Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

29 Eylül 2014

Fiziksel Yağma Yaşam Tarzımızı Tehdit Ediyor!

AKP'nin kentsel ve kırsal alanlardaki yağması:

1) Bir yandan betonlaşma, gökdelenler, Alış Veriş Merkezleri yoluyla...

2) Öte yandan kendisine oy vermeyen büyük kentleri ve sahil şeridinde yaşayanları, kentleri yaşanamaz hale getiren, merkezleri ikiye bölen, halkın günlük yaşamını zorlaştıran, otoyolların kentlerin içinden geçirilmesi gibi (Ankara ve Kuşadası örnekleri) fiziksel inşaat müdahaleleriyle cezalandırarak...

3) Ve son olarak da yağmaladığı yerleri kendi yandaşlarına peşkeş çekip nüfusun niteliklerini değiştirmeye yönelik göçleri teşvik ederek...

Üç koldan bütün hızıyla devam ediyor!

* * *

Beyoğlu'na ne yaptıkları malum:

Önce masalar, sandalyeler yasaklandı...

Sonra içki ruhsatlarıyla oynandı...

Daha sonra, güzelim İstiklal Caddesi, defalarca kazılarak ve sonunda asfaltlanarak, her yağmurda su baskınına uğrayan, yaşanmaz bir hale getirildi.

İstanbul'a yaptıkları herkesin gözü önünde:

Anadolu yakası, imara açılan yeşil alanlar, köprüler ve ilgili bağlantılar yoluyla yaratılan rantların dağıtılmasıyla AKP'lileştirildi...

Boğazın Anadolu yakasında, bırakın içkili lokantaları, içki satan bakkal bile bulmak olanaklı değil...

Gökdelenler kentin her yerinde, özel siteler, seçilen yandaşlara pazarlanıyor...

Trafik işlemez halde...

Buna karşın, yağma bütün hızıyla devam ediyor.

Ankara, kentin merkezinden geçirilen şehirlerarası otoban benzeri yollarla parça parça edildi...

Yaratılan rant alanları, yandaşlara peşkeş çekildi...

Yeni yerleşim alanları yaratıldı ve özel olarak iskân edildi.

Bütün suçu, CHP'li belediye başkanı seçmek olan Kuşadası, kentin ortasından geçen şehirlerarası yolla ikiye bölündü...

Esnaf ve halk kan ağlıyor...

İnşaat iki yıldan uzun süredir devam ediyor...

Her taraf toz, pislik...

Turistik ilçe olmasına karşın, işletmelerin içki ruhsatları çeşitli gerekçelerle ya iptal ediliyor, ya da yenilenmiyor.

Belediye her an müfettişlerin baskınlarıyla bunaltılmış durumda...

İzmir ve Eskişehir örneklerine girmek bile istemiyorum:

Her ikisi de tarihe geçecek işler yapan başarılı, namuslu, dürüst, işbilir, yepyeni kentler yaratan başkanlara sahip...

Büyükşehir yasasıyla, seçim bölgelerine kırsal alanların da eklenmesine karşılık, yerel seçimleri kazanmayı başaran efsane politikacılar çıkarmış kentler bunlar...

Her an iktidarın engellemeleri ve saldırısı altındalar!

* * *

Türkiye sadece tarihinin en büyük yağmasına ve talanına değil, en partizan siyasal baskılarına da tanık oluyor...

Ve halkın yaşam alanları gittikçe, sadece yasalar ve yönetmeliklerle değil fiziksel yağmayla da, daraltılıyor!

* * *

Bütün bu saldırılara karşın, Kuşadası gibi sahil kentleri direniyor...

Hâlâ insanların uygar bir yaşam sürdürebildikleri yerler var...

Geçen hafta Tren Müzesi'nden ve Le Wagon restorandan söz etmiştim.

Bu hafta Kuşadası Davutlar'dan Söke'ye sapan dağ yolundaki Ruhi Bey Zeytinleri'ni anlatmak istiyorum...

Ruhi Bey, yörenin eşrafından...

Zeytinlikleri var...

İşine aşık, tabiatı seven, çok hayırsever bir tarımcı...

Adına okullar yaptırmış...

Geçenlerde vefat etti...

Üç kızı var; işletmeyi onlar sürdürüyor.

Enfes sabah kahvaltıları ve katkısız zeytinleri var...

Türkiye'nin her yerine mal yollayabiliyorlar...

Bir kez o zeytinleri yiyen, bir daha başka zeytinle tatmin olmuyor...

Yolunuz düşerse, uğrayın, hem nefis bir kahvaltı edin, hem de zeytin alın.

Bir başka işletme, Kuşadası'ndan Dilek Yarımadası'na giderken, sola sapınca ulaşılan Soğucak köyünün tepesinde yer alan Paşa, cafe-restoran...

Enfes bir manzara, aynı güzellikte bir kahvaltı ve yemek.

Tavsiye ederim.

* * *

Bu uygar işletmelere destek olmak için değil, kendi yaşam tarzımızı da sürdürmek için, fırsat bulunca oralara gitmek gerek!


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 10 Aralık 2018

Valid HTML 4.01 Transitional