Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

İMAMOĞLU VE YAVAŞ SEÇMENİ BİLİNÇLENDİRİYOR!

 

 

Sevgili okurlarım, 31 Mart ve 23 Haziran 2019 yerel seçimlerinde İstanbul ve Ankara’nın (ve elbette daha bir çok kentin) Erdoğan/AKP iktidarına rağmen kazanılması, seçmenlerin bilinçlendiğini, Demokratik Rejim açısından bir kaç eşiğin birden aşıldığını gösteriyor:

İmamoğlu , Yavaş ve daha bir çok CHP’li belediye başkanı, iktidarın 18 yıllık kesintisiz yönetimi boyunca seçmenin önüne koyduğu engellerin her birini tek tek aşarak seçimleri kazandılar.

Demokratik Rejim açısından aşılması gereken en önemli eşik “Öğrenilmiş çaresizlikti”:

Seçmenin beyni bilinçli olarak yıkanmış, “Ne yaparsanız yapın Erdoğan/AKP iktidarı, yönetimi bırakmaz” düşüncesi herkesin önünde aşılması gereken en önemli eşik haline gelmişti.

Erdoğan/AKP iktidarının, bir bölümünü açık ve net baskı ve hukuksuzluklarla 18 yıldır sürekli olarak kazandığı seçimlerin yarattığı bu “çaresizlik” etkisi, hem karamsarlıktan besleniyor hem de karamsarlık üretiyordu; seçmenin önünde aşılması gereken en büyük psikolojik engeldi...

Bu eşik aşıldı!

Aşılması gereken ikinci eşik, toplumun kimlik siyaseti ve din üzerinden iki ayrı eksende sert çizgilerle ayrıştırılmış olmasıydı:

Kimlikler üzerinden yapılan Türk-Kürt, Sünni-Alevi, Laik-Dinci, ayrıştırmaları, adayların önündeki en önemli engellerden biriydi. Adayların kimlikleri, bu ayrıştırmalar bağlamında aleyhlerine bir koz olarak kullanılacaktı ve nitekim kullanıldı.

Bu yetmiyormuş gibi “dinsizlik” suçlaması bir yandan, “şeriatçılık” suçlaması öteki yandan, adayları kıskaca almış olan ikinci eşikti.

İktidar etnik ve inanç kimlikleri üzerinden her türlü manipülasyonu, feodal bağı ve suçlamayı kullandı ama bu bölünmüşlük ve düşmanlık eşiği de, adayların, kent kimliğini (İstanbulluluk, Ankaralılık gibi) öteki kimliklerin önüne geçermeleriyle aşıldı.

Üçüncü eşik, güvenlik güçlerinin ve yargının seçimleri baskı altına almak için kullanılmasıydı.

İktidar bu konuda da seçmen listelerinden, seçmenlerin oy kullanma yeterliliklerine, sandık görevlilerinden, sandıklardaki oy sayımlarına kadar her konuda, her türlü haksızlığı, hukuksuzluğu, baskıyı uyguladı, hatta İstanbul seçim sonucunu bile haksız ve hukuksuz bir biçimde iptal ettirdi.

Ama halkın, seçmenin Erdoğan/AKP iktidarından bıkkınlığı ve çığ gibi büyüyen bu iktidardan kurtulma arzusu önünde hiç bir baskı işe yaramadı.

Dördüncü ve bir başka önemli eşik, medya engeliydi:

Bütün medya iktidarın egemenliği ve emri altındaydı.

Adaylar, bu engeli de, doğrudan iletişim kanallarını kullanarak, bir kaç dürüst gazete ve televizyonun da yardımıyla, aştı.

* * *

İmamoğlu ve Yavaş başta, bütün Belediye Başkanları seçmeni bilinçlendirmeyi sürdürüyorlar.

Sonuç olarak seçmen bilinçlendikçe, Erdoğan/AKP iktidarı geriliyor; unutmayın:

DEMOKRASİLERDE SEÇMEN, İKTİDARIN KÖLESİ DEĞİL, EFENDİSİDİR.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 6 Temmuz 2020

Valid HTML 4.01 Transitional