Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

17 Haziran 2013

Taksim Gezi Parkı İçin Yeni Bilgi ve Bulgular.

(Valiyi Üzmeyelim, Kimyasal Silah Demeyelim:)

Gaz ve İlaçlı Sıvı Kullanılması Yasaklanmalı Gözaltındaki Hekimler Bırakılmalıdır!

Başbakan'ın Ankara, Sincan mitinginden sonra başlayan polis operasyonunda bu kez sıkılan suyun içinde bazı ilaçlar olduğu söylentileri ortaya yayıldı.

Su ile ıslananların derilerinde birinci ve ikinci derece yanık olduğu iddiaları var...

Ayrıca bazı polislerin TOMA'ların depolarına, bidonlardan bir takım sıvıları boşalttıklarını gösteren fotoğraflar da paylaşıldı.

Elbette bu iddiaların gerçekliğini bilmek olanaklı değildi ama Vali Hüseyn Avni Mutlu, dün yaptığı basın toplantısında konuya açıklık getirdi:

"İlaçlı su" kullanıldığını ilan etti...

Ama "Buna kimyasal denmez" diye de ekledi!

Gazlar ise zaten gözlerin önünde (hatta gözlerin ve ciğerlerin içinde!).

* * *

Başka Avrupa ülkelerinde ve Amerika'da bu gazın ve bu tür "ilaçlı suyun" kullanılmakta oluşu, Türkiye'de de kullanılması için gerekçe yapılıyor...

Bu gerekçenin hiçbir anlamı yok:

Avrupa ülkeleri ve ABD, vatandaşlarına karşı gaz kullanıyor diye Türkiye'de de kullanılmasını savunmak, başkalarının da yaptığı bir yanlışı, "onlar da yapıyor" diye benimsemekten başka bir anlam taşımaz!

Bir yanlışın yaygın olarak yapılması, onu doğru ve haklı yapmaz ki...

Örneğin ABD'de bazı eyaletlerde ölüm cezası da var, ama Türkiye'de idam yasak!

Vatandaşlarını korumak için kurulmuş olan devletin, onlara karşı gaz veya "ilaçlı su" kullanmasını savunmak pek demokratik bir tavır değil...

Çünkü zamanımızda devlet güçlerinin, vatandaşlarının temel hak ve özgürlüklerini korumakta her zaman çok da titiz olmadığı biliniyor!

* * *

Ayrıca olayın çok başka bir yönü daha var:

Türkiye'de bu tür gazların ve suların kullanımı, uluslararası standartlara uygun olarak yapılıyor mu acaba?

Örneğin göz yaşı bombalarının atılmasının en az 45 derecelik açı ile yapılması uluslararası bir standart olarak saptanmış...

Oysa, polisin bu kapsülleri hedef gözeterek, insan boyu hizasında attığını gösteren fotoğraf ve videolar var.

Bu gazların kapsüllerinin, gözde, kafada ölümcül yaralar açtığı biliniyor!

* * *

Konunun bir de gözaltına alınan hekimler boyutu var ki, başlı başına, bırakın bir "demokrasi" sorunu olmasını, doğrudan bir "insanlık" sorunu!

* * *

Medyanın verdiği haberlere göre polisin dün TOMA araçlarından sıktığı ve suyla karıştırılan solüsyonun ne olduğu ortaya çıktı.

İnternetten pazarlanan ve 10 kg'lık bidonlarda satılan solüsyonların içeriğinde oleoresincapsicum yani OC biber gazı var. Ürünün internet sitesinde İstanbul'da üretildiği sadece kurumsal ve satın almaya yetkili şirket, kamu, asker, polis ve jandarma gibi güvenlik güçlerine satıldığı şeklinde uyarı bulunuyor. Oleoresincapsicum isimli madde ciltte yanma, tahriş, kızarıklığa neden oluyor. Çok yüksek miktarda gazla temas edilmesi halinde deride yanıklar olabiliyor.

Bunun etkileri şöyle özetleniyor:

Solunum sistemi üstünde: CS'e bağlı olarak burun akıntısı, hapşırma, öksürme, nefes darlığı, akciğer ödemi, tüm gazlara bağlı farenjit, trakeit, astım atağı.

Kardiyovasküler sistem üstünde: CS'e bağlı hipertansiyon, tüm gazlara bağlı kalp yetmezliği, beyin kanaması.

Göz üstünde: OC'ye bağlı göz yaşarması, yanma, ağrı, kornea ödemi, göz ülserleri.

Deri üstünde: CS'e bağlı kızarıklık, şişlik, yanma, bül (deride kabarcık), tüm gazlara bağlı cilt hastalığı olanların bulgularının ağırlaşması.

