Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

BAROLAR VE ODALAR SORUNU, ASLINDA AHLÂK SORUNUDUR

 

Her toplumu "Genel Ahlâk" ayakta tutar:

Yaşam (üretim ve tüketim) biçimi, inanç ve kimlik (din, mezhep, ırk, milliyet), gelenekler, görenekler, hukuk, anayasa, yasalar, iktidarın kimliği ve genel nitelikleri, bu "Genel Ahlâkı" belirler.

Bu "Genel Ahlâk", hemen hemen her yerde ve her zaman "İnsan hayatını korumaya" ve "Dürüstlüğe" dayalı olan üç temel ilkeyle ifade edilebilir:

Öldürmeyeceksin...

Çalmayacaksın...

Yalan söylemeyeceksin...

* * *

Ama ahlâkın "zamandan zamana ve toplumdan topluma" değiştiğini, ve "Genel Ahlâk" içinde "Alt Grup Ahlâkı" olarak farklı "ahlâkların" bulunduğunu bilmeliyiz.

En klasik örnekler, tanrılara insan kurban eden toplumlar, demokratik, laik ve hukuk devleti ahlakına sahip olan çağdaş toplumlarda ise, "Ağaya, efendiye bağlılığa dayalı olan, feodal köle ahlâkı", veya "Şeyhe, Şıha bağlı olan mürit ahlâkı" gibi "Alt Grup Ahlâklarının" varlıklarını sürdürmesidir.

Üstelik, tarih boyunca bütün toplamlarda yukardaki üç ilke, belli kimlikler açısından, "sadece kendine ahlâk" olarak yorumlanmış, farklı kimliklere, hele hele düşman görülenlere karşı tam tersi uygulamaların kaynağı olmuştur.

Nitekim günümüzde de, demokrasi yerine demagoji uygulayan politikacıların, seçmenleri ayrıştırma ve düşmanlaştırma siyasetlerinin altında bu "sadece kendine ahlâk" anlayışlarını görmek olanaklıdır.

* * *

"Temel İnsan Hak ve Özgürlükleri" yaygınlaştıkça, "din, dil, ırk, milliyet, cinsel yönelim, farkları olmaksızın" herkes için bu hak ve özgürlükler aynen kabul edilmeye başlayınca, genel ahlâk anlayışı da bütün çağdaş, demokratik toplumlarda aynılaşır ve evrenselleşir.

Aslında bu "İnsan Haklarına Dayalı Genel Ahlâk" anlayışından da önce bazı "Özel Ahlâk" anlayışları evrenselleşmiştir:

"Özel ahlâk/Alt Grup Ahlâkı" anlayışını ilk oluşturan ve evrenselleştiren gelişme, doktorluk (hekimlik) gibi, mühendislik, mimarlık gibi, profesyonel mesleklerin ortaya çıkması ve yaygınlaşmasıdır.

Bu meslek sahipleri hem kendi mesleklerini korumak ve geliştirmek, hem de mesleğe yeni girenleri eğitmek ve uygulamaları denetlemek için, kendi örgütlerini kurmuş, kendi özel kodlarını, özel ahlâk kurallarını (etiklerini), geliştirmişlerdir.

Bu örgütler, Batıda taşçı ustalarının öncülük ettiği loncalar, Doğuda debbağlık (dabbaklık, dericilik) temelinde yükselen Ahilik olarak ortaya çıkmış, günümüzde de "Meslek Odaları" haline gelmişlerdir.

Türkiye Barolar Birliği, Türk Tabipleri Birliği, Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği gibi meslek örgütleri Türkiye'de kamu kuruluşu niteliği taşır ve anayasal güvenceye sahiptirler.

Bunların en önemli özelliği, kendi mesleklerinin yıllar içindeki deneyimler sonunda oluşturdukları ve evrensel geçerlilik taşıyan "Özel Mesleki Ahlâk Kurallarının" uygulayıcıları ve denetleyicileri olmalarıdır.

Bu anlamda hiç bir siyasal partinin, akımın, ideolojinin, din, mezhep, ırk ve milliyetin, cinsel yönelimin uygulayıcısı değildirler.

Hiç bir iktidarın emrine girmezler.

Meslek ilkelerinin/ahlâkının "herkes için, her yerde, her zaman" geçerliliğini, dolayısıyla bunun temeli olan, "Temel İnsan Hak ve Özgürlüklerini" savunurlar.

* * *

Otoriter rejimler daha sınırlı olarak, totaliterler ise özel yaşam da dahil olmak üzere, yaşamın bütün alanlarında, topluma kendi ahlâklarını dayatırlar.

Elbette bu "kendi ahlâkları", "kendi kimliklerine" bağlı olan, ya dinci/mezhepçi, ya ırkçı/milliyetçi ya da siyasal/ideolojik veya bunların bir karışımı olan "Özel Ahlâktır".

Bu otoriter ve totaliter rejimlerin "Özel Ahlâklarının" bir numaralı düşmanı, kendi ahlâk anlayışlarına sahip olan meslek örgütleridir.

Bu tür meslek sahipleri, kendi varlıklarını, yaşamlarını, meslek ahlâklarına borçlu olduklarından bu ahlâkı savunan meslek örgütlerinden vazgeçemezler.

* * *

Ahlâk, hukuk ve adalet birbirlerini etkileyen kurumlardır.

AHLÂKSIZ, HUKUK VE ADALET OLAMAZ:

ADALETSİZ VE HUKUKSUZ AHLÂK HİÇ OLAMAZ!



  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 25 Mayıs 2020

Valid HTML 4.01 Transitional