Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

KAHRAMANLIK YAPMADAN DİRENMEK!

 

Baskıcı rejimlere "direnmenin" çok zor olduğu düşünülür...

Genellikle baskıya karşı "direnmenin", "kahramanlık" denilebilecek tutum ve davranışlar gerektirdiğine, "kahramanlıkların" ise büyük bedeller ödenmesine yol açtığına inanılır.

Çünkü baskıcı rejimler ödül ve cezayı çok sık ve aşırı kullanırlar:

Boyun eğenleri, biat edenleri, köleliği kabul edenleri derhal ve büyük ölçüde ödüllendirirler...

Muhalif olanları, "direnenleri", dışlarlar, cezalandırırlar, işten atarlar, hatta hapse tıkarlar.

Ama kahramanlık ve bedel ödeme konularındaki bu düşünce ve inançlar yanlıştır:

Baskıcı rejimlere, hiç bir kahramanlık yapmadan, hiç bir bedel ödemeden, son derece etkili bir biçimde direnmek de olanaklıdır.

* * *

Çıkarcı yani menfaatperest, paragöz, soyguncu, vurguncu, yağmacı, biatçı, köle, olmadıkları ve baskıcı iktidardan beslenmedikleri halde:

Rahatlarını bozmak istemeyenler...

Viran hanelerindeki çoluk çocuğu yani "evlad-ü ıyâli" düşünerek ekmeğiyle oynanır diye korkanlar...

"Fazla konuşma, büyüklerimiz bizden iyi düşünür" diye yetiştirilmiş olanlar,...

"Ülkeyi kurtaracak bir tek ben mi kaldım" diye düşünenler...

"Böle gelmiş, böyle gider" diyenler...

"Etliye sütlüye karşımadan" yaşamayı ilke edinmiş olanlar...

Zayıf kişilikli, ezik olanlar...

Güce tapanlar...

Veya en önemlisi:

Demokrasi, Laiklik, İnsan Hakları, Adalet gibi kavramlarla, geçim dertlerinin ve evlerine giren yetersiz gelirlerin baskıcı siyasal iktidarla ilişkisini kuramayanlar...

Baskıcı rejimlere karşı direnmezler, korkarlar ve baskıya sessizce boyun eğerler.

* * *

Aslında "işinde gücünde olan", dünyaya veya topluma "çeki düzen vermek" gibi yüce(!) duygulara sahip olmayan "normal bir insanın" tutum ve davranışını belki de Nobelli yazar Coetzee, felsefi plana da taşıyarak çok iyi belirlemiştir.

Benim tasvip etmediğim, kendi siyasal tutum ve davranışını:

"Kötümser anarşistik sessizlikçilik"...

Veya "Anarşist sessizlikçi kötümserlik"...

Veya "Kötümser sessizlikçi anarşizm"...

(Pessimistic anarchistic quietism, or anarchist quietistic pessimism, or pessimistic quietistic anarchism)

Olarak tanımlıyor ve şöyle açıklıyor:

Anarşist, çünkü iktidara karşı.

Sessizlikçi, çünkü değişme arzusunu ifade etmenin insanı iktidara yönelteceğini düşünüyor.

Kötümser, çünkü değişmenin olanaklı olacağına inanmıyor.

(Kaynak için bknz: © Zülal Kalkandelen/ Dünyalı Yazılar, 05 Ekim 2009 Pazartesi, "Irk Temelli Siyasete Coetzee Yorumu", Cumhuriyet Pazar Dergi / 4 Ekim 2009)

Beni tanıyanlar tahmin ederler ki, ben bu üç niteliğe de karşıyım:

Anarşist değilim...

İyimserim...

Değişmeye inanırım ve sesimi de çıkarırım!

* * *

Bütün baskıcı iktidarlar, otoriter yönetimlerinin meşruiyetleri için "sandıktan çıkmış olmayı" gerekçe olarak belirtir ve ödül ve ceza yöntemi yanında "en etkili araç olarak da medyayı" kullanırlar.

Dolayısıyla, hiç bir kahramanlık gösterisine girişmeden, hiç bir riske girmeden ve hiç bir bedel ödemeden yapılacak iki basit şey vardır:

1) Sandığa gidip, baskıcı iktidara değil, özgürlükçü muhalefete oy vermek.

2) Baskıcı iktidarın yayın organlarını almamak, okumamak, izlememek, dinlememek, seyretmemek ve muhalif gazete ve televizyonları izlemek, okumak, seyretmek.

Yani solcu kılığındakilerin "sandığa gitmeyin" "seçimleri boykot edin" propagandalarına kulak asmadan, sandığa gitmek ve baskıcı iktidar hariç istenilen bir partiye oy vermek...

Baskıcı iktidarın yandaşı olan medyanın reklamlarına, ilanlarına kanmamak, bunları almamak, izlememek, okumamak, seyretmemek...

Yine solcu ve anarşist kılıklıların "medyayı izlemeyi bırakın" önerilerine kulak tıkayarak muhalif gazete ve televizyonları izlemek, okumak, seyretmek.

Bu açılardan Türkiye'deki 31 Mart ve 23 Haziran 2019 seçimleri, evrensel açıdan yazdıklarımın gerçek olduğuna ilişkin ulusal bir kanıt, yine Türkiye'de CHP'nin CNN-Türk boykotu, çok geç atılmış da olsa, örnek bir ulusal adımdır.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 23 Kasım 2020

Valid HTML 4.01 Transitional