Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

1215'TEN 2020'YE

 

Magna Carta 1215'te ilan edildi:

Günümüzden tam 805 yıl, yani sekiz yüzyıl önce!

Magna Carta'nın 39. maddesi, en önemli hak ifadelerinden biridir. Bu madde günümüz hukuk sisteminin temel taşlarından biri olarak kabul edilir:

"Özgür hiç kimse kendi benzerleri tarafından ülke kanunlarına göre yasal bir şekilde muhakeme edilip hüküm giymeden tutuklanmayacak, hapsedilmeyecek, mal ve mülkünden yoksun bırakılmayacak, kanun dışı ilan edilmeyecek, sürgün edilmeyecek veya hangi şekilde olursa olsun zarara uğratılmayacaktır."

Birinci Silivri Trajedisi Dönemi'nde, ordu, üniversite ve medya, AKP-FETÖ işbirliğiyle tasfiye edilirken, bütün temel evrensel hukuk kurallarıyla birlikte, sekizyüz yıldır hukukun temeli olarak kabul edilen bu ilke de ihlâl edildi.

Üstelik, yargılanmadan hapse atılanlara ve avukatlarına suçlamalar söylenmedi ama yandaş medyaya, yalan ve iftiralarla dolu haberler sızdırıldı.

Son İsmail Dükel ve Müyesser Yıldız'ın tutuklanmalarında da, suçlamalar resmen açıklanmazken, yandaş medyada bazı iftiraların yayınlanması, insanların kafalarında "aynı yöntemler yine mi uygulanıyor" sorusunun oluşmasına yol açtı!

Bunlar hem İstiklâl Savaşıyla kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nin büyük çabalarla oluşturduğu "Çağdaş ve Bağımsız Yargı" anlayışına uymuyor, hem de iktidarın hızla ve çok daha fazla oy kaybetmesine yol açıyor.

* * *

Gazetecilere ilişkin son baskılar, medyaya verilen cezalar ve hapis uygulamaları, bazı konuları ve sorunları, iktidar açısından mukayeseli olarak gündeme getirdi.

RSF, Türkçe adı "Sınır Tanımayan Gazeteciler" olan, dünya çapında bir Sivil Toplum Örgütü; her yıl ülkeleri nesnel ölçütlere göre, medya özgürlüğü açısından değerlendiriyor.

Bakın 180 ülke arasında, Türkiye'nin basın özgürlüğü karnesi, AKP'nin iktidara geldiği 2002 yılından bu yana nasıl bir seyir izlemiş:

YIL SIRA
2002 099
2003 115
2004 113
2005 098
2006 098
2007 101
2008 102
2009 122
2010 138
2011 148
2012 148
2013 154
2014 154
2015 149
2016 151
2017 155
2018 157
2019 157

Sevgili okurlarım, açıkça görüldüğü gibi Türkiye, AKP iktidarı döneminde Basın Özgürlüğü endeksinde, 58 basamak birden aşağı düşmüştür.

* * *

Son olarak yargıya güven konusunda bir başka soruna dikkat çekmek istiyorum:

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay 16 Temmuz 2019 tarihinde TBMM Bütçe ve Plan Komisyonu'nda yaptığı bir açıklamada TÜİK verilerine dayanarak, "yasaların herkese tarafsız ve adil uygulandığını düşünenlerin oranını 2018 yılı için yüzde 38.1" olduğunu söylemiştir.

* * *

İktidarın giderayak baskıları arttırması elbette çok çok yanlış bir yöntem:

Çünkü oy kaybını arttırıyor ve hızlandırıyor.

Peki böyle bir yanlışı nasıl, neden yapıyorlar?

Bu konuda Dunning-Kruger sandromu, Stockholm sendromu, Gaslighting, Bilmesinlercilik, Öğrenilmiş Çaresizlik adlarıyla bilinen ve "Tek Kişi Yönetimi"ne ilişkin bazı varsayımlar var ve bir takım görüşler dile getiriliyor:

İleriki günlerde bu kavramların da üstünde durmak istiyorum.

Gözaltına alınan Müyesser Yıldız ve İsmail Dükel başta olmak kaydıyla, haksızlığı uğrayan, yargılanmadan hapse atılan bütün tutuklulara GEÇMİŞ OLSUN diyorum.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 21 Eylül 2020

Valid HTML 4.01 Transitional