Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

23 Aralık 2013

İslam Ve Demokrasi Tartışması 4

Türkiye'nin sıcak gündemine yolsuzluk ve rüşvet iddiaları düştü...

Ama izleyenlerden gelen genel istek üzerine, İslam ve Demokrasi tartışmasına ilişkin okur mektuplarını, bazılarını kısaltarak yayınlamaya devam ediyorum.

* * *

Okurlarımdan A. G. tüm dinlere karşı:

"...Bu bağlamda din ve dinler herşeye karışır. Herşeyi düzenlemeye çalışır. Gerçek bir dindar için, dini şundan ayrı tutalım, bilim üretirken dini unutalım demek, dindara hakarettir. Bu anlamda laiklik te hakarettir. Batının paraya dayalı(sömürü) bulduğu yöntemin gerçek dinle alakası yoktur. Pragmatizm içinde bulunmuş yeni yaşam biçimidir.

Şu anda ülkemdeki Müslüman diyen insanların yaptığı gibi, MÜSLÜMANIM DEYİP HİÇBİR KURALINI UYGULAMAMLARI gibi...Yeni bir din bozması...

Doğrusu Tüm dinleri red etmektir(tanrıyı da).Yobazlığını gericiliğini, ilkelliğini sürekli sergilemektir."

* * *

Yurt dışından yazan R. R. İslam dini uygulamalarının demokratik olmadığı görüşünde:

"Bizler gibi düşünen kişiler, ağzıyla kuş tutsalar, İslami görüsü savunan, benimseyen insanlarla anlaşamazlar. Bu konuda nefes tüketmek gereksiz.

İşin temeli, köşe yazınızın en son paragrafında. Sözüm ona 'İslam bir hoşgörü dini'. Bu sava tüm uygar dünya gülüyor. Belki içerik açısından doğru ama tatbikat böyle değil. Günümüzde İslam, karanlık çağların Katolik kilisesi uygulamasindan farksız, aşırı bağnaz bir görüntü arz ediyor."

* * *

Yine yurt dışından yazan Dr. O. K. Önemli bilgiler veriyor:

"Size bu konuyu bütünleyici bazı bilgiler sunacağım.

Tercümede değişiklik olmasın diye İngilizce yazıyorum.

Chicago Tribune ,Friday,November 8,2013 section 1 Page 4.

Unaffiliated growing in the U.S.

Nearly 20 percent of adults last year, up from 15.3 percent in 2007, didn't subscribe to a religion, a survey shows.

Breakdown in 2012:

Atheist 2.4%

Agnostic 3.3%

Nothing particular 13.9 %.

Aşağıdaki makalelerı Google'dan ulaşabilirsiniz.

1.Godless congregation grows Chicago flock.

2.Atheism starts it's mega church,is if a religion now.

The non-religious Assembly is perhaps the fastest growing church In the world.

Sayin hocam 28 Kasım Perşembe ABD 'thanksgıvıng'.

Bildiğiniz gibi Amerıkaya özgü seküler bır bayram.

25. Aralıktakı 'christmas' dini bayramından daha cok fazla kimse tarafından kutlanıyor. Örneğin, hıristiyanlar, müslümanlar, yahudiler, hindu ve budistler.

Gülen Cemeatı 'Pre.Thanksgiving' yemekleri verıyor.

Özel gözlemimde ABD Agnostikliğin artığıdır. Türkler de dahil, aynı şekilde.

Iki yıl önce yerinde gördüğüm Japonya ve Güney Kore'de aynı eğilim var,

Belki kalkınmalarının nedeni akla verdikleri önem."

* * *

Yurt dışından bir okur daha, İnşaat Maühnedsi V. Ö., genellikle Sünni dışındaki Müslümanlık ve Müslüman ülkelerdeki çeşitli uygulamalar üzerinde bir değerlendirme yazmış...

