Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

KÜRT SORUNUNDA BİR ÇÖZÜM ÖNERİSİ - 2
 

Murat Somer'in mektubuna dün kaldığım yerden devam ediyorum.

* * *

"Potansiyel ama kullanılmayan ittifakların en başında Türk ve Kürt, sol aktörlerin ittifakı geliyor. Örneğin kadınların eşitliği, özgürlükleri ve güvenliği meselesini ele alalım. Kadınlar özgür olmadıkça erkeklerin de olamayacağı, en az Kürtler eşit olmadıkça Türklerin de olamayacağı kadar geçerli. Kadın-erkek eşitliği meselesine CHP'nin ve HDP'nin bakış açısı diğer partilerden çok daha yakın.

Demokrasi, ekonomi, çevre, çocuk hakları gibi konularda da benzer şeyler söylenebilir. Sosyal adalet ve eşitliği temel değerler olarak benimseyen sol aktörlerin, "eşit vatandaşlık talebinin" en ön sırada olduğu Kürt sorunun çözümünde beraber ve yol açıcı konumda olması beklenir ama öyle değil. İskoçya meselesinde İskoç ve İngiliz işçi partileri böyle bir rol oynamışlardı ama bizde olmuyor.

Bu ittifakın yürüyebilmesi için iki şeyin gerçekleşmesi zorunlu:

Birincisi , her iki parti de kendini şiddet kullanma gücüne sahip aktörlerin vesayetinden kurtarmalı. HDP, hükümetin ve PKK'nın kıskacında 7 Haziran 2015 seçimlerinden sonra yapamadığını yaparak PKK'dan bağımsızlaşmalı. Ama CHP de buna yardımcı olmalı ve kendisi de bir türlü tam cesaret edemediği "sivilleşmesini" tamamlamalı. Yani devlet kurumlarına değil sadece bir halk hareketine dayanma potansiyelini kullanmalı. Her alanda halkın çıkarlarını devletten önde tutma anlayışını egemen kılmalı. "Gezi ruhunun" kullanılamayan potansiyeli ve barış isteyen Kürt seçmeni ve hareketleri bu konuda CHP için büyük fırsat.

İkinci önemli koşul ise özellikle CHP'nin ve seçmenlerinin Milada Dönüş'te tartıştığım üç temel konudan ikisinde, yani dış Kürtlerle ilişkiler ve ortak kimlik ve Türk kimliği meselelerinde çözüme yönelik yeni perspektif ve politikalar benimsemeleri.

Milli Mücadeleye liderlik eden ve cumhuriyeti kuran CHP'nin seçmenleri elbette cumhuriyetin ideallerini ve ulusal bütünlüğü ve kimliği korumak konusunda duyarlı kalacaklardır. Ama geçmiş dönemlerin koşullarında farklı araçlarla korunmaya çalışılan bu amaçları günümüzün şartlarında en iyi koruyacak yeni politikalar yani araçlar benimsenebilir. Sosyal adalet ve (kâğıt üzerinde kalmayan gerçek) eşitlik gibi diğer temel değerlerle daha uyumlu yaklaşımlar benimsenebilir. Milli Mücadele'nin de ruhunu yansıtan devlet-ulus, "üst-kimlik" yerine "ortak kimlik," ve yumuşak güce dayalı "esnek entegrasyon" gibi kitapta tartıştığım ama burada yer olmadığı için açamadığım kavramlar bu yönde yararlı olabilir.

Ancak bu ittifakın daha geniş ve çok parçalı bir ittifakın parçası olması elzem. Kitapta tartıştığım diğer ana ikilem olan "elit işbirliği ikilemi" ancak bu şekilde ortadan kalkabilir. Bu ittifak da dindar ve laik kesim içindeki "ılımlı" yani birbirini yok saymayan ve sosyal mühendisliği değil özgürlükçü demokrasi temelinde bir arada yaşamı tercih eden aktörler arasında olmalı.

Bu ittifakın da iki temeli olacaktır:

Birincisi özgürlükçü laiklik, yani yaşam tarzını değil düşünce ve vicdan özgürlüğünü, seçim ve var olma hakkını, hem laik hem dinî özgürlükleri aynı mesafede koruyan bir laiklik anlayışı.

İkincisiyse içinde bulunduğumuz demokrasi krizi bağlamında anayasalcılık:

Daha iyi ve demokratik bir anayasa istese de öncelikle mevcut anayasanın ruhuna (parlamenter laik demokrasi) bağlı olmak, ve/veya meşru yoldan yeni bir anayasa yapılana dek kuralsız güce dayalı bir sistem yerine kurallı anayasal rejimi savunmak. Yeni bir anayasa yapılması için öncelikle toplumsal aktörlerin eşit koşullarda konuşabildiği, mevcut ve hâlen meşru kuralların uygulandığı koşulların tesis edilmesini savunmak.

Mevcut siyasal kırılma çizgilerini aşarak, sosyal adalet, gerçek eşitlik ve özgürlükçü demokrasiyi tesis etmek temelinde kurulacak ittifaklara gereksinim var. Zaman alabilir ve zor, ama mümkün."

* * *

Alışık olunmayan, uzun vadeli, temel toplumsal ve siyasal uzlaşmalara dayalı, ilginç bir strateji öneriyor Somer.

Tartışılmaya değer.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 21 Ocak 2019

Valid HTML 4.01 Transitional