Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

16 Kasım 2015

Paris Katliamı Kutuplaştırma Politikasıdır!

Türkiye bu politikayı iyi bilir:

1980 öncesinde sol-sağ çatışması adı altında ülke kutuplaştırılarak tam bir kaosa sürüklenmiş ve sonunda, 1980 askeri darbesi gerçekleşmiştir...

Çünkü bu tür şiddet olayları, başka şiddet olaylarını davet eder...

Şiddet şiddeti doğurur ve şiddet sarmalı ne zaman biteceği çok da tahmin edilemeyen bir sürece dönüşür.

Hiç kuşkusuz bu durum da şiddeti bir siyasal yöntem olarak kullanan IŞİD gibi El Kaide gibi illegal terör örgütlerinin veya Ortadoğu'da kuvvete başvuran ABD ya da Libya'ya müdahale eden NATO gibi, devletlerin ve devletler üstü örgütlerin, ya da bir ülke içindeki en büyük vurucu güç olan silahlı kuvvetlerin işine yarar!

* * *

IŞİD de bu bağlamda, kutuplaşmadan yararlanacağını düşünmektedir...

Çünkü dünya üzerinde gerçekleştirilecek olan din eksenli kutuplaşma, kendisine verilen desteği arttırabilir ve canlı bomba gibi yöntemlerle ölüme yolladığı taraftarlarını çoğaltabilir.

Can Dündar'ın dünkü yazısında belirttiği bir zamanlama çizelgesi bu konudaki pek çok gerçeği açığa çıkarabilir:

"Zamanlamaya dair bir detay

İlginç bir şekilde, son birkaç yıldır ne zaman Suriye masaya yatırılacak olsa, dünyanın bir yeri patlıyor, en büyük can kaybı da o zaman yaşanıyor:

  • 2012 Mart’ında Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi Suriye gündemiyle toplanacaktı. Hemen öncesinde Humus’ta Mevlit kandili gecesi katliam yaşandı; 337 kişi öldü.
     
  • Aynı yılın temmuzunda Güvenlik Konseyi, Suriye’deki BM misyonunun görev süresinin uzatılmasını görüşecekti, Hama’da Esad’a bağlı güçler katliama girişti; 305 kişi öldü.
     
  • Ankara’dan önce, Cumhuriyet tarihinin en kanlı saldırısı sayılan Reyhanlı katliamı ne zamandı?

11 Mayıs 2013’te...

Yani 16 Mayıs’taki Suriye gündemli Erdoğan-Obama görüşmesinden hemen önce...

Bu kez de Suriye’nin de masaya yatırılacağı G20 zirvesinden bir gün önce yaşandı

Paris katliamı...

Tesadüf mü?

Neyin gözdağı ya da davetiyesi bu?"

* * *

11 Eylül 2001'deki İkiz Kuleler saldırısından sonra başlatılan, İslam Temelli Teröre karşı "Ilımlı İslam" projesi "Arap Baharı" eylemlerini doğurmuştu...

ABD'nin Siyasal İslam'la Dansı kitabımda uzun uzun anlatmaya çalıştığım biçimde, "Ilımlı İslam" projesi yanlıştı; dolayısıyla ona dayalı olarak sahnelenen "Arap Baharı" senaryosu da fiyaskoyla sonuçlandı ve "Arap Trajedisi"ne dönüştü...

Ortadoğu ve Kuzey Afrika'daki istikrarsızlaştırma politikası, sonunda, IŞİD canavarını doğurdu.

Şimdi IŞİD'in yaşama ve büyüme savaşı çerçevesinde, terör ve şiddetin yeniden evrenselleşmesi olayını yaşıyoruz...

Bu anlamda IŞİD, El Kaide'nin yerini almış görünüyor.

* * *

Bu kutuplaşmanın Türkiye'ye faturası çok ağır olabilir diye endişe duyuyorum.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 17 Aralık 2018

Valid HTML 4.01 Transitional