Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

ILIMLI İSLAM, DEMOKRASİ ve ANTİEMPERYALİZM
 

Bu yazının tam başlığı Felsefe ve Edebiyat öğretmeni annem Mesude Kongar’ın çok kullandığı bir özdeyiştir:

“ Ne oldum dememeli, ne olacağım demeli” derdi rahmetli.

* * *

Ölüm cezası iyi ki Türkiye’de kaldırıldı...

Böylece pek çok yargıç ve savcı, ölüm cezası istemek ve bu cezaya hükmetmek gibi inanılmaz bir sorumluluktan kurtuldu.

* * *

Benim en büyük kusurlarımdan biri empati yeteneğimin/duygumun gereğinden fazla gelişmiş olmasıdır:

Bu yüzden hiç bir zaman iyi pazarlık yapamam, iyi bir müzakereci olamam; çünkü kendimi hep karşımdakinin yerine koyar, satışı, anlaşmazlığı onun gözünden görmeye çalışırım.

Ama yine de bu duyarlılığımdan çok şikayetçi değilim:

Çünkü empati yeteneğimin/duygumun fazla gelişmiş olması, akademik kariyerimde bana engel olmadı; tam tersine, hocalarımla ve öğrencilerimle ilişkimi geliştirmeme yardım etti.

Köşe yazarlığı konusunda ise daima dikkatli olmayı, toplumsal çıkarlarla ilgili olarak eleştirdiğim olayları ve konuları kişisel düzeyde almamaya dikkat etmemi sağladı.

Fakat bu özelliğim, bir konuda, iki yönlü olarak beni çok ama çok rahatsız ediyor:

Rahatsızlığımın bir yönü, istedikleri cezanın veya verdikleri kararın Evrensel Hukuka, İnsan Haklarına ve hatta Anayasa’ya ve yürürlükte olan yasalara dahî aykırı olduğunu bile bile insanları hapse yollayan savcı ve yargıçlar...

Öteki yönü de , bu açık ve belirgin haksızlık, hukuksuzluk ve adaletsizliklerle hapse atılan ve özellikle de, haklarında iddianame bile hazırlanmadan orada unutulan kişiler.

Kendimi bunları yapan savcıların ve yargıçların yerlerine koyduğum zaman, bilinçlerinin ve vicdanlarının nasıl git gide nasır bağladığını, nasıl militanlaştıklarını fark ediyorum ve çok korkuyorum:

Bu haksızlık, adaletsizlik ve hukuksuzlukları, ister korkudan, isterse menfaat için yapsınlar, kendilerince, vatan, millet, din, mezhep, tarikat, parti, aile gibi daha “yüce değerler” adına yaptıklarını iddia ederek rahatlıyorlardır herhalde!

Kendimi haksız, hukuksuz ve adaletsiz kararlarla hapiste yatanların yerine koyduğum zaman ise, yediğim yemekten, okuduğum kitaptan, seyrettiğim filmden, sevdiklerimle birlikte yaşamaktan, hatta sokaklarda dolaşmaktan bile utanıyorum; hayatım zehir oluyor!

* * *

Ey politikacılar:

Haksızlık, hukuksuzluk ve adaletsizliklere dayalı bir rejim kurmayın, böyle bir düzene alet olmayın.

Unutmayın ki, böyle bir düzen, sonunda döner, size de aynı haksızlık, hukuksuzluk ve adaletsizlikleri yapar!

Ey savcılar ve yargıçlar:

Politikacıların emrine girmeyin, haksızlık, hukuksuzluk ve adaletsizliklere alet olmayın.

Unutmayın ki, politikacılar, politikalar değişir, siz de aynı yanlışların kurbanları olursunuz!

DİREN HUKUK DEVLETİ...

DİREN ADALET...

DİREN DEMOKRASİ!


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 20 Mayıs 2019

Valid HTML 4.01 Transitional