Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

BİR TARİHÇİ SOSYOLOJİYE SOYUNUNCA
 

İzmir'de çok geniş kapsamlı bir araştırma için ABD'den fon bulan Şerif Mardin bana "Bu fon için başvurduğumda 'Bu tarihçi toplumsal araştırma mı yapacak' diye kuşkuyla baktılar" demişti.

Gerçekten de Şerif Mardin'in başarısı ve ünü, son dönem Osmanlı üzerindeki tarihçiliğinden kaynaklanıyordu.

Genç Osmanlılar, Jön Türkler, İttihat Terakki, onun Türkiye'nin siyasal tarihine önemli katkılar yaptığı konulardır.

* * *

Amerikan Üniversiteleri, Ortadoğu'yu genellikle disiplinler arası, özgün bir bölge olarak ele alıirlar.

Özellikle Ortadoğu bölgesinden giden akademisyenler de genellikle bu "Ortadoğu Merkezlerinde" çalıştıklarından, belli bir disiplinin yeterli birikimini almadan "Ortadoğu Uzmanı" olurlar.

Şerif Mardin böyle genel bir bölge vurgusuyla değil, Tarih disiplini içinde yetişmiş bir bilimciydi ama Sosyolog değildi, formel sosyoloji eğitimi yoktu.

Dolayısıyla Sosyoloji ile olan ilişkisi ancak bir "Ortadoğu uzmanı" seviyesinde, genel düzeydeydi.

Topluma bir Toplumbilimci yaklaşımı, birikimi ve gözüyle değil, bir tarihçi gözüyle ve bilgisiyle bakardı.

* * *

Amerikan Toplumsal Bilimlerinin son dönem yani 20/21. Yüzyıl katkıları, genellikle Kıta Avrupası Toplumsal Bilimlerinin 19 ve 20/21 yüzyıl kuram ve araştırmalarının yeni kavramlaştırmalar ve dolayısıyla yeni terminoloji ile ifadesi ve saha araştırmaları ile irdelenerek geliştirilmesi üzerine dayalıdır.

Aslında bu yeniden yapılan kavramlaştırmalar ve terminoloji icatları, özellikle saha araştırmaları ile de desteklendiğinde, akademisyenlerin önünde hiç de azımsanmayacak yeni ufuklar da açmıştır ama...

İnsanlığın tutum ve davranışlarında, yeni teknolojinin getirdiği yeni tutum ve davranış biçimleri dışında, pek de temel bir değişme olmadığı düşünülürse, bunların bir bölümü zaten bildiğimiz gerçeklerin yeniden başka terimlerle ifadesi biçiminde ortaya çıkar:

* * *

Şerif Mardin 'in Said Nursi çalışması işte yukarda belirttiğim bu iki genel eğilimi de yansıttığı için:

1) Sosyolojinin temel kavramlarından yoksun, yüzeysel ve bu nedenle de yanlış bir gözlem ve varsayım üzerine oturtulmuştur.

2) Kullandığı kuramsal çerçeve, yani Turner'ın paradigması, zaten Sosyoloji'nin artık alfabesi haline gelmiş olan "Toplumsal Değerler" ve "Toplumsal Değerlerimizin Kaynağı olarak din ve gelenekler" konularının,Durkheim'den beri "Toplumsal bilinç/vicdan" denilen, Parsons'un "Toplumsal Kurum" diye adlandırdığı olgu ve mekanizmaların yeniden farklı bir terminolojiyle dile getirilmesinden başka bir şey değildir.

3) Sonuç olarak Şerif Mardin'in Said Nursi kitabı:

a) Osmanlı'dan Cumhuriyete geçişte, din konusunda yanlış kabul/varsayım ve gözlemlere dayalı olduğu için...

b) Sosyolojinin "Birincil İlişki" "İkincil İlişki" kavramlarını ve toplumsal karşılıklarını bilmediği için...

Turner'in kavram ve terimlerini kullandığından dolayı yeni bir şey söylüyormuş izlenimi vermesine karşın, hem söylediğinde hiç bir yenilik yoktur, hem de vardığı sonuçlar yanlıştır!

Ayrıntılar gelecek yazıya.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 18 Kasım 2019

Valid HTML 4.01 Transitional