Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

1 Temmuz 2013

Çeşme'de Konuşma ve İmza.

Cumartesi gecesi İzmir Çeşme'de belediyenin düzenlediği Kitap ve Kültür Günleri bağlamında bir konuşma yaptım sonra da kitaplarımı imzaladım.

Konuşmanın konusu, malûm, sıcak gündemden dolayı "Gezi Parkı Olayları Üzerine" başlığını taşıyordu.

Toplantı, çarşı içindeki, restore edilmiş ve bir sergi mekanı haline getirilmiş antik kilisedeydi.

Gece saat 21:30'da başlayan toplantıya Çeşmeliler olağanüstü ilgi göstermişlerdi...

Bütün oturma yerleri dolduğu gibi, insanlar konuşma boyunca ayakta kalarak da dinlediler.

"Gezi Parkı Direnişi" üzerine yazdığımız kitap bir gece önce matbaaya gitmiş olduğu için, bilgilerim taze, söyleyeceklerim son derece planlıydı. (Laf aramızda her zaman söyleyeceklerimi ve hatta nerede hangi espriyi yapacağımı bile planlamadan hiçbir konuşmaya gitmem; aynen derslerim gibi, önceden son derece ayrıntılı olarak hazırlanırım.)

Olayın nasıl masum bir direnişle başladığını...

Polisin şiddetle müdahalesinden ve Başbakan Erdoğan'ın inadına inadına giderek verdiği ters ve buyurgan mesajlardan dolayı tırmandığını anlattım.

Daha sonra, Taksim'deki farklı projelere, ulusal ve evrensel boyutlara değindim...

Yayalaştırma projesini, AKM'yi, Cami'yi ve Topçu Kışlası'nı ayrı ayrı ele aldım.

Ulusal boyut olarak azarlayıcı ve buyurgan bir yönetimin sesinin getirdiği bıkkınlığı, insanların dikkate alınma isteğini vurguladım.

Evrensel boyut olarak da "Bilişim Devriminin" Türkiye'deki yansıması olduğunu, bu Devrimin ideolojisi olan, "Demokrasi ve İnsan Hakları" odaklı bir nitelik taşıdığını belirttim.

Çok farklı, hatta birbirine zıt (belki de düşman?) grupların bile Direnişte kol kola girdiğini, çünkü hepsinin kendi isteklerini tartışmak için Demokrasiye ve İnsan Haklarına ihtiyaç duyduğu konusunda anlaştıklarını anlattım.

Daha sonra, Direnişçilerin özelliklerini açıklamaya çalıştım.

İç merkezde doğayı korumak isteyen gençlerin ve mimarlar, şehir plancıları gibi profesyonel ahlâk adına hareket eden meslek mensuplarının bulunduğunu...

Bunun çevresinde, klasik eylemci örgütlerin ve siyasal partilerin olduğunu...

Üçüncü halkada eylemcilerin ailelerinin bulunduğunu...

Dördüncü halkada da iktidarın ceberrut buyurganlığından bıkmış olan kent halkların yer aldığını belirttim.

Sonuç olarak iktidarın, gerek "AB süreci", gerekse "Barış süreci" çerçevesinde, Direnişte dile getirilen isteklerin ekseninde yer alan Demokrasi ve İnsan Hakları bağlamında bazı gelişmelere öncülük etmesinin beklendiğini...

Ama gösterilen tepkilerin, tam aksi yönde, daha otoriter bir yönetime doğru bir gidişi işaret ettiğini...

Kısa vadede ne kadar geri gidilirse gidilsin, uzun vadede, mutlaka Demokrasi ve İnsan Hakları ilkelerinin kazanacağını söyledim.

Soru yanıt bölümü Çeşmelilerin entellektüel düzeylerine uygun olarak çok kaliteli geçti.

Hareketin siyasal olarak geleceği, gelecek seçimler, benim twitter ve facebook'a girip girmeyeceğim gibi konular tartışıldı.

Ben hareketin bir siyasal parti biçiminde devam etmesinin pek söz konusu olmadığını, ama her partinin bu Demokrasi ve İnsan Hakları mesajından kendisine düşen mesajı alacağını söyledim.

Daha sonra kitap imzasına geçtik.

İnanılmaz bir sevgi ve ilgi gördüm okurlarımdan.

İmza masasını kilisenin dışına, sokağa koymuşlardı.

Konuşmayı dinleyenlerin oluşturduğu sıra bitmek bitmedi...

O zaman fark ettim ki, bir süre sonra, içerden çıkanlar bitmiş, masa sokakta olduğu için "gören geliyor."

Velhasıl Çeşme'den çok güzel duygularla ayrıldım.

Bu arada haber vermiş olayım, Aykut Küçükkaya ve öteki arkadaşlarla birlikte hazırladığımız Gezi Direnişi" kitabı muhtemelen gelecek hafta satışa sunulur.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 10 Aralık 2018

Valid HTML 4.01 Transitional