, sosyal bir hukuk devleti" olan Türkiye Cumhuriyeti'ni simgeleyen, Kurtuluş Savaşı ve Atatürk Devrimleri'ne dayalı "kuruluş dönemi" modeline karşı bir "değişme modeli".

Unutmayalım ki bu Cumhuriyetçi "kuruluş dönemi" de Osmanlı'nın, sömürgeleştirilmiş din-tarım toplumu yapısına karşı bir "değişme dönemi" olarak ortaya çıkmış, iktidara yerleştikten sonra "kuruluş dönemi" niteliği kazanmıştır.)

Benim modelime göre, AKP'nin bir "değişme dönemi" olarak biçimlenen ideolojisi, 2002'de iktidara gelince, on yılı aşan iktidardan sonra artık kurumsallaşarak "kuruluş dönemi" ideolojisine dönüşmüştür.

(Yasalardaki, yargıdaki, ordudaki, medyadaki, üniversitelerdeki, eğitimdeki sayısız örneklere ayrıca girmiyorum.)

Böylece artık onun da diyalektik olarak karşıtını doğurması, bir "değişme dönemi" ideoloji ile karşılaşması kaçınılmazdır.

Nitekim bu "değişme döneminin" de burada saymakla bitmeyecek örnekleri, filizler olarak bütün toplumda, toplumun bütün kesimlerinde açıkça görülmektedir.

* * *

Her "değişme dönemi" iktidara geldikten sonra kurumsallaşmaya başlarken kendi tarih, toplum, siyaset ve ideoloji anlayışını topluma benimsetmeye başlar.

İşte Türkiye'de "Alternatif Tarih" ve "İkinci Cumhuriyetçilik" tartışmaları bu bağlamda, AKP'nin "kuruluş dönemi" niteliği kazanmış olan iktidarında topluma benimsetilmeye çalışılan egemen "Ilımlı İslam" veya "Demokratik İslam" veya "Amerikancı İslam" ya da "Neoliberal İslam" denilen ideolojisinin temellerini oluşturur. (Elbette "muhafazakârlık" adı altında maskelenen siyasal İslam ideolojisine ilave olarak.)

Şimdi artık gerek dünyadaki "Ilımlı İslam" modeli, gerekse zamanında Türkiye'ye "örnek ülke" sıfatını kazandıran "Demokratik İslam" modeli çökmüştür.

Artık bundan sonraki Demokratik modelin ilkelerini tartışma zamanı gelmiştir!

AKP, kendisinin çöken "Ilımlı İslam" modeli yerine "Başkanlık Rejimi" modelini ikame etmeye çalışıyor ama, bu model, "Ilımlı İslam"ın daha otoriter taklidinden başka bir şey olmadığı için başaramayacak!


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 17 Aralık 2018

Valid HTML 4.01 Transitional