İmlasına dokunmadan mektubundan bazı bölümleri yayınlıyorum:

Kose yazilarinizi da kitaplarinizi da mumkun oldugunca yakindan takip eden, kendine referans alan; uzun sureli dis gorevle Kuzey Afrika'da faaliyet gosteren bir Turk Insaat firmasinda calisan, gozlemleri/tespitleri/sentezleri ile farkli cografyalardaki muslumanlar arasinda musterekleri (ozellikle Ehl-i Beyt sevgisini on planda tutanlarla!) sorgulayan bir okuyucunuzum (nacizane dini bilgim, icinden ciktigim sinifin zaruri/dogal ihtiyaci sosyoloji ve teoloji meragimdandir).

...

Evet, inanci Seriat/Tarikat otesinde yorumlayanlarin, Laik'lik ve Demokrasi'yi varolmalarinin sigortasi olarak goren basta Anadolu Alevisi, Bektasi, Cafer-i Sadik ogretisinden sapmamis Sii/Caferi muslumanlarin ve aydinlanmanin bilinci ile inancini yasayan ve digerine dayatmayan diger mezheplerden modern butun muslumanlarin Laiklik ve Demokrasi ile kavgasi yoktur.

Bu bakis acisiyla, hem musluman, hem laik, hem demokrat olmak dogustan boynumuza takilan tabu madalyalardan kurtulup, sorgulayip olgunlasma ve aydinlanma ile paralel oldugu kanaatindeyim..."

* * *

Okurlarımdan M.N.U. İslam ile emperyalizm olgusu üzerinde duruyor:

"Birkaç gün önce ortaya atılan söz çok doğru ve manidardır. 'Eğer yürüdüğünüz yolda, firavun sizden şikayetçi ise, o zaman doğru yoldasınızdır.'

Söz önemlidir, ama söyleyen ile söyletene bakmak gerekir. Eğer söyleyenle söyleten aynı yolun yolcusuysa, ikisi de aynı demektir ki, aynı yolda çıkar çatışmasıdır. Eğer söyleten gerçek, bilge, yol haritası doğru ve belli, söylediği ile ameli belli ve güçlü ise ve de şikayetçi ise o zaman senin yolun firavun yoludur. Yok sen gerçekten şikayetçi isen sen firavun olma çabasında veya yolundasın demektir.

...

Çok değerli aydınlığından şüphemiz olmayan insanlara da yanlış yaptırıyoruz, 'İslamın inanç ve ibadet dışında 'hayatın diğer alanlarını' da kapsadığı görüşü, inanç ve ibadet dünyasını aşan, hayatın tümünü kapsayan, siyaset bilimi açısından totaliter bir görüştür; demokrasi ve laiklik ile bağdaşmadığı açıktır!' dedirtebiliyoruz, sonucunda da hayal kırıklığı yaşayarak umutsuzlaşıyoruz. Çıkar yol için ortak akıl bulamıyoruz.

Oysa ki bir gerçek var; varlığını hepimiz söylüyor, biliyoruz. "EMPERYALİZM".

Hele gene biliyoruz ki; Hem İslam dinin gerçek sahibi olan "Yüce yaratıcı" onun temsilcisi, aramızdan çıkan peygamber ile Osmanlının dağılıp parçalanmasından sonra ortaya çıkan yeni Türkiye Cumhuriyeti devletini yeni bir anlayışla kuran büyük deha Mustafa Kemal ATATÜRK de aynı düşmandan şikayetçiydi ve ona karşı mücadele etti. Kullandıkları yol yöntem de aynıydı. Bunlar tanrısal değil günümüze kadar taşınmış bilinen gerçeklerdir...

Başat konuyu ortaya koymak için, Musa da, İsa da, Muhammed de peygamber olarak, deha olarak Atatürk de sorunun en üstte, başatını ortaya koyarak çözümü getirebilmişler ve mücadele etmişler, başararak tarihteki yerlerini şerefle almışlardır. Kim ne yaparsa yapsın, bu şerefi kimse onlardan alamamaktadır. Çünkü o şeref, şerefin gerçek sahibinden verilmiştir..."

* * *

Unutmayın beni artık twitter'dan da takip edebilirsiniz: @emrkongar

  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 10 Aralık 2018

Valid HTML 4.01 Transitional