Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

28 Aralık 2015

GÜNEYDOĞU VE BAŞKANLIK

Güneydoğu'da neler oluyor, tam haber alamıyoruz...

Ama bildiğimiz bir şey var, devlet memurlarının bile göreve yapamadıkları için geri çekilen bölgede, patlayan bombalar, mahalle aralarında vızıldayan mermiler, kadınlar ve bebekler dahil, halkın da canını alıyor.

* * *

Medyaya bakarsanız, bir yandan "Kahrolsun PKK", öte yandan "Katil devlet" sloganları yükselirken, insanların canını alan bu savaş, neredeyse bir siyasal mühendislik projesiyle çözülecek sanıyor insan!

Oysa olay tam bir çıkmaza giriyor...

Çünkü, PKK ile yöre halkı, terörle Kürt vatandaşlar arasındaki çizgiler ve sınırlar gittikçe belirsizleşiyor...

Bu sınırlar belirsizleştikçe, sorunun çözümü olanaksızlaşıyor...

Bir terör örgütünün siyasal eylemleri, sadece ülkeyi değil, bölgeyi de ilgilendiren bir savaş halini alıyor...

Başkanlık Sistemi denilen bir siyasal mühendislik projesi, hepimizin hayatına egemen oluyor!

* * *

"Düşük yoğunlukla savaş", PKK saldırısını tanımlamak için uzmanların tanımladıkları bir savaş türüdür...

"Gerilla savaşı" denilen "Vur-kaç" biçiminde sürdürülen savaşa denir...

Temelinde, dış güçlerin ve halkın desteği yatar:

Dış güçlerden silah ve siyasal destek alan gerillalar, hele bu dış güçler sınır ülkeler ise, asla yok olup gitmezler...

Yöre insanlarının içinden çıktılarsa, kolaylıkla oralardaki halkın arasında kaybolup gizlenirler ve bırakın mücadele etmeli, tespit edilmeleri bile güçleşir.

* * *
Türkiye'deki Kürt sorunun çözümü son kertede, Türklerle Kürtlerin bir arada yaşama iradelerinin olup olmamasına bağlı olarak çözülecektir.

Bugüne kadar, PKK stratejisi, bu birlikte yaşama iradesini yok etmek üzerine kurulmuştu ve başarıya ulaşamadı:

Aşırı Türkçülerin kışkırtmalarına karşın, özellikle büyük kentlerde ve Doğu ile Güneydoğu dışındaki bölgelerde, Türklerle Kürtler birbirine düşmanlaşmadı.

* * *

Yakın geçmişte olanları anımsayalım:

AKP, PKK ile konuşmak için masaya oturdu...

"Konuşuyorsunuz" diyenleri şerefsizlikle suçladı!

Derken, "Biz konuşmuyoruz, Devlet konuşuyor" dedi.

Derken devleti yönetenler "Konuşuyorlarsa ben emir verdim" dedi.

Bu müzakereler sonunda ortaya bir mutabakat belgesi sızdı...

Derhal yalanlandı...

Hapisteki PKK liderinin mesajı mitingi meydanlarında halka resmen duyuruldu.

Dolmabahçe'de yeniden ulaşılan mutabakat açıklandı ve...

Ve bu mutabakat da reddedildi.

Müzakereler sırasında, PKK tarafından hendekler kazıldığı ve silah yığınağı yapıldığı görüldü, bilindi, engellenmedi...

Dolmabahçe mutabakatı reddedildikten sonra, "Aldatılmışız, hendekler kazılmış, silah yığınağı yapılmış" dendi.

Bütün bu sert virajlar sırasında hep Türkiye'nin Başkanlık Sistemi'nin sorunları çözeceği iddia edildi.

Bu olanağı vermeyen 7 Haziran seçimlerinin sonuçları demokratik rejimin kuralları esnetilerek, kabul edilmedi, seçimler tekrarlatıldı...

1 Kasım'dan sonra şimdi içinde bulunduğumuz duruma gelindi.

Bu arada yandaş tetikçiler, müzakereler sırasında Kürt ve PKK dostluğu yaptılar, onlara karşı çıkanlara "hain" dediler; şimdi politika değişince yine Kürtlere "hain" demek edebiyatına döndüler.

* * *

AKP'nin hemen hemen anlık değişen tutarsız ve bundan dolayı da güvenilmez olan ve üstelik halktan da gizli yönetilen politikalarından dolayı sorun bugünkü açmaz ve çıkmaz duruma gelmiş...

PKK stratejilerinin halkları birbirine düşmanlaştırma politikalarının başarı kazanmasına ramak kalmıştır.

Çözüm olarak bir an önce, şeffaf politikalar uygulanması ve bunların halkın gözü önünde TBMM'de ele alınması gerekmektedir.

Aynı zamanda, Kürt sorununun çözüm önerileri ile Başkanlık Sistemi tartışmalarının birbirinden kesin olarak ayrılması bir zorunluluk olarak görünmektedir...

Yoksa iki zor sorun birbirinin içine girerek çözülmelerini çok daha zorlaştıracaktır.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 17 Aralık 2018

Valid HTML 4.01 Transitional