Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

HALKI YOKSULLAŞTIRAN İKTİDAR?

 

Demokratik ve hatta özürlü demokratik ülkelerde, partiler, liderler, halklarına refah, özgürlük ve güvenlik vaat ederek iktidara gelirler.

İktidara gelen partiler, liderler, halklarının refahlarını, özgürlüklerini ve güvenliklerini arttırdıkça seçimleri kazanmaya devam ederler.

Peki tersi olursa, yani bir parti, bir lider, iktidarda halkını yoksullaştırıyor, özgürlüğünü sınırlıyor, güvenliğini tehdit ediyorsa ne olur?

Halkın, yani seçmenlerin desteğini yitirmeye başlar ve bu destek iyice azalınca da iktidardan düşer.

* * *

Elbette her parti, her lider, seçmen desteğini yitirdiğini fark ettiğinde iktidardan düşmemek için bazı önlemler alır

Başarısız olan bir partinin, bir liderin, iktidardan düşmemek için izleyebileceği iki yol vardır.

Akılcı ve doğru olan birinci yol:

Halkı yoksullaştıran, özgürlüğünü sınırlayan, onun güvenliğini tehlikeye atan politikaların değiştirilmesidir.

Akılcı olmayan ve sonuçsuz olan ikinci yol:

Yanlış politikalarda ısrar etmek ve üstelik seçmenin azalan desteğinin sandığa yansımasını önlemek için baskıları arttırmaktır.

* * *

Siyasal bilimlerin en önemli sonuçlarından biri, iktidarların başarılarının, birinci faktör olarak halkın zenginleşmesine veya yoksullaşmasına bağlı olarak değerlendirildiğidir.

Bir başka deyişle, yapılan araştırmalardan ve yaşanan örneklerden elde edilen bilgi, gelir artış veya azılışının, ahlâk, demokrasi, laiklik, hukuk devleti, sosyal devlet, din, mezhep, ırk, milliyet gibi değerlerden ve hatta güvenlikten bile daha önce geldiğidir.

Yani halkını yoksullaştıran bir parti, hangi mukaddes veya ahlâki değerleri kullanırsa kullansın, demokratik ve hatta özürlü demokratik ülkelerde bile iktidarını sürdüremiyor.

* * *

Benim burada çok kısaca özetlediğim bilimsel gerçeği kaderlerini siyasete bağlamış olanların bilmemesi elbette olanaksız.

Peki niçin o zaman yanlış oldukları halkın yoksullaşmasıyla kanıtlanmış olan bu politikaları değiştirmiyorlar da, tam tersine şiddetlendirerek devam ettiriyorlar ve halkın yoksullaşmasını daha da hızlandırıyorlar?

Bunun iki nedeni var:

1) En baştan amaçları, hedefleri, halkın değil, kendilerinin ve yandaşlarının zenginleşmesiydi.

Dolayısıyla, devletin bütün yapısını ve mekanizmalarını bozarak bunları kendi refahlarına yönlendirdiler.

Şimdi bunu düzeltmek için bütün yapıyı ve mekanizmaları yeniden değiştirmek gerekiyor.

Oysa amaçları ve hedefleri değişmediği için, bunu ne istiyorlar, ne de bunun için gerekli bilgileri, kadroları ve kaynakları var.

2) Ekonomik ve mali olarak, bırakın refahı arttırmayı, devlet çarkını işler tutabilmek için bile gerekli olan bütün kaynakları tükettiler.

i) Tasarrufları tükettiler, yatırımı olanaksızlaştırdılar.

ii) Üretimi engellediler, piyasaları bütünüyle ithalata mahkûm ettiler.

iii) Cumhuriyet'in bütün kazanımlarını sattılar.

iv) Olanaklı olduğu ölçüde, doğal zenginlikleri ve kamu hizmetlerini de sattılar.

v) Vergi gelirlerinin sınırlarına ulaştılar.

vi) İçerden ve dışardan alabildikleri borçların sınırına ulaştılar.

vii) Bütün bunlar yetmemiş gibi, dövizle ödemeleri önümüzdeki yıllara uzanan taahhütlerde de bulundular ve Londra mahkemelerini yetkili kıldılar.

* * *

Kurdukları düzeni sürdürebilmek, "Şahsım Devletinin" çarklarını işletebilmek için toplumun sahip olduğu bütün kaynakları tükettiler:

Son çare olarak da, aldıkları kararlarla, kasten bir hiper enflasyon yaratarak, halkın cebindeki paraların şimdilik yarısından fazlasına el koydular.

Bu da yetmiyor, her an cebimizden daha fazla para yok oluyor...

Ve bunu gizlemek için bütün resmi sayıları da çarpıtıyorlar.

Dolayısıyla düşüşleri hızlanıyor!


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 24 Ocak 2022

Valid HTML 4.01 Transitional