Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

BAĞIMSIZ YARGI, TAHLİYE BEKLERKEN
 

Bugün Cumhuriyet mensuplarının duruşması var:

Hani şu pizza ısmarladıkları, tatil rezervasyonu yaptırdıkları, evin parkelerini tamir ettirdikleri kişilerle yaptıkları temaslar üzerinden, terör örgütü ilişkileri veya destekleri olduğu iddia edilen...

Kendisi terör örgütü üyeliğinden müebbetle yargılanan bir savcı tarafından başlatılan davayla yargılanan...

Aralarında, tutuklanacağını bilerek ülkeye dönen ama başka sanıklar tahliye edildiği halde, tutukluluğu devam ettirilen avukatAkın Atalay'ın, gazetecilikten başka işi gücü olmayan Murat Sabuncu'nun ve daha önce FETÖcüler tarafından hapse atılan ama şimdi FETÖcülerle mücadele ettiklerini söyleyenler tarafından da tutuklanan Ahmet Şık'ın da olduğu Cumhuriyet mensuplarının.

* * *

Tam bu sırada Cumhurbaşkanı ve Adalet ve Kalkınma Partisi Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan şu cümleleri sarf ettiği bir konuşma yaptı:

" Hakkı vermekle hakkı gasp etmek arasındaki denge öylesine hassastır ki bunu sağlamak için çok çalışmak çok fedakarlık yapmak gerekir".

Bununla da yetinmedi:

" 'Zalimi üzerine düşen görevi yapmayan' olarak tarif eden Hz. Mevlana'nın anlayışında adalet dağıtmayan savcı ve hakim de zalimler sınıfına giriyor" diyerek savcı ve hakimlerin yaptıkları zulme değindi.

Daha sonra adalet mekanizması ile devlet yönetimi arasındaki ilişkiye de vurgu yaptı:

" Devleti yönetenlerin yaptığı adaletsizlik hukuk yoluyla telafi edilirken yargının sebep olduğu adaletsizliğin telafisi yoktur" dedi.

En sonunda da şu vurucu cümleleri söyledi:

"Bir ülkede halk bunalmış, ellerini semaya açarak adalet çığlığı atar hale gelmişse oradaki yargı sisteminde bir sorun var demektir.

Adaleti kaybettiğimizde her şeyimizi kaybedeceğimizi de bilmek zorundayız.

Hukukun üstünlüğüne büyük önem veriyoruz."

* * *

Bu sözler, adalet dugusunun Birinci Silivri Davaları döneminde, şimdi "Fethullah Gülen Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması", FETÖ/PDY denilen, o zamanki "Fethullah Gülen Hocaefendi Hazretlerinin Cemaati" ile birlikte, Erdoğan/AKP iktidarı tarafından yerle bir edildiği ülkemizde...

Yani, 12 Eylül 2010 ve 16 Nisan 2017 Halkoylamalarıyla, yargı bağımsızlığının yok edildiği Türkiye'de söylendi!

Bu sözleri, resmi açıklamalara göre 4 bin 238 hakim ve savcının görevden alındığı, adli ve idari yargıdan 2 bin 417 hâkim ve savcının tutuklu bulunduğu bir ülkenin halkı dinledi.

(Elbette mahkemeleri düzenleyen ve denetleyen Yüksek Yargı da bu ihraç ve tutuklamalardan bağışık değil: Resmi açıklamalara göre, Yargıtay'dan 104, Danıştay'dan 41, Anayasa Mahkemesi'nden 2, HSYK'dan 3 hakim ve savcı tutuklu.)

* * *

Kulaklarımızda "Adalet dağıtmayan savcı ve hakim de zalimler sınıfına giriyor" sözleri...

Gözlerimizin önünde "Ellerini semaya açarak adalet çığlığı atar hale gelmiş bir halk" görüntüsü...

Aklımızda "Yargının sebep olduğu adaletsizliğin telafisi yoktur" gerçeği...

Belleğimizde yuvaları yıkan, insanların ölümüne yol açan, haksızlık, hukuksuzluk ve adaletsizlikler...

Tutuklu Cumhuriyet mensuplarının tahliye kararlarını bekliyoruz!


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 18 Kasım 2019

Valid HTML 4.01 Transitional