Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

30 Kasım 2015

Rus Uçağının Düşürülmesi Türkiye'nin Kendi Ayağına Sıktığı Kurşun Oldu.

Hiç unutmamamız gereken bir gerçek var:

Suriye'de Rusya ile ABD ortak operasyon yapıyor.

Bir başka deyişle, dünyanın iki büyük stratejik gücü Suriye politikasında, zoraki bir biçimde de olsa ortaklık kurdu.

Esad'ın gitmesi ya da kalması bir yana, bütün dünya için büyük bir tehdit oluşturan IŞİD'a karşı bir koalisyonun oluştuğu ortada.

IŞİD'in oluşturduğu tehdit Esad'ın kişisel durumunu bile geride bırakmış görünüyor.

Tam bu sırada bir Rus uçağının düşürülmüş olması, Türkiye'nin Suriye hava sahası ve karası üzerinde yapabileceği bütün olası manevraları sınırlamış ve kısıtlamış görünüyor.

Böylece gerek karada gerekse havada "Güvenli Bölge" oluşturulması gibi hayaller tümüyle suya düşmüş diyebiliriz.

* * *

Olaya bir başka açıdan bakıldığında, Türkiye'nin Batı'ya doğru olan mülteci akımını emebilecek bir "tampon ülke" olmak fedakarlığıyla elde ettiği göreli avantajı bile yitirdiğini söyleyebiliriz.

Üstelik, bu "tampon ülke" fedakarlığı karşılığında verilmesi kararlaştırılan 3 Milyar Avroluk yardımın bile doğrudan bize aktarılmadığına, bir komitenin denetimine bırakıldığına işaret etmek isterim:

Avrupa Komisyonu, mülteci kriziyle mücadele etmek için 3 milyar Avro fona sahip olacak ‘Refugee Facility for Turkey’ (Türkiye için Mülteci Tesisi) adı verilen bir mekanizma kurulacağını açıkladı.

Avrupa Komisyonu tarafından yapılan yazılı açıklamada, söz konusu fonun mültecilerin barınması ve ihtiyaçlarının giderilmesi için harcanacağı belirtildi.

Fonun yönetimi ise, AB üyesi ülkeler ve Türkiye’nin temsilcilerinin bulunacağı ortak bir komite tarafından yapılacak.

1 Ocak 2016’da başlayacak mekanizma için gereken 300 milyon Avro da, Komisyon tarafında karşılanacak.

Herhalde Türkiye'de olup bitenler ayyuka çıkmışken, dünya ülkeleri başta olmak kaydıyla "herkesi sersem, alemi kör" sanmak ve 3 milyar Avronun doğrudan bizim yönetimimize verileceğini beklemek büyük bir hata olurdu zaten!

Nitekim dün gece Başbakan Davutoğlu da bu paranın Türkiye'ye değil, mültecilere verileceğini belirterek, burada vurguladığım hususu teyit etti.

* * *

Sonuç olarak hayalci ve yanlış dış politika izlemenin hataları ve bu hataların Suriye'de de ortaya çıkan olumsuz sonuçları hâlâ bütün hızıyla sürüyor diyebiliriz.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 10 Aralık 2018

Valid HTML 4.01 Transitional