Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

YENİ SEÇİM YASASI DA İKTİDARI KURTARAMAZ

 

2002 seçimlerinin en çok oy alan parti AKP değil, yüzde 10 barajıyla TBMM dışında kalan partiler koalisyonuydu!

Dünkü yazımdaki küçük aritmetik hatalarını da düzelterek yaptığım kesin hesaplamalara göre 10.808.229 oy alan alan AKP'ye karşılık 14.607.382 oy, TBMM dışında kaldı

Geçerli oyların yüzde 46,33'ü, yani neredeyse yarısı meclis dışında kalmıştı.

Özetle yüzde 7 barajı da seçimdeki "Temsil Adaletini" aynı biçimde bozacaktır.

* * *

Erdoğan'dan kopan Babacan'la, Davutoğlu'nun kurdukları partiler, Erdoğan'ı en çok kızdıran ve kaygılandıran partilerdir.

Sayısal olmasa bile siyasal anlamda bu partilerin çok büyük güçleri var...

Çünkü hem ideolojileri hem hitap ettikleri ve etkiledikleri seçmen kesimleri, Erdoğan'ın "çekirdek destekçileri" olanlar.

İslam dininin, siyasetin yolsuzluk, haksızlık ve hukuksuzluklarına alet edilmesine karşı çıkan Saadet Partisi de, Erdoğan'ın oy deposu sayılan kesimlerde etkili.

Demokrat Parti de liberal sağın temsilcisi olarak bu iktidara yönelttiği eleştirilerde dikkate alınıyor.

Sağdan en önemli "Demokratik Katkı", Yıldırım Tuğrul Türkeş'in deyimiyle "Azgın Milliyetçiliğe" karşı "Demokratik Milliyetçiliği" savunan Meral Akşener'in İyi Partisi'nden geliyor.

İşte yeni seçim yasası, CHP şemsiye altında "Millet İttifakı" oluşturan bu partilerin ittifaktan yararlanmalarını önlemek ve ittifakın bozulmasını sağlamak için özel maddeler içeriyor.

* * *

Yeni yasa, sadece yüzde 7 baraj yoluyla, seçimlerdeki "Temsil Adaletini" yani "Milli İradeyi" yozlaştırmakla kalmıyor...

Seçim güvenliğini de önemli ölçüde zedeliyor!

Erdoğan/AKP iktidarı çeşitli yöntemlerle yargıyı da siyasal etkilere karşı savunmasız hale getirdikten sonra, 2014 Cumhurbaşkanlığı seçimini de 2015'teki 7 Haziran ve 1 Kasım seçimlerini de, rejimi zorlayarak ve yozlaştırarak YSK desteğiyle kazandı.

Yargının bu niteliğinden yararlanarak Parlamenter Demokratik Rejimi de 16 Nisan 2017 Halkoylamasında, yine YSK'nın yasalara aykırı kararlarıyla değiştirdi.

2019 İstanbul seçimlerinde de benzer haksızlık ve hukuksuzluklar yine hem aynı zarftan çıkan dört oydan sadece birini geçersiz sayarak seçimleri yenileten YSK, hem de sandık kurulları başkanlarına, üyelerine ve seçmenlere baskı yapan savcılar aracılığıyla yaşandı.

Ama seçmen bunlara öyle büyük bir tepki gösterdi ki, 13 bin dolayındaki oy farkı, 800 bin küsura yükseldi.

Yeni yasa, sanki YSK'nın iktidar emrinde olması yetmiyormuş gibi, il seçim kurullarını oluşturacak yargıçların seçimini de olanaklı olduğu ölçüde, iktidarın tercihlerine daha açık hale getiren hükümler içeriyor.

* * *

Seçmen listelerin hazırlanması ise apayrı bir konu.

Yeni yasa, İçişleri Bakanlığınca hazırlanan listelerin düzenlenmesinde iktidarın etkisini iyice pekiştiriyor.

Keşke parmak boyası uygulanabilse!

* * *

Cumhurbaşkanı'nın da seçim yasaklarına dahil edilmesi yasada yok...

Ama ister yasada olsun ister olmasın, Cumhurbaşkanı'nın bütün seçim yasaklarına dahil edilmesi hem mantığa hem de hukuka uygundur.

Bu arada, elbette seçim sonuçlarının da iktidarın emrindeki Adalet Bakanlığı tarafından yayınlanacağını not etmek gerekir.

* * *

Bu arada iktidar, yeni kaynaklar bularak oligarşiye hizmet etmek için hem içte hem dışta yeni yöntemler uyguluyor ve yeni yollar arıyor...

Seçmen listelerinin hazırlanmasının da seçim sonuçlarının yayınlanmasının da, seçim sürecinin de, doğrudan doğruya Erdoğan tarafından belirleneceği, baskılanacağı ve yozlaştırılacağı bir seçime daha gidiyoruz.

Ama, siyaset doktorları iktidar için "Artık tedavisi olanaklı değil, ne yaparsa yapsın, ne yerse yesin, iktidardan düşecek" diyorlar!

Not: 18 Mart Çanakkale Zaferi kutlu olsun!


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 23 Mayıs 2022

Valid HTML 4.01 Transitional