Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

MUHARREM İNCE'NİN DEMOKRASİ YONTAN ÇAKISI
 

CHP'nin "Ortak aklı", Kılıçdaroğlu'nun gerçek demokrat kimliği ile bütünleşince, 24 Haziran/8Temmuz için harika bir Cumhurbaşkanı adayı çıkardı:

İktidarın yıllarca kullandığı türban mağduriyeti kozunu "Yahu benim kız kardeşim 40 yıldır başörtülü. İnsan kız kardeşinin başörtüsüne el uzatır mı?" diyerek, AKP'nin elinden alması...

Erdoğan'ın toplumu kin ve nefret bazında ayrıştırarak kendi taraftarlarını konsolide etmek çabasını, "Devri sabık yaratmayacağız", "Ben bağımsız tarafsız adil bir yargı düzeni kurarım. O da sonra beni de yargılayabilir, Erdoğan'ı da" diyerek boşa çıkarması...

Sadece Demokrasiyi değil, tüm toplumdaki tüm hak ve adalet duygularını çürüten yargıdaki yozlaşmayı "Ben Cumhurbaşkanı olduğumda, bir toplantıya gittiğimde ayağa kalkmayan yargıçlar istiyorum. Çay toplayan düğme ilikleyen yargı istemiyorum." diyerek dile getirmesi...

Cumhuriyetçiliği, Demokratlığı ve Atatürkçülüğü...

Öğretmen olarak, eğitim sorununa eğilişi ve gençlere ilişkin vaatleri...

Kürt sorunu ve ekonomik sorunlar karşısında önerdiği çözümlere ilişkin yol haritaları...

"Gariban" bir halk çocuğu olması...

Zekâsı ve hazırcevaplığı...

Barışçı ama enerjik bir biçimde Parlamenter Demokratik Sisteme sahip çıkışı...

Türkiye'nin yüz yıla yaklaşan, Osmanlı ile birlikte iki yüz yılı aşan Demokrasi arayışında, yeniden umutları çiçeklendirdi.

* * *

Bir çakı var Muharrem İnce'nin cebinde...

Kaba saba Tek Adam Yönetimi ideolojisinden, ince bir çağdaş Demokrasi yontmaya çalıştığı bir çakı...

Bakın onun öyküsünü kendisi nasıl anlatıyor:

"Bundan yaklaşık 110 yıl önce. Rize'den Hüseyin diye bir genç adam Yemen'e gider.

Hüseyin Yemen'den Mekke'ye gelir, hacı olur. Resmi kayıtlardaki adı da Hacı Hüseyin olur.

Mekke'den sonra gelir Rize'ye ayakları yara içindedir.

Çanakkale'ye asker toplanmaktadır, ayakları yara olduğu için harbe almazlar.

2 ay sonra ayakları iyileşir. "Ben de gideceğim" der. 4 çocuğunu öper, iskeleye iner.

Büyük çocuğu uyanır, "Kardeşlerim" der, "Babamız gidiyor".

Babalarının yanına giderler, o der ki "Ben savaşa gidiyorum".

Hepsine hediye verir, en küçük kızına kalmaz. Ona da çakısını verir.

O küçük kız o çakıyı 92 yıl taşır:

O küçük kız çocuğu benim anneannem. Hacı Hüseyin benim annemin dedesi.

O çakı da bu çakı!"

* * *

Muharrem İnce'nin gözler yaşartan bu öyküde anlattığı "Demokrasi yontan çakısı":

"Yerlidir, millidir", yurtseverdir, kahramandır...

Vefanın, sevginin, ailenin, insanın, vefakâr ve cefakâr Anadolu halkının, Bağımsızlık ve Demokrasi için dökülen kanların simgesidir"...

DİREN DEMOKRASİ:

BU HALK SANA, SEN BU HALKA LAYIKSIN!


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 15 Temmuz 2019

Valid HTML 4.01 Transitional