Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

TRUMP KÜRESELLEŞMEYE KARŞI KOYABİLİR Mİ 4
 

Trump, üç konuda, ABD'yi Küreselleşme sürecinin dışına çıkarmaya niyetli olduğunu ifade etti:

Birinci olarak, serbest dış ticaret ve serbest sermaye hareketlerini, korumacı bir milli ekonomi anlayışıyla sınırlamak ve kısıtlamak istiyor.

İkinci olarak, ilk ağızda Müslümanlara ve Meksikalılara yönelik görünen ama arkasında bütün göçmenlere yönelik bazı planların olduğu anlaşılan önlemlerle, Amerika'yı göçmenlere kapatmak istiyor.

Üçüncü olarak dünyadaki ve elbette özellikle Ortadoğu'daki Amerikan askeri varlığını azaltmak niyetinde görünüyor.

Bunları yapabilir mi?

* * *

Amerikan ekonomisinin Neo-Keynesien korumacı önlemlerle yönlendirilmesi, Çin ile olan simbiyotik (ortak yaşam) yapısı nedeniyle pek olanaklı görünmüyor.

Bilindiği gibi artık ABD'de tüketilen malların neredeyse tümü Çin'de üretiliyor...

Amerikalılar Çin'de ucuza üretilen bu mallarla refah ve bolluk içinde yaşıyor...

Bunun sonunda ABD ile Çin arasındaki dış ticarette, Amerika büyük açık veriyor, ama Çin, ABD'den kazandığı parayı yine Amerikan senetlerine yatırdığı için, bu düzen mutlu bir biçimde devam ediyor.

Nitekim son finans krizinde Çin fonlarının yatırıldığı Fannie Mae ve Freddie Mac hemen kurtarılmışlardı.

Büyük otomotiv devlerinin kurtarılması (Detroit) ise zaten Obama döneminde başlamıştı ve verilen destek, Küresel ekonominin kurallarına uygun olarak yönetiliyordu.

ABD/Çin simbiyotik ilişkisi bozulmadan Trump'ın Neo-Keynesien önlemlerle ekonomiyi korumacı bir yapıya kavuşturması biraz zor görünüyor.

Dünya dengeleri açısından Çin ile bir askeri çatışmadan söz edilmesini ise anlamak, en azından şimdilik olanaklı değil.

* * *

Göçmen sorunu ise Amerikan toplumunun temel bir niteliğini ilgilendiriyor:

ABD bir göçmenler ülkesi...

Enerjisini, dinamizmini göçmenlerden alıyor.

Nitekim Başkan seçilmeden önce Trump da "Ülkeye katkıda bulunan, iş yaratan kişileri yaratan, başarılı göçmenlerden" söz ediyordu...

Ama şimdi baş stratejisti olan, kültürel ırkçılık yapan, faşist eğilimli Steve Bannon, buna bile, bir "kültür sorunu var" diyerek karşı çıkıyordu. (The New Yorker, "The Trump Administration's Dark View of Immigrants" By Benjamin Wallace-Wells, February 2, 2017)

Tam da yedi İslam ülkesinden gelenlere uygulanan yasağın Federal Mahkeme tarafından kaldırıldığı şu günlerde:

Beyaz Saray'da dolaşan dedikodulara göre, ülkede çalışma iznine sahip olan göçmenlerin bile "yararlı olup olmadıkları" ve "yasal statüleri" konularında yeniden ve periyodik olarak değerlendirmeye tabi tutulacaklarına ilişkin yeni bir başkanlık kararnamesinden söz ediliyor.

Öyle anlaşılıyor ki, Trump'ın şimdilik sadece Meksikalılara ve Müslümanlara karşı gibi görünen, ama çok daha derin temelleri olduğu anlaşılan göçmen karşıtı politikası, Amerika'nın temel kültürel ve siyasal değerlerine aykırı bir çizgi izleme eğiliminde ama, daha şimdiden mevcut yasal ve anayasal güvencelere de toslamış durumda.

Gelecekte bu sorunların daha da artması beklenebilir.

* * *

Trump'ın en büyük hareket serbestliğine sahip olduğu alan, hiç kuşkusuz ABD'nin dünyadaki, özellikle de Ortadoğu'daki askeri varlığının azaltılması.

Bunu kolaylıkla yapabilir gibi görünüyor...

Ama Pentagon'a, "Bana bir ay içinde Suriye ve Irak'ta IŞİD'i bitirme planı getirin" emrini veren bir Başkan olarak bu hedefi ne kadar gerçekleştirmek yolunda, doğrusu insan kestiremiyor.

Üstelik bir de Pentagon'un ve "askeri/endüstriyel çekirdeğin" muhalefeti ortaya çıkabilir!

* * *

Trump'ın bu üç konuda da atacağı adımlar tüm dünya ile birlikte Türkiye'yi de büyük ölçüde etkileyecek.

Ama Türkiye'nin doğrudan ve çok hızla etkileneceği en önemli konu, ABD'nin Irak ve Suriye politikası:

Trump, buralardan çekilmeyi ve Türkiye'yi kendi yerine vurucu bir güç olarak kullanmayı düşünürse, yandık demektir!

Ayrıca, Türkiye'nin sınırlarını da aşan bölgesel Kürt devleti meselesi ve buna bağlı olan, terör, savaş gibi saçaklanmış sorunlar, Trump'ın izleyeceği Ortadoğu politikasını Türkiye bakımından hayati öneme sahip bir noktaya taşıyor...

Dilerim ilişkilerdeki sorunlar, Türkiye'nin iyice aleyhine sonuçlar vermez!


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 21 Ocak 2019

Valid HTML 4.01 Transitional