Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

7 Eylül 2015

Derin Devlet Aynı Derin Devlet: Tek Fark Bu Kez AKP Yönetiyor!

Değerli izleyenlerim, AKP'nin "Vesayet rejimini kaldırıyoruz" naraları ile 13 yıldır uyguladığı haksızlık ve hukuksuzluklara dayalı politikalar sonunda, "Derin Devlet3 denilen fenomen artık tümüyle kendi denetimlerine geçti!

Yargı ellerinde, Polis ellerinde MİT ellerinde, askerler tümüyle emirlerinde, ayrıca emirlerinde istedikleri gibi harcadıkları açık ve gizli fonlar var...

Derin, sığ, görünen, görünmeyen, açık, gizli, ne tür bir devlet, ne var ne yok, hepsini tümüyle denetliyorlar...

* * *

1970'erdeki ve 1990'lardaki cinayet dalgalarında "Derin Devletin" rolü çok tartışıldı, ayrıntılarıyla mahkemelerdeki tanık ifadeleriyle ve resmi yazışmalarla iyice açığa çıktı

5 Eylül günü Cumhuriyet yazarı Özgür Mumcu, babası Uğur Mumcu'nun öldürülmesiyle ilgili bir yazı yazdı.

Bu yazı, yakın tarihimizin kanlı bir sayfasına gönderme yaparken o dönemlerin "Derin Devleti" ile bu dönemin "Derin Devleti" arasında bir fark olmadığını da ortaya koyuyordu.

Bu nedenle "Hoş geldin Selahattin Bey kardeşim" başlıklı yazıyı aynıyla aşağıya alıyorum.

* * *
"STAR gazetesini yürekten tebrik ediyorum. Bugüne dek İslamcı basının kıyıda köşede kalmış yayın organlarında kalem koşturan bir yazardaki cevheri görmüş ve onu transfer etmiş.

Kalemi işlek, zekâsı pırıldak, duruşu ve yerine geldi mi vuruşu isabetli böylesi yazarların gün yüzüne çıkması şüphesiz hem bir ödevdir hem de fikir hayatımıza muazzam bir katkıdır.

Ethem Sancak Bey'e ve onun nezdinde bu kıymetli işi gören herkese bir değil bin teşekkür borçluyuz.

Star gazetesinin bundan böyle haftada dört gün yazarak bir anlamda mürekkep şövalyeliğini yapacak yazarının adı Selahattin Eş Çakırgil.

Muhtemelen tanımazsınız. Ancak ben tanıyorum.

Selahattin Eş olarak. Babamın cinayet davasındaki sanıklardan biri olarak tanıyorum.

Hakkında yakalama emri olan, Interpol'den kırmızı bültenle aranan ve İran'da yaşayan birçok siyasi cinayetin sanığı olarak tanıyorum.

Kanunda yapılan bir değişiklik sonucunda "tutuklanmama güvencesiyle" seneler seneler sonra memlekete dönmüş.

Hoş gelmiş.

Tutuksuz olarak yargılanıyor.

Tabii Star gazetesi yazarını tanıtırken ayrıntılara takılmamış ve şöyle demiş:

"28 Şubat süreci ve devamında da hayatını, 35 yıl boyunca farklı ülkelerde geçirmek zorunda bırakılan Selahaddin E. Çakırgil, Türkiye'ye döndükten sonra Star Medya ailesine katıldı".

Kaçak yaşadığı onca zamandan sonra, davası senelerdir sürerken birden memleketin adaletine güvenerek dönmesi ülkemizde hukuk devletine ve adalete güvenin yeniden tesis edildiğini gösteriyor.

Zaten kendisi de dönüşünün ardındaki nedeni o sarih üslubuyla izah etmiş:

"Tayyip Erdoğan başta olmak üzere, onun çevresindeki çekirdek kadroyu genel hatlarıyla kendi değerlerime en yakın insanlar olarak görüyorum."

Herhalde bunca sene gurbette yaşamış bir büyük mağdur memlekete dönünce açta açıkta bırakılacak değildi. Star gazetesi işte burada devreye girmiş. Erdoğan'a âşık olduğunu söyleyen Ethem Sancak'ın gazetesi Erdoğan'ı "kendi değerlerine en yakın" bulan Selahattin Eş'i görmezden gelmemiş.

Babamın cinayeti, Bahriye Üçok, Muammer Aksoy, Ahmet Taner Kışlalı cinayetleri aynı tetikçiler tarafından işlendi. Tetikçiler, bugün Star'da yazan eski kanun kaçağı Selahattin Eş gibi İslamcıydı. O cinayetlere göz yuman, yol veren, cinayetleri destekleyenler ise bu zavallı tetikçi katilleri parmaklarında oynattı.

O zavallı tetikçi katiller ise ağızlarını kulaklarına kadar gererek sırıta kişneye neşeyle insan öldürdüler. Kime ve neye alet oldukları umurlarında değildi.

Kendi döktükleri kanla aldıkları apdestle kıpkızıl namazlara durdular. Seccadelerinde kanlı ellerinin ve alınlarının izleri var.

Devletimiz büyüktür. Kimi katil tutacağını iyi bilir.

Vazifesini iyi yapan bir katil yeterince sabrederse hem adam sırasından sayılacağını bilir hem de maaşa bağlanacağını.

Nasıl olsa ihale yastıklarıyla sırtı pekleştirilmiş bir reis müptelası bulmak zor değildir.

Selahattin Eş'e medya dünyasına hoş geldin diyoruz. Elbette öldürülen köşe yazarlarının yerini kendisi gibilerin doldurması beklenirdi. Kendisine ancak geciktiği için sitem edilebilir.

İlk köşe yazısını 25 Ocak 1993 günü okumayı beklerdik.

Bugünlere nasipmiş."


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 13 Mayıs 2019

Valid HTML 4.01 Transitional