Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

 

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

EMRE KONGAR

"İFADE VE BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ" MÜ? BARIŞ PEHLİVAN'IN BAŞINA GELENLER!

 

Bu Pehlivan başka pehlivan:

Barış Pehlivan, bir Kırkpınar pehlivanı değil...

Barış Terkoğlu ile birlikte, "Cumhuriyet Gazetesi"nde, eskiden "Oda tv" ve "Halk tv"de, şimdi "Onlar tv"de önemli haber ve yorumlara imza atan "Demokratik Rejim", "Basın Özgürlüğü" ve "Yargı Bağımsızlığı" mücadelesi veren bir emekçi!

* * *

Bugünlerde yine her sabah CHP'li belediyelere karşı yapılan yeni bir operasyon haberi ile uyanıyoruz!

Bugün, "Demokratik, Laik ve Sosyal Hukuk Devleti" olan "Cumhuriyet Rejimi"mizin en önemli sorunu haline gelen "Basın özgürlüğü", "İfade özgürlüğü" ve bunların koruyucusu olan Anayasamızdaki "Yargı bağımsızlığı" ile "Yargı mekanizması üzerinde siyasetin etkisi" konularında, örneklere dayalı bir yazı yazacaktım.

"Tek kişi rejimlerinin" ve/veya "Otoriter yönetimlerin" nasıl kaçınılmaz olarak yargıda yozlaşmaya yol açtığını, örneklerle anlatmaya çalışacaktım.

Fakat, Barış Pehlivan'ın 10 Temmuz Cuma günü yazdığı, tamamen gerçeklere dayalı olan yazısını okuyunca, benim yazacaklarımın çok belirgin bir biçimde ifade edilmiş olduğunu gördüm.

O nedenle bugün, o yazının, sorunu çok iyi özetleyen bölümlerini alıntılamakla yetineceğim!

* * *

'ENDİŞE, KORKU, PANİK YARATAN' SÖZLERİM

Tarih: 8 Ekim 2024.

O gün Halk TV'de imza attığımızKayda Geçsin programında adalet sistemine dair görüşlerimi paylaşırken "Rüşvetle adam bırakan savcı haberlerini yaptık, rüşvetle adam tahliye eden hâkim haberlerini yaptık" diyorum.

Bazı AKP'li avukatların zaman içinde savcı ve hâkim olduğunu, siyaset içinde edindiği ilişkileri de yargıdaki kimliklerine bulaştırdıklarına dair tespitlerde bulunuyorum. Ve yargıya dair "Rüşvet ve irtikap ile insanları tahliye edebiliyorlar" olgusunu tekrarlıyorum.

Sonra ne mi oldu? Köşelerimizde, kitaplarımızda, yayınlarımızda onlarca kez isim isim resmi referanslarla belgelediğimiz bu konuşmaya dair yargılandım. Ve nihayetinde 1 yıl 3 ay hapis ile cezalandırıldım.

Zira, mahkemeye göre benim bu sözlerim "kamuoyunda endişe, korku ve panik yaratabilecek nitelikte, doğruluğu teyit edilmemiş ve kamu barışını bozabilecek ifadeler" imiş! Bu gerekçeyle "yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçunu işlemişim.

Cezayı almadan önceki savunmamda, o an yargılandığım adliye binasında bile suç örgütlerine rüşvet karşılığı yardım edenler olduğuna dair soruşturmaları hatırlattım.

Ama ne fayda!

Yetmedi. Aynı gün aynı yayındaki aynı sözlerimden dolayı aynı başsavcılık ayrı bir soruşturma daha başlattı.

Savcıya göre, meğer ben ayrıca bu sözlerim ile "Türk milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, devletin kurum ve organlarını aşağılama" suçunu işlemişim! Yani 301. maddeden ayrıca iki yıla kadar daha hapisle cezalandırılmalıymışım.

Yahu, bu ülkede terör savcısının uyuşturucu sevkiyatı ile ilgili talimatlar verdiği ortaya çıkmadı mı?

Bir savcının, iş insanlarından aldığı para karşılığında tefecilere operasyonlar yaptığı ortaya çıkmadı mı?

Bir savcının İran istihbaratı için Türkiye'deki kişileri kaçırdığı ortaya çıkmadı mı?

Borsa kuran hâkimlere para alırken suçüstü operasyonlar yapıldığı ortaya çıkmadı mı?

Bizzat bir başsavcı,"Benim adliyemde parayla kararlar çıkarılıyor" diye dilekçe vermedi mi?

Hangi birini sayayım?"

* * *

Pehlivan'ın yazısı burada alıntıladığım bölümlerden daha uzun; meraklısı tümünü okumalıdır. Yazının bağlantısı.

Bütün hayatımı, bağımsızlığı ve saygınlığı için harcadığım "Yargı erkinin" bu duruma düşmesinden dolayı çok ama çok üzgünüm!


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 27 Temmuz 2026

Valid HTML 4.01 Transitional