Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

YÜKSEK SEÇİM KURULU, YSK, BİR ÇETE Mİ?
 

Türkiye'nin kaderi 2019'da yapılacak seçimlere bağlı:

Ya Parlamenter Demokrasi ya Tek adam Diktatörlüğü!

Aslında "gerçekten Demokratik olan bir rejimde" böyle bir seçeneğin bulunmaması gerekirdi:

Gerçek Demokratik Rejim, kendisini tahrip edecek bir seçeneği sandığa götürmez, götüremez...

Örneğin bir başkan veya başbakan adayının ömür boyu yöneticilik yapması önerilemez, oylanamaz...

Örneğin, Belediye Meclisi Üyelerinin bile aday olmak için görevlerinden istifa etmeleri gerekirken Başbakan, görevinden istifa etmeden Cumhurbaşkanı adayı olamaz...

Örneğin, yasanın açık hükmü olduğu için, mühürsüz zarflar ve mühürsüz oy pusulaları geçerli sayılamaz...

Örneğin tarafsız olarak seçilmiş ve tarafsızlık yemini etmiş bir cumhurbaşkanı bütün genel seçimlerde sürekli olarak iktidar partisi adına propaganda yapamaz...

Örneğin, bir iktidar Olağanüstü Hal, OHAL ilan ettikten sonra, OHAL'in ilan ediliş nedenleriyle ilgisi olmayan Kanun Hükmünde Kararnameler, KHK'lar çıkaramaz!

Ama Türkiye'de bütün bunlar oldu, oluyor:

Ne yazık ki, bütün bu gariplikler, Anayasa Mahkemesi, AYM'nin ve Yüksek Seçim Kurulu, YSK'nın hukuka ve Anayasa'ya aykırı kararları yoluyla gerçekleştirildi.

En sonunda da, 16 Nisan 2017'de Parlamenter Demokratik Rejimi bitiren, Tek Adam Diktatörlüğünün temellerini atan, "Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi" denilen bir ucubeyi zorla, gayri meşru ve yasalara aykırı bir biçimde dayatan bir Halkoylaması sonucu üretildi.

Bu dayatmanın arkasında Yüksek Seçim Kurulu ve onun, Fethullah Gülen Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması, FETÖ/PDY ile ilişkili olduğu iddiaları resmi belgelerdeki itirafnamelerle kayda geçmiş olan Başkanı ve Başkan üzerinde bu nedenle oluşturulduğu ileri sürülen siyasal tehditlere dayalı baskı iddiaları var!

Bakın Kemal Kılıçdaroğlu, 16 Nisan 2017 Halkoylaması ve YSK konularında neler diyor?

"Hayır oyları evet oylarından fazlaydı. Bizi orada hayal kırıklığına uğratan YSK'nın yasalara aykırı tavrıydı. Açıkça yasalara aykırı bir karardır. Bizi hayal kırıklığına uğratan, yasalarda yer alan bir hükme, ki biz ona emredici hüküm diyoruz, açıkça aykırı karar almasıydı.

Hangi gerekçeyle böyle bir karar alındı bu henüz aydınlığa kavuşmuş değil. Orada hâlâ belirsizlikler var.

Ben YSK'daki tüm üyeleri, biri hariç, çete ilan ettim.

Bunları, 'YSK içinde yuvalanmış bir grup çete,' diye tanımlamıştım. Ona çok alındılar. 'Hakimlere siz nasıl çete dersiniz,' diye tepki gösterdiler.

Birden fazla kişinin bir araya gelip yasadışı bir iş yapmaları onların çete olduğunu gösterir.

Yasadışı işlem yaptılar mı, yaptılar. Kanuna aykırı mı, evet aykırı. Birden fazla kişiler mi, evet birden fazla kişiler. O zaman onlar bir çete. Maalesef böyle bir durum ortaya çıktı." (Makbule Cengiz, Umut Hep Var, Kemal Kılıçdaroğlu'yla Söyleşi, Kırmızı Kedi Yayınevi, İstanbul, 2017, s. 71)

* * *

Bu arada çıkarılan yeni bir yasa ile, Kılıçdaroğlu'nun "çete iddiasını" sineye çekerek suskun kalan YSK üyelerinin görev süreleri, 2019 seçimlerini de kapsayacak biçimde güvenceye kavuşturuldu.

(YSK başkan ve üyelerinin benim gözümden kaçan tepkileri olduysa veya şimdi söyleyecekleri şeyler varsa, sütunumun elbette kendilerine her zaman açık olduğunu anımsatmak isterim.)

DİREN HUKUK DEVLETİ...

DİREN DEMOKRATİK CUMHURİYET!


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 16 Eylül 2019

Valid HTML 4.01 Transitional