Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

SARAY'A DA KARŞIYIM, TEK ADAM'A DA!
 

Tarih okurken, padişahların taht için kardeşlerini, evlatlarını boğdurmaları beni çok etkilemişti.

Çocuktum daha o zamanlar:

Mutlu bir aile yaşamı içinde, devlet nedir, iktidar nedir, iktidar hırsı nedir, devleti ele geçirmek ne demek, bilmiyordum...

Koskoca bir imparatorluğun bir ailenin "mülkü" olması ne demek, tam anlayamıyordum!

Ailemin sorunsuz dünyasında, sokakta oynayarak, denizde yüzerek, bahçede ağaçlara tırmanarak, arkadaşlarla erik ve at kestanesi savaşları yaparak, cam bilyelerle kafa-karış oynayarak, arta kalan zamanlarda da kitaplara gömülerek, keyif içinde, dünyayı, insanları tanımaya, geçmişi öğrenmeye çalışıyordum.

Annem, babam ve ağabeyim sayesinde elimin altında bulduğum Tarih Mecmuası ve Abdullah Ziya Kozanoğlu ile Feridun Fazıl Tülbentçi'nin kahramanlık romanları, tarih merakımı gıcıklamış, ciddi kitaplar da okumaya başlamıştım.

Kellesi vurdurulan sadrazamların öyküleri de beni çok etkiliyordu...

Bir yandan padişahlar tarafından kellesi alınan sadrazamlara acıyor, öte yandan saray entrikalarına, özellikle de kadınların iktidar hırslarına kurban giden evlatlara, kardeşlere, padişahların zulmüne akıl erdiremiyordum.

Ama "İyi ki böyle dönemlerde yaşamıyoruz" diye düşündüğümü ve "Cumhuriyet döneminde doğduğuma şükrettiğimi" çok iyi anımsıyorum.

* * *

Saray'a ve Tek Adam Yönetimi'ne karşıydım:

29 Nisan 1960'da Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde üzerimize doğrultulan polis tabancaları ve asker tüfekleri, 12 Mart 1971 ve 12 Eylül 1980 darbeleri ve bunları izleyen askeri yönetim dönemleri, benim zihnimde hep "geçici" kesintilerdi.

"Çoğulcu demokrasiyi", "çoğunlukçu baskı rejimi" olarak yorumlayan sağ iktidarlar döneminde de demokrasi umudunu, demokrasi için mücadele gücümü hep korudum...

Çünkü Saray'a ve Tek Adam Yönetimi'ne karşıydım!

* * *

Aslında ben, "Saray'a ve Tek Adam Yönetimi'ne karşıyım" derken, kendimi anlatmıyorum...

İnsan doğasının özgürlükçü yapısını ve tarih içinde, devlet yönetiminin evrimini vurguluyorum...

Osmanlı-Türk siyasal tarihini özetliyorum!

* * *

Devletin bir şahsın, ailenin mülkü olmasına hayır!

Saray yönetimine hayır!

Aile yönetimine hayır!

Kadınefendi, şehzade, sultan, gelin, damat entrikalarına hayır!

Tek adama hayır!

Askeri darbelere de sivil darbelere de hayır!

Yaşasın Cumhuriyet!

Yaşasın Demokrasi!

Yaşasın Hukuk Devleti!


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 20 Mayıs 2019

Valid HTML 4.01 Transitional