Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

DEVLETİ TEK KİŞİYE İNDİRGEME FELAKETİ

 

Yangın felaketi Türkiye'ye özgü değil…

Dünyanın karşı karşıya kaldığı "İklim krizi" sonucu olarak özellikle Akdeniz Bölgesi'ndeki bir doğa felaketi.

Covid-19 salgını da sadece Türkiye'de görülmüyor…

Bütün dünyayı kasıp kavuran pandemi, bütün dünyadaki ülkeleri pençesine aldı.

Bu her iki felaket de insanlığın hatalarından, özellikle de gelişmiş ülkelerin yol açtıkları doğal ve toplumsal/ekonomik erozyonlardan kaynaklanan yaygın olaylardır.

Dolayısıyla, bu her iki felaketten de Türkiye'yi veya Türkiye'deki bir iktidarı sorumlu tutmak haklı bir davranış olmaz.

Tam tersine, her ülkenin dünya üzerindeki toplam etkisi, o ülkenin teknolojisi ve üretimi ile orantılı olduğundan, Türkiye'nin bu global felaketlere katkısı, gelişmiş ülkelerin, özellikle, Amerika Birleşik Devletleri'nin, Rusya'nın, Çin'in ve Avrupa Birliği ülkelerinin yanında devede kulak kalır.

Ama global etki açısından görülen bu etki küçüklüğü, ulusal çapta çok çok büyük ve çok daha belirleyicidir:

Türkiye'de olup biten her şey gibi, bu tür global felaketlerin medyana gelmesinde, bunların önlenmesinde ve bunlarla mücadele edilmesinde elbette siyasal iktidarların rolü çok büyüktür.

Hele hele, Erdoğan/AKP iktidarı gibi ülkeyi yirmi yıla yakın bir süredir yöneten bir iktidar söz konusu ise, bu sorumluluk belki de gelmiş geçmiş olan bütün siyasal iktidarlarınkinden daha da fazladır.

Unutmayalım, Erdoğan/AKP iktidarının 2002 sonundan beri yönettiği bu Cumhuriyeti Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları 1923-1938 arasında 15 yılda kurdular!

Bu Cumhuriyet onların kurdukları temeller üzerinde İkinci Dünya Savaşı'nın yıkıcı etkilerinden korunabildi.

* * *

Türkiye, teknolojik ve üretim kapasitesi küçük olduğundan, bu global felaketlerin baş sorumluları arasında yer almaz.

Ama yirmi yıla yakın bir süredir ülkeyi yöneten bu iktidar, bu global felaketlerin ülkemizi de pençelerine almalarından ve onlarla mücadeledeki yetersizlikler bakımından tamamen sorumludur.

Erdoğan/AKP iktidarının bu global felaketlerin ülkemizde yol açtığı yıkımdan doğrudan sorumlu olmasının iki nedeni ve bu iki nedenin de bir temel kaynağı var sanıyorum:

Birinci neden ideolojik ve siyasal bir nedendir.

İkinci neden yönetimsel ve siyasal bir nedendir.

* * *

İdeolojik ve siyasal neden , ABD'nin (ve onu izleyen AB'nin) Radikal Siyasal İslam'ın silahlı saldırısına karşı (sonradan vaz geçtiği) panzehir olarak Ortadoğu ve Kuzey Afrika'da devreye soktuğu "Ilımlı İslam-Amerikancı İslam" modelinden, dünyadaki "Müslüman Kardeşler" hareketinden ve kendilerinin dinci siyaset anlayışından güç alıyordu.

Erdoğan/AKP iktidarı, bu siyaset anlayışıyla, hem dünyadaki "İhvan-ı Müslimin" hareketiyle ittifak kurarak İslam Alemi'nde (özellikle de Ortadoğu'da) varlık gösteriyor, hem ABD/AB ile ittifak kurarak Batı Emperyalizminin desteğini alıyor, hem de içerde bütün liberal, milliyetçi ve dinci sağı aynı şemsiye altında toplayarak Atatürk Cumhuriyeti'ni yok edecek bir süreç başlatıyordu.

Bu hayalin gerçekleşmesi olanaksızdı:

1) Çünkü "Siyasal İslam"ın "Ilımlısı" olamazdı; İslam Demokratik Rejimle uzlaşamıyordu. Nitekim öyle de oldu; model Mısır'da, Irak'ta, Libya'da çöktü; Batı emperyalizminin desteği bitti.

2) Atatürk Cumhuriyeti, aradan geçen zaman sürecinde, 1945-1950'deki toplumsal/ekonomik ve sınıfsal yapısından daha ileri gitmiş ve "Özgürlükçü Demokratik Rejim" çizgisinde bir hayli deneyim kazanmış olduğu için yeniden Saltanat/Hilafet çizgisine geri döndürülemezdi. Nitekim döndürülemiyor.

3) Bu olanaksız hayalin finansmanı, Cumhuriyet kazanımlarının satılması, doğanın yağmalanması, betonlaşma ve borçlanma modeliyle sağlanacaktı. Bütün kaynaklar kullanıldı, ekonomi ve doğa tahrip edildi ve sonunda ülke iflas etti.

Doğanın tahribatı ve kaynakların global felaketlerin önlenmesine harcanmaması, COVID-19 ve yangın felaketleriyle mücadeleyi zayıflattı.

Yönetimsel ve siyasal neden ise , bu yanlış hayalin olağan demokratik rejim içinde uygulanmasının olanaksızlığından doğdu:

Erdoğan/AKP iktidarı tarihinin en büyük hatasını yaparak, devleti tek kişiye indirgeyen ucube bir "Şahsım Devleti" sistemi kurdu.

Zaten yıktıkları kurumlardan dolayı iyice zayıflamış olan devlet mekanizması tek bir kişinin bilgisine, tecrübesine, kararlarına, duygu ve düşüncelerine indirgenince, global krizler ülkeyi vurduğunda rasyonel ve hızlı kararların alınması olanaklı olamadı.

Üstelik doğa katliamı, betonlaşma, yeşilin yağmalanması, nepotizm (adam kayırmacılık) kaynakların yandaşlara aktarılması, ülkeyi bu global krizlerin etkilerine çok açık hale getirmişti.

* * *

Sonuç olarak Erdoğan/AKP iktidarı bu global yangın ve COVID-19 krizlerinden ülkeyi yeterince hızlı ve etkin olarak koruyamadı.

Çünkü sadece ideolojileri değil, bilgileri, becerileri ve uyguladıkları devlet modeli de bunlarla mücadeleye uygun değildi.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 20 Eylül 2021

Valid HTML 4.01 Transitional