Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

İKİNCİ CUMHURİYETÇİLER HOŞGELDİ!
 

"İkinci Cumhuriyetçiler", "Yetmez ama 'Evet'çiler", demokrasi adına "Ilımlı İslam"ı pazarlayanlar, AKP'ye bel bağlayanlar, Recep Tayip Erdoğan'ın demokratlığına inananlar, şimdi dövünüyorlar:

"Başaramadık" diye hayıflanıyorlar...

"Aldatıldık" diye günah çıkarıyorlar..

"Türkiye kaybetti" diyorlar...

Ama yanıldıklarını asla, asla kabul etmiyorlar:

"Erdoğan değişti, bizi aldattı, eskiden böyle değildi" diyorlar!

Sanki demokrasiyi, "İstediği durakta inebileceği bir tramvaya" benzetmemiş gibi...

Sanki "Millet isterse laiklik elbette gidecek" dememiş gibi...

Sanki "İslam'ın ılımlısı, ılımsızı olmaz" diye uyarmamış gibi...

Sanki "Yargının ayak bağı olduğunu" açıkça söylememiş gibi...

Sanki Silivri davalarındaki haksızlık ve hukuksuzluklara "Savcısı benim" diye sahip çıkmamış gibi!

Sanki dinci-mezhepçi politikadan, demokrasi üretilebilirmiş gibi.

* * *

"İkinci Cumhuriyetçiliğe" sahip çıkan sözde solcular, İdris Küçükömer'in çizgisini izleyerek tarihsel ve felsefi bir yanılgıya imza atıyorlardı:

Küçükömer , İmparatorluğun batışını önlemeye çalışanlara, Batı çizgisinde değişme önerenlere, tepede oturdukları için, "Sağ", bunlara "Şeriat isterük" diye, dinci-gelenekçi feodal yaklaşımla karşı çıkan yeniçerilere, yoksul ve kalabalık oldukları için, "Sol" diyordu.

Oysa, Osmanlı'da Batı türü bir sınıflaşma görülmediği için, ne tepede oturanlar Kapitalist, ne de aşağıda ezilenler Proleter idi; yani Batı'da geçerli olabilecek bu çözümleme Osmanlı için geçerli değildi.

Çelişki, feodal ağalık yapısına dayalı düzenin çöküşünü önlemeye çalışan yöneticilerle, din ve gelenek adına her türlü değişmeye karşı çıkan geniş "köle-köylü karışımı" "lumpenproleter öncülü" kitleler arasındaydı!

(Bu konuda mükemmel bir çözümleme, Zülal Kalkandelen'in, Cumhuriyet Kitapları arasında çıkan, "İkinci Cumhuriyetçiliğin Temelleri" adlı çalışmasında var.)

* * *

Aslında Küçükömer, Türkiye'deki solun, halktan tarihsel kopukluğunun yarattığı kompleksle, sağa yanaşan, "geniş kitleleri muhafazakarlıkta kucaklayan" bir sol teori oluşturmaya çalışıyordu.

Ama Türkiye'nin kendine özgü, gecikmiş ve Cumhuriyet döneminde tepeden yönlendirilmiş sınıflaşma sürecinde bu pek de olanaklı değildi.

Bunu çok söyledik ve yazdık ama "halkla kucaklaşma kompleksi yaşayan ve bunu demagoji yapanların peşine takılarak aşmaya çalışan" solcularımızı inandıramadık...

Şimdi Erdoğan'ın yaptığı uygulamalarla, demagojik tezlerin tarihsel yanlışlığı bir kez daha kanıtlanmış bulunuyor.

* * *

Demokrasi cephesine kim gelirse gelsin, hoşgelir!

İster "İkinci Cumhuriyetçi", ister "Yetmez ama 'Evet'çi" ister "Ilımlı İslamcı", ister "Aldatılmış", isterse "Kullanışlı aptal" olsun...

Çünkü, Demokrasi, kitlesel bir destek ve eylem olmadan kurulamıyor ve kurtarılamıyor!


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 18 Mart 2019

Valid HTML 4.01 Transitional