Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

AYM'YE BASKININ ANLAMI

 

Demokratik Rejim, Temel Hak ve Özgürlüklere dayalı bir özgürlük rejimdir.

Güvencesi , seçilmişlerin bütün eylem ve söylemlerinin Temel Hak ve Özgürlüklere uygun olduğunun denetlenmesini öngören Hukuk Devleti yapısı ve bu yapının içindeki Bağımsız Yargı erki ile Anayasa Mahkemesidir.

Demagojik Rejim, halkın duygularını okşayarak onları aldatan bir baskı rejimidir.

Güvencesi , sadece çoğunluk baskısı anlamında kullanılan ve Hukuk Devleti'ni, Bağımsız Yargıyı ve Anayasa Mahkemesini de reddeden, "Saptırılmış Sözde Milli İrade" kavramına dayalı olan kaba kuvvettir.

* * *

Demokratik Rejimin en zayıf noktası, seçimle başa gelenlerin, Temel Hak ve Özgürlükleri yok ederek, rejimi Demagojik Rejime çevirmeleri sorunudur.

İnsanlık bu sorunu seçimle iktidara gelen ama sonra rejimi Faşist bir Diktatörlüğe çeviren Hitler döneminde Almanya'da, Salazar Döneminde Portekiz'de ve daha birçok ülkede yaşamış ve buna karşı, yargı bağımsızlığı ile anayasa mahkemesini icat etmiştir.

İstiklâl Savaşı'nı kazananların, Tek Adam Rejimini, Çok Partili Düzen'e "barışçı yolla" geçirmesi, tarihe ders veren bir örnektir.

Fakat Tek Adam Rejimi'nden Çok Partili Düzen'e barışçı geçişin gerçekleştirildiği 1950 seçimlerinden sonra Demokrat Parti, Demokratik Rejimi, geliştireceğine, Demagojik Rejime dönüştürdü.

Ülkemiz bu yanlışın yol açtığı idamların ve rejim sorunlarının acılarını hâlâ çekiyor.

* * *

Bu acı Demagojik deneyimden sonra yapılan 1961 Anayasası, Demokrasinin güvenceleri olarak pek çok yeni kurum getirdi.

Elbette bu güvencelerin ve kurumların başında seçilmişlerin bütün eylem ve söylemlerinin Anayasa'ya, Temel Hak ve Özgürlüklere uygunluğunu denetleyen Anayasa Mahkemesi ve bağımsız yargı erki vardı.

Ama bağımsız yargı ve Anayasa Mahkemesi, iktidara geldiğinden beri Erdoğan/AKP yönetimin hedefi oldu:

"Güçleri yetiyorsa yıksınlar. Yürütmeyi durdurdular, bu binayı durduramayacaklar. Açılışını da yapacağım, içine de girip oturacağım!" Erdoğan, 5 Mart 2014.

"Çok başlı yapı bizim ayağımıza pranga vuruyor.

Benimle gelen benimle gider. Şimdiki sistemde bunu yapamıyorsunuz, yargı engelliyor." Erdoğan, 29 Ocak 2015.

"Ben Anayasa Mahkemesi'nin vermiş olduğu karara sadece sessiz kalırım o kadar ama onu kabul etmek durumunda değilim. Karara uymuyorum, saygı da duymuyorum." Erdoğan, 28 Şubat 2016.

"Polis koruması almana gerek yok. Bisikletinle işe git gel bakalım. Anayasa Mahkemesi Başkanı'na söylüyorum kendi arabamla tek başına gitmeye ben varım sen var mısın?" Süleyman Soylu, 14 Eylül 2020.

"Hak ihlali adı altında verilen kararlar telafisi imkansız zararlar vermektedir. Anayasa Mahkemesi yeni hükümet sisteminin doğasına uygun şekilde yeni baştan yapılandırılmalıdır." Devlet Bahçeli, 30 Eylül 2020.

* * *

Oysa Erdoğan/AKP iktidarı, şimdiye kadar FETÖ'nün ve "Yetmez ama 'Evet'çilerin" desteğiyle kazandığı 2010 halkoylamasından beri yaptığı yasal ve anayasal değişikliklerle zaten bağımsız yargı diye bir erk bırakmadı...

AYM'nin de hem yetkilerini sınırlandırdı hem de üyelerini kendi istediği biçimde değiştirdi.

Ama öyle anlaşılıyor ki, bütün beceriksiz ve otoriter eğilimli iktidarlar gibi bu iktidar da, başarısız oldukça yetkilerini arttırmak istiyor ve yetkilerini arttırdıkça daha da başarısız oluyor; çünkü başarısızlıklarının sebebi yetkisizlik değil, kendisinden kaynaklanan yanlışlık, bilgisizlik ve beceriksizlik.

Şimdi AYM ve yargı üzerinde kurdukları egemenlik de yetmiyor ve Hukuk Devleti'nin nasılsa gözden kaçmış olan bazı kırıntılarını da yok etmek üzere Anayasa Mahkemesini tümüyle ortadan kaldırmak ve tam bağımlı bir biçimde yeniden oluşturmak istiyor!

Bereket versin, Erdoğan/AKP iktidarının gücü, kendisine koltuk değneği olan MHP desteğine rağmen Anayasa değişikliği yapmaya yetmiyor!

Nitekim bunu bilen Erdoğan Anayasa Mahkemesi'nin yeniden yapılandırılması için şunu söylemiştir:

"Parlamento onaylar, bana gönderirse, ben de onaylarım!" 1 Ekim 20 20.

* * *

Peki o zaman bütün bu gürültü patırtı neden?

Çünkü iktidar "Ucube" haline getirdiği Anayasa'ya ve elindeki bütün olanaklara rağmen hâlâ hem Anayasa'ya hem de yasalara aykırı işler yapıyor ve bunları sürdürmek istiyor.

Bunları engellemesin diye de AYM'yi baskı yapıyor.

Dilerim AYM üyeleri yeminlerine sadık kalır.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 23 Kasım 2020

Valid HTML 4.01 Transitional