Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

ÇARESİZLİK ÖFKEYE DÖNÜŞÜRKEN

 

Özellikle demokratik geleneklerin yerleşmediği toplumlar da aynen bireyler gibi karşılaştıkları sorunlar, sorun çözme kapasitelerini çok zorladığı zaman öfkelenirler...

Ve aynen bireyler gibi, öfkelenince, kendilerine daha çok zarar veren, çözülmeleri zaten zor olan sorunların halledilmelerini neredeyse olanaksız hale getiren yanlışlar yapmaya başlarlar!

* * *

Lafı hiç dolandırmayalım:

Din-Tarım Toplumlarının Feodal, Erkek ve Yaşlı Egemen Kültürü ile, Çağdaş Toplumların, Özgürlükçü ve Eşitlikçi Kültürü arasında sıkışmış olan toplumumuz:

Bu iki kültürün çatışmasından doğan çelişkiler içinde bunaldıkça, Demokratik Çözüm Yolları ve Yöntemleri iktidar tarafından tahrip edilmiş olduğu için, yaşadığı sorunları daha da derinleştiren ve kendi kendini daha da çok zarara uğratacak tutum ve davranışlar sergiliyor:

AKP-Erdoğan iktidarı tarafından Demokrasinin engellenmesi, toplumun sorun çözme kapasitesini yok ediyor ve sorun çözme kapasitesi zedelenen toplum, çaresizlik içinde öfkeye kapılıyor ve çatışmalar tırmanıyor!

* * *

Elbette Demokratik yol ve yöntemlerin engellenmesi ile tırmanan bu umutsuzluk ve onun yol açtığı öfke patlaması, doğrudan doğruya iktidarın söylem ve eylemlerinin bir sonucu:

Sadece iktidarı veya bakanları eleştiren gazetecilerin hapse atılmalarını kastetmiyorum...

Sadece iktidarı veya politikacıları eleştiren gazetecilere evlerinin önünde yapılan saldırıları belirtmiyorum...

Sadece bakanı eleştiren milletvekilinin sokak ortasında saldırıya uğramasını vurgulamıyorum...

Sadece Ana Muhalefet Partisi CHP Genel Başkanı'na karşı cenazede yapılan linç saldırısını da söylemiyorum.

Aynı zamanda:

Her yerde, her zaman, her vesileyle, ihanetten, vatan hainlerinden, alçaklardan söz eden...

Muhalefeti, meşru partileri terörle suçlayan...

Toplumu çeşitli kriterlere göre bölen ve düşmanlaştıran, dışlamayı, çatışmayı, kavgayı körükleyen...

Ve üstelik de sorunların çözümü için gerekli olan Demokratik Kurum ve Kuralları yok etmiş olan bir iktidardan söz ediyorum!

* * *

Bir çocuğun yaklaşık on beş-on altı yaşında siyasal iktidarı duymaya, görmeye başladığı düşünülürse, bugün otuz beş-kırk yaşında olanların bütün siyasal bilgi ve görgülerinin Erdoğan/AKP iktidarı zamanında oluştuğu anlaşılır.

Yani, şaka veya eleştiri bir yana; bu iktidar, söylem ve eylemleriyle, birbirine pek de sevgi ve saygı ile bakmayan, nezaket ve terbiye çerçevesinde davranmayı ilke olarak kabul etmeyen, kaba, umutsuz, öfkeli, dışlayıcı ve kavgacı insanlardan oluşan bir toplum yaratmıştır:

Bu toplumu, zaten tarihten gelen Alevi-Sünni, Kürt-Türk ayrışma eksenlerine ek olarak, kendi yarattıkları suni gündemlerle, Laik-Dinci, Dindar-Dinsiz, Türbanlı-Türbansız, AKP'li-Muhalif gibi çeşitli düşman kamplara da bölmüş...

İşin daha da kötüsü, devlet mekanizmasını da bu suni ölçütlere göre parçalayıp, bürokrasiyi, yargıyı, medyayı, eğitimi de bu kavgaya dahil etmiş ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin "Ortak Ahlâki, İnsani ve Siyasal Değerlerini" yozlaştırmış ve yok etmiştir!

* * *

İnsan haklarını ve barışı savunanlara yapılan terörist suçlamaları...

Hayvan haklarını savunanlara, yerleşik sömürü düzeni sözcülerinin yaptıkları saldırılar...

Kadın haklarını savunanlara, insanlara, hayvanlara, kız ve erkek çocuklara yapılan tecavüzlere karşı çıkanlara yapılan cinsiyetçi saldırılar ve bunlar yetmiyormuş gibi şimdi bir de kankacı/mahalleci, etnikçi ve hemşehrilikçi saldırılar...

Ayrıca iktidara gücü yetmeyenlerin, onu eleştiremeyenlerin, öfkelerini muhalefete yöneltmeleri...

Kimi zaman hakaret ve küfür dozları iyice yüksek olan ve linçe dönüşen bu eleştiri ve kavgalarda, Türklüğün, Kürtlüğün, Aleviliğin, Sünniliğin, Dindarlığın, Ateistliğin, Atatürkçülüğün, İslamcılığın, kullanılması...

Bu toplumun farklılıklarla birlikte yaşama iradesini, mutluluğunu, keyfini zedeliyor..

Bence bu kabalıktan, bu saldırganlıktan, bu kavgacılıktan, bir an önce demokratik yol ve yöntemlere, müzakereye, barışa, anlayışa dönmeliyiz!


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 21 Eylül 2020

Valid HTML 4.01 Transitional