Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

DEPREM VE İKTİDARIN MEŞRUİYETİ

 

 

Demokratik ülkelerde bir iktidarın meşruiyeti esas olarak dört ilkeye dayanır:

1) Periyodik, dürüst, âdil ve şeffaf, yani belli aralıklarla yapılan, seçmenin bütün seçeneklerden aynen iktidardaki partiyi tanıdığı kadar haberdar olduğu ve muhalefete de iktidara tanındığı kadar propaganda hak ve olanağının tanındığı seçimler.

2) Seçimi kazanan partinin, başta muhalefet hakkı ve özgürlüğü olmak üzere, her türlü ifade özgürlüklerini de kapsayan bir biçimde "Temel İnsan Hak ve Özgürlüklerine" riayeti.

3) Seçimi kazanan partinin her karar ve eyleminin yargı denetimine tabi olması ve bunun ön koşulu olarak da, elbette iktidardan bağımsız bir yargı mekanizması.

4) Başta vergilerin konması ve harcanması olmak üzere, iktidarın eylemlerinin, bütün gelirlerinin ve harcamalarının seçmene de hesap verecek biçimde şeffaf olması.

* * *

Özellikle İkinci Dünya Savaşı öncesinde ve sırasında, Hitler'in ve Mussolini'nin seçimlerin dürüst, âdil ve şeffaf olma ilkesini ihlal ederek, sandıktan Faşist rejimleri çıkarmaları, sonra da "Sandıktan çıktık" diyerek her yaptıkları zulmü "Milli İradeye" dayamaları ve böylece "meşrulaştırmaları"...

İktidarların bütün eylem ve söylemlerinin "Temel İnsan Hak ve Özgürlüklerine" uygunluğunu denetleyen, iktidardan bağımsız bir yargı mekanizmasının (Anayasa Mahkemeleri olarak) varlığını yani "Hukuk Devleti"ni, Demokrasi'nin önkoşulu olarak zorunlu kılmıştır.

Elbette, iktidarların seçmene karşı da bütün eylemlerinde şeffaf olmak zorunlulukları, özellikle de halkın vergilerini nerelere harcadıklarının hesabını kuruş kuruş vermek mükellefiyetleri, Demokrasinin vaz geçilmez bir ilkesi ve iktidarın meşruiyetinin de bir ön koşuludur.

* * *

1) Bir deprem felaketi karşısında, İstanbul'da 26 yıllık, Türkiye'de 18 yıllık dönemde iktidarın ne önlem aldığını sormak, bütün vatandaşların en doğal hakkıdır.

2) Hiç bir iktidar, vatandaşların bu tür sorularını ahlaksızca diye niteleyemez:

Çünkü Demokratik Rejimlerde vatandaşların bu tür sorular sormaları sadece siyasal ve hukuksal hakları değil, "Demokratik Ahlâk" açısından görevleridir de!

3) Hiç bir savcı, bir vatandaş iktidarın depremle ilgili ne önlem aldığını, deprem vergilerini nerelere harcadığını (üstelik de tam deprem zamanında) sorduğu için, hakkında soruşturma açamaz, takibat yapamaz!

Hele hele, bu sorular bir medya mensubu tarafından sorulduğunda, böyle soruları sormak ve yanıtları da kamuoyuna aktarmak onun görevi olduğu için, bu eylem ve söylemleri sadece bilgi edinmek için izlemekle yetinilir.

* * *

Deprem bölgesindeki vatandaşlarımıza tekrar başsağlığı ve acil şifalar diler ve geçmiş olsun derken, bu felaket karşısında örnek bir yardımlaşma ve dayanışma gösteren tüm halkımızı da kutlarım!

BU İNSANLAR, DEMOKRATİK, LAİK VE SOSYAL BİR HUKUK DEVLETİ OLAN ATATÜRK CUMHURİYETİ'NE LAYIKTIR!


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 17 Şubat 2020

Valid HTML 4.01 Transitional