Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

18 Mart 2013

Çanakkale Zaferi'nin 98'inci Yıl Dönümünde Yine Medya Sorunu.

Konu doğrudan Çanakkale Zaferi ile ilgili değil.

Her ne kadar medya yine bu zaferi kendi meşrebine göre çarpıtıp yorumlayarak ele alacaksa da, ben bugün hem Çanakkale Zaferi'ni anmak hem de medya konusunda neredeyse yüz yıldır hâlâ ilkelliğe saplanıp kalmış olduğumuzu vurgulamak istedim.

Çanakkale Zaferi'nin 98'inci yıldönümünde, yine ülkede olup biten garip olaylarla ve bunların medyaya yansıyıp yansımadığıyla uğraşıyoruz.

Ülkede azgelişmişlik sendromundan ve siyasette otoriterlik heveslerinden kurtulamadıkça, "bağımsız ve özgür medya" bir hayal olarak kalacak galiba.

* * *

Dün Cumhuriyet'te yayınlanan "Bu Garip Haberler Doğru Olabilir mi" başlıklı yazımda bana göre bu garip haberlerden sadece üç tanesini ele almıştım:

Melih Aşık'tan, casusluk soruşturmasına ve Milli Eğitim Bakanlığı'na verilen bozuk tabletlere ilişkin haberler ve Hatice Tuncer'den Prof. Fatih Hilmioğlu'na Adli Tıp'tan randevu verilmediğine ilişkin haber.

Yazımın başında:

"Medyada sürekli olarak bazı garip haberler çıkıyor.

Muhabir olsam, bunların peşine düşer, gerçeği ve ayrıntıları arardım...

Gazete yöneticisi olsam, arkadaşlarımı bunları tahkik etmekle ve ayrıntılandırmakla görevlendirirdim."

diyordum.

Anlaşılan sosyal medyada bu öneriyle başladığım yazım bir hayli tartışma yaratmış.

Yazıyı merak edenler Cumhuriyet Portal'dan ya da benim kongar.org'daki sitemin "Aydınlanma" köşesinden okuyabilir.

Benim twitter hesabım yok, facebook'ta da yokum.

Ama buralarda olup bitenleri ya yine internetten ya da dostların elektronik posta ile yolladıkları bilgilerden öğreniyorum.

Anlayabildiğim kadar yazım, "Hangi medya bu haberlerin üzerine gidecek?" biçiminde bir medya eleştirisine de konu olmuş.

Doğrudur, bugünkü iktidar ve medya yapısıyla, AKP iktidarının hoşuna gitmeyen haberleri araştırmak, bulmak, yazmak ve basmak bir cesaret işi.

Ben bu hususa dikkat çekerek yine dün Melih Aşık'ın bu kez "Manşetlik haber" başlığıyla yayınladığı bir haber'le noktayı koymak istiyorum:

"Manşetlik haber...

Gazeteciler Platformu Başkanı Atilla Sertel CNN'de anlattı...

Cumhuriyet gazetesine molotof atılması sanığı Bedirhan Şinal 11 Mart günü Ergenekon duruşmasında diyor ki:

'Bir savcı beni çağırdı, 'Bana bir konuda ifade vereceksin. Afyon'da meydana gelen patlamayı, davanın sanıklarından İlker Başbuğ ve Hurşit Tolon'un talimatıyla Sedat Peker'in yaptırdığını söyleyeceksin. Eğer teklifi kabul edersen içeriden çıkman için yardım ederim' dedi. Ancak ben bu teklifi reddettim...'

Yargıcın bu ifade karşısında tek söylediği '15 dakikalık süreyi aştınız' oluyor. Ve... Gazetelerde manşet olacak bu ifade tek sütun ya giriyor ya girmiyor... Silivri'deki yargılamada bu oyunlar artık olağan sayılıyor."

* * *

Ne dersiniz, günümüzden 98 yıl sonra da bu konuları tartışıyor olabilir miyiz!


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 9 Aralık 2019

Valid HTML 4.01 Transitional