Sindirim sistemi üstünde: CS'e bağlı tükrük artışı, karaciğer hasarı, tüm gazlara bağlı yutkunma güçlüğü, ağrılı yutkunma.

Sinir sistemi üstünde: Tüm gazlara bağlı ajitasyon, anksiyete, histerik reaksiyon, panik atak gibi etkileri var.

Bir başka gaz olan DM (chlorodihydrophenarsazine) daha az kullanılan bir ajan olup bulantı-kusma ve ishal yaratabilmektedir.

Uzun dönemli etkiler:

Gözlerde katarakt, glokom, akciğerde astım ve onun bir alt grubu olan RADS (Reaktif Havayolu Disfonksiyonu Sendromu), alerjik dermatit, mutajenik ve karsinojenik etkiler çalışmalarda gösterilmiştir.

* * *

Adına ister kimyasal deyin ister ilaçlı, gaz ve katkılı suyun kullanımı yasaklanmalıdır!

Hem mesleki açıdan hem de insanlık açısından, insanları tedavi ederek görevlerini yaptıkları için gözaltına alınan hekimler derhal serbest bırakılmalıdır!

* * *

Bir bilgi notu daha:

KONDA Araştırma ve Danışmanlık Şirketi'nin Gezi Parkı'nda 6-7 Haziran'da 4 bin 411 eylemciyle görüşerek yaptığı ankete göre:

Eylemcilerin yüzde 50.9'u kadın.
Yüzde 31'i ağaçlar sökülmeye başladığı günden beri parkı terk etmedi.
Yüzde 79'u hiçbir derneğe üye değil.
Yüzde 44.4'ü bugüne kadar hiç eyleme katılmamış.
Yüzde 93.6'sı bir grubu temsil etmediğini, sade vatandaş olarak geldiğini söylüyor.
Yaş ortalaması 28.
Eyleme katılanların yüzde 5'i Gezi Parkı'nın bulunduğu Beyoğlu ilçesinden.
En yüksek katılım yüzde 13'le Kadıköy, yüzde 11'le Şişli'den.

Olayı nasıl duyduğu:
% 69 Sosyal medyadan.
% 15.4 Arkadaştan tanıdıktan.
% 8 İnternet haberinden.
% 7 TV'lerden.

2011 seçimlerindeki oyu:
% 41 CHP.
% 17 O tarihte yaşım tutmuyordu.
% 13 Sandığa gitmedim oy kullanmadım.
% 10 Bağımsız adaya oy verdim.
% 7 Boş oy verdim.
% 5 BDP/Bağımsız.
% 2 MHP.
% 2 Ak Parti.

İnsan haklarının en zayıf halkası:
% 22.5 Azınlıklar/ötekiler.
% 17.3 Halk.
% 15.9 Muhalifler.
% 9.8 İşçiler.
% 4.9 LGBT.
% 4.3 Kadınlar.
% 2.7 Kürtler.
% 2.5 Aleviler.
% 1.9 Öğrenciler.
% 2.3 Yoksullar.
% 2 Sol kesim.
% 1.9 Gençlik.
% 1.6 Atatürkçüler.
% 10.4 Diğer.

Bugün seçim olsa kime oy verir:
% 31 CHP.
% 29 Kararsız.
% 18 Oy kullanmaz.
% 12 Diğer.
% 8 BDP.
% 2 MHP.
% 0.3 AK Parti.

Hangi sıklıkta parka geliyor:
% 31 Ağaçları sökmeye başladıkları günden beri, sürekli.
% 35.6 Her gün.
% 20.3 Bir iki defa uğradı.
% 13 İlk defa geldim.

Neden Gezi Parkı'nda:
% 58.1 Özgürlüklerin kısıtlandığını düşündüğü için.
% 37.2 AK Parti'ye ve politikalarına karşıtlık.
% 30.3 Erdoğan'ın açıklamalarına ve tavrına tepki.
% 20.4 Ağaçların sökülmesi.
% 19.5 Devlet düzenine karşıtlık.
% 8 Direnişi görmek, havayı koklamak için.
% 4.6 Diğer.

Herhangi bir derneğe partiye, kulübe üye mi:
% 79 Hiçbir dernek veya STK üyesi değil.
% 21 Parti ya da STK'ya üye.

* * *

Geçen hafta verdiğim internet araştırması sonuçlarını aşağı yukarı doğrulayan sonuçlar bunlar.

Hem gaz ve su olayı ile doktorların tutuklanmasının ve hem de bu bilgilerin ilerde kullanılmak üzere arşiv değeri olduğunu düşünüyorum!


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 10 Aralık 2018

Valid HTML 4.01 Transitional