Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

CHP DEMOKRASİ İÇİN DİRENİYOR!
 

Bugün İzmir'de CHP'nin yine bir "Demokrasi mitingi" var:

"CHP Demokrasi için demokratik olarak direnmelidir" derken kastettiğim eylemlerden biri daha!

Keşke, böyle "Demokrasi mitingleri" yapmak için 15 Temmuz Kalkışması beklenmeseydi.

* * *

Kılıçdaroğlu, CHP'nin "Taksim Manifestosu"ndaki 10 madde ile yetinmiyor...

Geçen gün Ahmet Hakan'ı arayarak "15 Temmuz Kalkışması"ndan sonra iktidarın aldığı önlemlerle ilgili eleştiri ve önerilerini "Üç-dört kişi oturup devleti yeniden yapılandıramaz" diyerek dile getirmiş.

1 Ağustos tarihli yazıdan öğrendiğimize göre üzerinde durduğu ana noktaların bazı satır başları şunlar:

"DEVLET HEPİMİZİN: Eğer bu devlet hepimizinse... Bu devletin yeniden inşa edilmesinin yeri milletin oylarıyla seçilmiş Parlamento olmalıdır.

Üç-dört kişinin kimseyle konuşmadan, kimseye danışmadan devleti yeniden yapılandırması kabul edilemez."

"ORDUYA EL ATILMALI: Ordunun yeniden yapılandırılması şart. Ama bu iş, etki tepki ile olmaz. Nefretle olmaz. Güvensizlikle olmaz. Bilgi ve birikim ile değerlendirilir. Kültür, gelenek göz önünde bulundurulur.

Bir sabah kalkıp 'Bundan böyle şu şekilde olacak' denilerek bu iş olmaz. Oturup birlikte tartışmalıyız.

Parlamento devre dışı bırakılamaz."

"SONU TEHLİKE: 'Ben yaptım oldu' türü yaklaşımlar, daha tehlikeli süreçlerin başlamasına yol açar.

Yapılan hatalardan hiç ders alınmıyor. Tarih tekerrür ettiriliyor."

"DARBEYİ FIRSAT BİLMEK: Eğer siyasi partiler, demokrasinin vazgeçilmez parçasıysa... Siyasi partileri dışlayarak demokrasi mi olur?

Darbeden yararlanarak yeni bir devlet inşa etmeye kalkmak olmaz. Bu fırsatçılığa girer.

Bu Meclis, Kurtuluş Savaşı'nı yürütmüş bir Meclis'tir. Devletin yeniden inşasını mı yapamayacak?"

"KONSENSÜS ZEHİRLENİYOR: Türkiye'de bütün siyasi partiler darbeye karşı çıktı. Sivil toplum karşı çıktı. Sendikalar karşı çıktı. Çok olumlu bir hava doğdu.

Şimdi darbeye karşı çıkan toplumun tüm kesimlerini dışlayarak devleti yeniden şekillendirmeye kalkışıyorlar. Bu çok olumlu havayı, çok olumlu atmosferi zehirler."

* * *

Hiç kimse tarihsel ve siyasal süreçleri, gerçekleri inkâr etmeye kalkmasın:

Türkiye'yi 15 Temmuz'da uçurumunun kenarına getiren siyasal iktidar, Erdoğan-AKP iktidarıdır:

Bizzat Erdoğan dün "Bundan dolayı Rabbime ve milletimize verecek hesabımız var. Rabbim bizi affetsin" demiştir!

Daha önce örgütlenmeye ve devlete sızmaya başlamış ve 12 Eylül 1980 askeri darbesi ile büyük bir ivme kazanmış olsa da, FETÖ'yü, devletin içine iyice yerleştiren, darbeye cesaret edebilecek konuma taşıyan esas faktör, Erdoğan-AKP iktidarının, ana ekseninde Silivri davalarının yer aldığı, eylem ve söylemlerdir.

Bütün bu süreç sırasında Erdoğan-AKP iktidarı, kendinden olmayan ne kadar demokratik kesim varsa, hepsini yabancılaştırmış ve düşmanlaştırmıştır...

Ama 15 Temmuz Kalkışması sırasında görülmüştür ki, bütün bu muhalif kesimler, demokratik rejimi korumak için tavır almışlardır...

Parlamenter Demokrasi sayesinde bulunduğu yere gelen Erdoğan-AKP iktidarı, bu rejimi yozlaştırmaktan kaçınmalı, tam tersine Parlamenter Demokrasiyi geliştirerek sağlamlaştırmalıdır.

Şimdi Kılıçdaroğlu bugüne kadar yapılan hataların tekrar edilmemesi için siyasal iktidarı uyarıyor.

Dilerim onun Demokrasi adına dile getirdiği, aklıselim sahibi herkesin katılacağı bu öneriler dikkate alınır...

Yoksa önümüzdeki günler Türkiye için çok daha da karanlık olacaktır!

* * *

Bu vesileyle Taksim Manifestosu'nun laikliğe de vurgu yapan 9'uncu maddesini anımsatalım:

9- İnancı, kimliği, yaşam tarzı ne olursa olsun, bu ülkenin güzel insanları, bu ülkenin meydanlarında özgürce gezebilmelidir.

15 Temmuz darbe girişimi, 3. sınıf demokrasinin ortaya çıkardığı bir tablodur. Bu ülkenin insanları özgürlükçü demokrasiye layıktır.

Türkiye, darbe hukukundan arınmalıdır.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 20 Mayıs 2019

Valid HTML 4.01 Transitional