Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

TERÖR NASIL ÖNLENİR
 

1984'te ilk PKK eylemleri başladığından beri...

Söylemekten dilimde tüy bitti...

Yazmaktan mürekkebim tükendi:

"Bir terör örgütü, dış ülkelerden, özellikle de komşulardan destek görüyorsa, ayrıca tutarlı bir etnik, mezhepsel veya siyasal ideolojiye sahipse, onunla başa çıkmak çok zordur!"

* * *

Türkiye'nin başı etnik terörle belada...

Ne yazık ki 14 yıllık AKP iktidarı bu terörü önleyecek iç ve dış önlemleri almakta başarılı olamadı.

Bir uçtan öbür uca savrulan, sürekli değişen iç ve dış politika söylem ve eylemleri, bu terörü besledi, büyüttü...

Şimdi de bu terör, rejim değişikliğinin gerekçesi olarak kullanılmak isteniyor:

Sanki Parlamenter Rejim değiştirilip, tek adam yönetimini öngören, adına "Cumhurbaşkanlığı Rejimi" denilen "Türkiye'ye Özgü Başkanlık Rejimine" geçilirse, terör hemen bitecek!

Oysa bu terör belasını, fiilen uygulanan bu tek adam yönetiminin yaptığı hataların besleyip büyüttüğü yadsınamaz bir gerçek; en canlı örnek Suriye olayında yaşandı ve yaşanıyor.

* * *

"Ortadoğu'nun istikrarsızlaşması, Türkiye'yi de etkiler, terörü tırmandırır" diye kırk defa söyledik, yazdık...

"Ortadoğu'daki devlet yapılarını güçsüzleştirmek, Türkiye'yi olumsuz etkiler" dedik!

Türkiye'deki etnik terörün, Suriye gibi, Irak gibi, İran gibi komşu ülkelerle olan yakın ilişkileri herkesin malumu:

Bu ülkelerle ters düşen politikaların doğrudan doğruya ülkemizdeki terörü tırmandırıcı etkisini kestirmek için kâhin olmaya gerek yok.

Ayrıca eski Esad, yeni Esed, kendisine karşı olumsuz politikalar uygulamak üzere hazırlanan Türkiye'yi bu konuda açıkça uyarmış, ülkemizi istikrarsızlaştıracak sonuçların ortaya çıkacağını belirtmişti.

Nitekim, Türkiye'nin Suriye politikası olumsuza dönünce ilk iş olarak Güney sınırımızı boşaltmış, bu bölgeyi Kürtlere terk etmişti.

Türkiye, Esad'a karşı savaşıyorlar diye önceleri Kürtlere destek de vermiş hatta, savaşa katılmaları için Kuzey Irak'tan gelenlerin Suriye'ye geçişine bile yardımcı olmuştu.

Amerika da, önceleri Esad'a karşı başlayan sonra IŞİD'e karşı dönen savaşta Kürtleri temel vurucu kuvvet olarak kullanmaya başlayınca, Türkiye'nin PKK ile aynı gördüğü PYD/YPG güçlenmiş ve sınırımızı kontrol etmeye başlamıştı.

Bütün bu kargaşa ortamında, Esad'a karşı savaşıyorlar diye IŞİD'i oluşturanlara da, bir süre "Öfkeli gençler" diyen Türkiye, şimdi Suriye'de birbiriyle savaşan her üç gücü de karşısına almış görünüyor:

Hem Esad'ı, hem IŞİD'i hem PYD/YPG'yi karşısına alan Türkiye, üstelik sınırını da tam kontrol edemediği için tırmanan terörle mücadelede zorlanıyor!

Nitekim Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, hepimizi yasa boğan Dolmabahçe katliamını yapan teröristin Suriye'den geldiğini açıkladı.

Üstelik artık karşımızda sadece Suriye'deki üç güç değil, birlikte "idare edilmeleri" son derece zor olan ABD, Rusya ve İran da var!

* * *

PKK terörüyle mücadelede, iç politika kadar, dış politikaya da ağırlık verilmeli, özellikle komşulardan teröre verilen destek mutlaka, ama mutlaka önlenmelidir.

  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 9 Aralık 2019

Valid HTML 4.01 Transitional