Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

400 ODUN
 

400 odunum olsa ne yapardım?

Soba yakar, gürül gürül yanan odunların sesiyle ruhumu, sıcaklığıyla da bedenimi mi ısıtırdım?

Şömine yakar, alevlerin dansını seyrederek hayale mi dalardım?

Yoksa rejimi değiştirip diktatör mü olmak isterdim?

* * *

400 sihirli bir sayıdır:

Örneğin "400 Darbe" (Les Quatre Cent Coups), Fransızcada, "Okuldan kaçmak", "Okulu asmak" anlamına gelen bir deyimdir.

Ünlü Fransız yönetmen François Truffaut, 1959 yılında bu isimle, okuldan kaçan küçük bir çocuğun hikâyesini anlattığı bir film çekmiştir.

Truffaut , Fransız sinemasını sert bir biçimde eleştiren devrimci bir yönetmendi; çok genç yaşta öldü.

Bu filmiyle mevcut düzeni eleştiren ve bunu yeni bir sinema diliyle yapan Truffaut, Fransız sinemasında yeni bir akımın öncüsü olmuştu.

* * *

400 sayısının büyüsü pek çok kişiyi tutsak etmiş, peşinden sürüklemiştir...

Bizde de bazı politikacıların 400 sayısının sihrine kapıldığı ve bu sayının peşinde koştuğu bilinmektedir.

Ben de bu sayının gizemini araştırırken, onun büyüsüne tutsak olan bir ruh haliyle:

"Acaba" diyorum, "Bu enerji kıtlığında, elimde hazır 400 odun varken, rejim darbesi yapıp diktatörlüğümü mü ilan etsem?"

* * *

Ama sonra derhal akademisyenlikten gelen araştırmacılığım ve gerçekçiliğim devreye giriyor; içtiğim sert süzme kahvelerin de etkisiyle kendime geliyorum:

Kendi kendime, "Rejim değiştirmek için politikacılara, milletvekillerine gerek var. Odunlarla bu iş olmaz ki." diyorum.

Sonra devam ediyorum:

"Milletvekilleri odun değil ki; onlar duyan, düşünen, evrensel hukuk kurallarını, demokrasi tarihini bilen değerli insanlar. Hepsi şerefli, haysiyetli, emirle oturup kalkmayan, sağlam kişilik sahibi politikacılar."

* * *

Derken 400 sayısının sihri, karşı konulamayan bir voodoo büyüsü gibi ruhumu yeniden ele geçiriyor:

Mantıklı düşünme yetimi kaybediyorum; zihnim sadece sözcük çağrışımlarına takılı kalıyor ve "odun" kelimesi aklıma Menderes'in ünlü sözlerini getiriyor:

"Odunu koysam milletvekili seçtiririm!"

"Siz isterseniz hilafeti bile getirirsiniz!"

* * *

Acaba diyorum, "400 Darbe" nasıl Fransızcada "Okuldan kırmak" anlamına geliyorsa, "400 Odun" da Türkçede yeni bir anlam kazanır mı?


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 25 Mart 2019

Valid HTML 4.01 Transitional