Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

KILIÇDAROĞLU'NUN "UZUN YÜRÜYÜŞÜ" - 1
 

Kılıçdaroğlu'nun dün Ankara Güven Park'tan başlayan "Uzun yürüyüşü" için uzun bir yazıya başlarken:

"Adalet mülkün temelidir" özdeyişindeki "mülk" sözcüğü "Devlet" anlamına gelir:

Çünkü Osmanlı İmparatorluğu, Osmanlı ailesinin "mülküdür"!

Bu "mülk" kelimesinin "Devlet" anlamına geldiğini vurgulamak çok gerekli:

Hem adalet kavramının önemini belirtir, hem de din/tarım imparatorluklarının aslında "Aile mülkü" olduğunu anımsatır.

Osmanlı İmparatorluğu'nun Osmanlı ailesinin mülkü olduğunu bilmeden:

Ne kuruluş döneminde, öteki Türk Beylikleriyle olan savaşları ve Bizans'la olan ittifakları...

Ne Yıldırım Beyazıt ile Timur arısındaki Ankara savaşının niye kaybedildiğini...

Ne Fatih Sultan Mehmet'in bir "Beylikten" bir "İmparatorluğu" nasıl yarattığını...

Ne İmparatorluğun neden çöktüğünü...

Ne de Batılılaşma çabalarının niçin saraydan başlatıldığını anlayabilirsiniz!

İşte Kılıçdaroğlu'nun "Uzun yürüyüşü", Cumhuriyet'in Osmanlı'dan devraldığı bu "Mülkü" yani "Devleti" kurtarmayı amaçlıyor!

* * *

Osmanlı'nın, Fatih Sultan Mehmet'ten sonra, Roma'nın devamı olarak "Dünya İmparatorluğu" olduğu dönemde "Zamanın Ruhuna" uygun "Adalet", Batı'da Tanrının ve İmparatorun (Kilisenin-Engizisyonun), Doğu'da Allah'ın, Sultan'ın (Şeyhülislam'ın-Kadının), Adaleti idi.

Endüstri Devrimiyle "Zamanın Ruhuna" uygun "Adalet", Tanrıdan ve yöneticiden bağımsız mahkemelerin, pozitif hukuka dayalı adaleti oldu.

Osmanlı, Endüstri Devrimi'ni idrak edemediği ve izleyemediği için "Dünya İmaratorluğunu" İngiltere'ye kaptırdı, geriledi, çöktü, işgal edildi ve yok oldu.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları, Endüstri Devrimi'ni yaşamayan bir toplumda, Endüstri Devrimi'nin ürünü olan bir Devleti, Türkiye Cumhuriyeti'ni kurdular!

Ama Türkiye'de "Adalet", 1961-1971 arasındaki on yıllık istisnai dönem hariç, bir türlü yönetimden bağımsızlaşamadı...

1961 Anayasası ile bağımsız yargıya sağlanan güvenceler, 1971 ve 1980 askeri darbeleriyle yok edildi, yargı, 2010 halkoylaması ile iktidarın etkisine açık hale getirildi ve 2017 halkoylaması ile de bütünüyle siyasetin emrine verildi.

Oysa "Endüstri Devrimi"nin bile aşıldığı, "Bilişim Devrimi"nin yaşandığı günümüzde, "Zamanın Ruhuna" uygun "Adalet", artık dinden, siyasetten, iktidardan iyice bağımsızlaşmış, "Demokrasi ve İnsan Haklarının" güvencesi olmuştu.

* * *

Kılıçdaroğlu'nun "Adalet Yürüyüşü":

21. Yüzyıl Türkiye'sinde "Çağdaş devleti" özleyen...

"Zamanın Ruhunu" yansıtan...

"Demokratik rejimi" savunan...

Bir "Uzun yürüyüştür"!

DİREN ADALET...

DİREN DEMOKRASİ!


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 20 Mayıs 2019

Valid HTML 4.01 Transitional