Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

22 Temmuz 2013

Başbakan Komşuları Bile Birbirine Düşman Ediyor; Ahmet Hakan AKP'li Seçmene ve Annesinin Geleneklerine Sığındı!

AKP, ya da belki de sadece Babakan, müthiş bir panik içinde görünüyor...

Muhtemelen Gezi protestolarının, artık "Korku imparatorluğunu" bile yıkmış olması, bu paniğin nedeni...

Yani artık gençler, halk, "Bıçak kemiğe dayandı" diyerek, yapılan bütün baskılara, korkutmalara, yıldırmalara karşın, hak aramaya başladı!

Sanıyorum Başbakan'ın son günlerde artık demokrasi sınırları içinde kabul edilmesi olanaksız olan konuşmaları bu korku ile sakatlanmış!

İşte Cumartesi günü Sepetçiler Kasrı'nda İmam Hatip Liseleri Mezunları ve Mensupları Derneği'nin iftarında yaptığı konuşma:

"İmam hatip mücadelesi bir müminin hadiseler karşısında nasıl tavır takınması gerektiğine çok güzel bir emsaldir. İbadethanelerimizin ahırlara çevrildiği, ezanın susturulduğu, yerine çirkin bir şarkının minarelerden söylendiği günlerden geçtik. Bu insanlar isyan edip sokağa çıkmadı. Buna karşı kararlı duruşumuz nasıl bir fren oluşturduysa, bundan sonraki süreçte o kararlı duruş bu tür çapulculara fırsat vermeyecektir. Tencere tava çalanlara karşı yargıya giderek hakkınızı savunun. Yargıda onlar mücadele etsin. Yıllarca biz mücadele ettik şimdi onlar mücadele etsin."

Bu konuşmada da, Başbakan'ın eski söylemleri gibi, tarihin saptırılması ve yanlış bilgilerin kasıtlı olarak aktarılması bir yana, klasik eğitime düşmanlık, İmam Hatip Eğitimini klasik genel eğitimin yerine geçirme ve iman üzerinden, din üzerinden bu eğitimi yüceltme gibi "kutuplaştırıcı" motifler egemen...

Ama asıl şaşırtıcı olan son cümleleri:

"Tencere tava çalanlara karşı yargıya giderek hakkınızı savunun. Yargıda onlar mücadele etsin. Yıllarca biz mücadele ettik şimdi onlar mücadele etsin."

Yani Başbakan açık açık komşuların birbirlerini ihbar etmeleri söylüyor...

Üstelik bunu "Yıllarca biz mücadele ettik, şimdi onlar mücadele etsin..." diye kin ve garez dolu bir tonla yapıyor.

Bana gerek Başbakan'nın ruh halini yansıtması gerekse yol açabileceği sonuçlar açısından son dercce vahim bir durum gibi geldi!

* * *

Çok vahim sonuçlar doğurabilecek, açıkçası, Türk-Kürt, Sünni-Alevi kırılma eksenlerine bir de AKP yandaşı olan-olmayan çatışmasını da ekleyecek olan bu konuşmaya karşı Ahmet Hakan dünkü yazısında ilginç bir yorum getirdi:

"BAŞBAKAN Erdoğan AK Parti seçmenine seslendi.

Dedi ki:

'Tencere-tava çalanları yargıya ihbar edin'.

Allah'tan AK Parti seçmeninin tahammül eşiği, Başbakan Erdoğan'ın tahammül eşiği kadar düşük değil.

Ve yine Allah'tan AK Parti seçmeninin toplumsal barış için titizlenme dikkati, Başbakan Erdoğan'ın titizlenme dikkatinin çok ama çok üstünde...

Kısacası...

Eğer olay ciddi bir parti kampanyasına dönüştürülmezse...

Ellerinde şikâyet dilekçeleriyle adliye önlerinde birikmiş, komşularını mahkemeye vermeye çalışan AK Partili yığınlarla karşılaşmayacağız.

Çünkü bu halk, birçok değerini yitirmiş olsa da, komşusunu şevkle ve heyecanla ihbar edecek noktaya kadar gerilememiştir.

Annem, komşularıyla yaşadığı her ihtilafta haklı da olsa alttan alır, geri çekilir ve meseleyi büyüten, uzatan taraf olmamaya özen gösterirdi.

Gerekçesi ise hep şu olurdu:

'Yüz yüze bakacağız'.

Böyle der ve köşesine çekilirdi.

-Çok şükür ki annemin komşularıyla ilişkilerinin geleceği ve mahalle barışının korunması için sergilediği bu dikkat ve özen, Türkiye'nin bütün anneleri tarafından hâlâ titizlikle korunuyor.

-Ve yine çok şükür ki mahalle yaşamının ve komşuluk ilişkilerinin geleceğine titizlik ve özen gösteren insanlarımız, ülke hayatının geleceği için titizlik göstermesi gereken 'usta' siyasetçilerimizden çok daha sağduyulular ve çok daha dikkatliler."

Dilerim Ahmet Hakan haklıdır...

İnsanlar konu komşu, "Sen tencere tava çaldın, sen çalmadın" diye birbirlerine girmizler!

Bu kışkırtma, aslında 1950'lerin sonunda Demokrat Parti'nin kendi destekçileri ile halkın geri kalanını birbirine düşüren "Vatan Cephesi" uygulamasını çağrıştırdı bana!

Üstelik Erdoğan'ın yaptığı, yargıyı ve cezayı da işin içine soktuğu için daha da acımasız bir öneri!

* * *

Durum vahim:

Yazarlar, Başbakan'ın halkı birbirine karşı kışkırtma söylemlerine karşı geleneksel değerlere, annelerinin tutum ve davranışlarına sığınmaya başladılar...

Demokrasi sayesinde iktidara gelmiş bir kişinin demokrasiyi bu denli kötüye kullanmasını, halkı bu denli kışkırtmasını kabul edemiyor insan.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 10 Aralık 2018

Valid HTML 4.01 Transitional