Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

NURİYE VE SEMİH ÖLMEMELİ!
 

Türkiye'de Adalet, Demokrasi ve İnsan Hakları için bir şeyler olmaya, insanlar nihayet, yasal haklarını kullanarak, barışçı yöntemlerle DİRENMEYE başladı..

Bir yandan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara'dan yola çıktı, ADALET için, gittikçe artan siyasal ve toplumsal bir destekle yürüyor...

Kamuoyu liderleri, bildiriler yayınlayarak AKP-Erdoğan iktidarının yol açtığı haksızlık, hukuksuzluk ve adaletsizliklerin düzeltilmesini istiyor...

Nuriye ve Semih'in DİRENİŞİ topluma mâl oluyor.

* * *

Kılıçdar'ın (dalkavuk kanal ve gazetelerin "İstanbul Yürüyüşü" diye saptırmaya çalıştıkları) ADALET YÜRÜYÜŞÜ'ne, konaklama yerlerinde suların kesilmesi, gübre dökülmesi, yola kurşun bırakılması gibi kışkırtmaların yapıldığı bir sırada...

Bir araya gelmeleri pek de beklenmeyen, karşıt görüşlere sahip bir takım yazarlar, düşünürler, sanatçılar, İnsan Hakları Savunucularının da aralarında bulunduğu aydınlar, aynı bildirinin altına imza atarak, açlık grevi yapan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça 'nın haklarını savundular!

Bu bildiri ile Adalet Yürüyüşü'ne yapılan provokasyonların artması da aynı zamana rastladı:

Çünkü iktidar güçsüzleştikçe Demokrasiyi, Adaleti ve İç Barış'ı zedeliyor; Demokrasi, Adalet ve İç Barış zedelendikçe tepkiler artıyor; tepkiler arttıkça kışkırtmalar tırmanıyor!

* * *

KHK ile atıldıkları işlerine geri dönebilmek için 100 günü aşkın bir süredir açlık grevi yapan ve açlık grevi yaptıkları için tutuklanmış olan akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça için yetkililere yapılan çağrının gazetelerde yayınlanan metni şöyle:

Nuriye Gülmen

ve

Semih Özakça

OHAL kararnamesi ile işten atılan

beş bin akademisyen, elli bin öğretmen ve

yüz elli bin çalışandan

yalnızca ikisi.

İşe geri dönme talebiyle açlık grevine gittikleri için

cezaevine atıldılar.

111 gündür açlar.

Nuriye ve Semih ölmesin.

Çalışma hakları geri verilsin.

Okullarına dönebilmeleri ve hayatlarına devam edebilmeleri için

devletin gereken adımları atmasını istiyoruz.

Adalet ve demokrasi bunu gerektirir.

* * *

Bu bildiri hiç kuşkusuz toplumun en azından yarısından biraz fazlasının, milyonların duygu ve düşüncelerini yansıtıyor.

Kılıçdar'ın ADALET YÜRÜYÜŞÜ de, toplumda yükselen bu Demokrasi, Adalet ve Barış talebinin dışa vurumundan başka bir şey değil...

Bu yürüyüş, elbette, Nuriye ile Semih'e yapılan haksızlık, hukuksuzluk ve adaletsizliği de protesto ediyor.

O nedenle Nuriye ve Semih'e "Canınız bahasına savunduğunuz haklarınıza, yüzbinler, milyonlar yürekten destek veriyor, onbinler yürüyerek sahip çıkıyor; lütfen artık ölüm orucunu bırakın; mücadelenizi canlı olarak sürdürmeniz bu topluma umut verecektir!" diye sesleniyorum...

Çünkü onların, iktidarın hiç önem vermediği ve duyarsız olduğu, hak, hukuk, Adalet, Demokrasi ve Barış uğruna, canlarını feda etmelerini değil:

"DİREN ADALET

DİREN DEMOKRASİ

DİREN BARIŞ"

Diye haykırarak topluma öncülük etmelerini...

Yaktıkları direniş meş'alesini, umut ateşine dönüştürmelerini...

İnsan Hakları mücadelesini, bugün hepimizin yüreğimizi ağzımıza getiren, sergiledikleri o azimli tutum ve davranışla, sürdürmelerini diliyorum!


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 4 Kasım 2019

Valid HTML 4.01 Transitional