Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

SORUMLU KİM?
 

Ilıcak ve Altan kardeşler ile üç sanık, 15 Temmuz 2016 Kalkışması sorumluları olarak ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırıldılar.

Acaba bu "Kalkışma"nın, daha doğru bir deyişle "Askeri darbe girişimi"nin asıl sorumluları, hukuk diliyle "asli failleri" gerçekten onlar mıydı?

* * *

Herhangi bir toplumsal ya da siyasal olay, hele hele bir darbe ya da bir darbe girişimi, kendiliğinden ve aniden ortaya çıkmaz:

Bütün toplumsal ve siyasal olaylar gibi, onlar da belli birikimlerin, oluşumların ve süreçlerin sonucu olarak, yavaş yavaş hazırlanır ve ortaya çıkarlar.

15 Temmuz darbe girişimi de hiç kuşkusuz, şimdi artık Fethullah Gülen Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması, FETÖ/PDY denilen ama bir zamanlar "Muhterem Hocaefendi Hazretleri" diye Erdoğan/AKP iktidarı tarafından toz kondurulmayan, Fethullah Gülen Cemaati'nin yıllar içinde devlet içine yerleşmesinin, özellikle de Türk Silahlı Kuvvetleri'nin, TSK'nın, kritik mevkilerine sızmasının bir sonucu olarak ortaya çıktı.

Peki, FETÖ/PDY'yi, devletin içine sızdıran, özellikle de TSK'nın kritik makamlarına yerleştiren, bu arada, bir suikast yalanı üzerine bütün gizli bilgilerin saklandığı "Kozmik Oda"ya zorla sokanlar kimdi?

Birinci Silivri Trajedileri sırasındaki davalarda, subaylara kumpaslar kurulur, TSK'nın komuta kademeleri tarumar edilirken bu süreçlere destek verenler kimdi?

Arkalarında siyasal destek olmasaydı, Silivri davalarında, hakkın, hukukun, adaletin bu denli ırzına geçilebilir miydi?

TSK'daki tayin ve terfileri kim düzenledi, kim hakkı olanların önlerini keserken, FETÖ'cüleri hızla general yaptı?

Bütün bunları siyasal iktidar yapmadı mı?

Bu sürecin asıl sorumlusu yani "asli faili" siyasal iktidar değil mi?

* * *

Peki bu sürecin medya ayağı neler yaptı?

Kamuoyunu, Erdoğan/AKP ile Fethullah Gülen Cemaati'nin KARDEŞ olduğuna, bu "KARDEŞLERİN" Türkiye'yi "demokratikleştirdiğine" inandırmaya çalıştı:

Televizyon ekranlarında (en hızlısı da benim karşımda) "Cemaat ve tarikatların sivil toplum örgütü olduğu" safsatasını hararetle savundu.

"Askeri vesayet tasfiye ediliyor", "Türkiye bağırsaklarını temizliyor" "Kurunun yanında yaş da yanar" diye, TSK konusunda yapılan bütün haksızlık ve hukuksuzluklara destek verdi.

Üniversitelerin değerli yöneticileri darbecilikle suçlanıp hapsedilirken alkış tuttu.

* * *

Demokrasiyi yozlaştıran bir siyasal ve toplumsal oluşumun arkasındaki asıl güç, ona öncülük eden, onu fiilen yönetime egemen kılan siyasal odak, yani iktidar değil midir?

Medya tetikçileri, bu siyasal ve toplumsal oluşumu uygulayan siyasal iktidarın dalkavukları olarak, ancak ikinci derecede sorumlu değiller midir?

* * *

Sanıyorum, son müebbet kararlarının kamuoyu vicdanında büyük tartışmalara yol açması, 15 Temmuz Kalkışması'na girişenleri bu güce ERİŞTİREN siyasal sorumlular yerine, onların bu noktalara taşınmalarına DESTEK VEREN medya tetikçilerinin cezalandırılmasından kaynaklanıyor.

Ayrıca, medya mensuplarının, DOĞRUDAN 15 Temmuz Kalkışması SORUMLULARI olarak cezalandırılmaları da, kararın, haksızlık ve hukuksuzluk açısından, kamuoyu vicdanını rahatsız eden başka bir tartışmalı yönüne işaret ediyor!


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 4 Kasım 2019

Valid HTML 4.01 Transitional