Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

REJİMİ KORUMAK KİMİN GÖREVİDİR?
 

Biraz aklı başında olan insan bu soruya "Elbette iktidarın görevidir" diye yanıt verir:

Çünkü iktidar, ülkedeki rejim sayesinde bu konuma gelmiştir...

Madem ki bu rejim onu iktidara getirmiştir, o halde makbul bir rejim olmalıdır.

Mevcut rejimin eksik ve yanlışlarından şikayet edenler, onun düzeltilmesi için değişmesini isteyenler, muhalefet gurupları olmalıdır.

* * *

Türkiye'nin siyasal partiler ve seçim sistemleri demokrasi açısından çok kötüdür.

Seçim sistemi yüzde 10 barajı ile son derece adaletsiz bir temsile yol açmaktadır...

Siyasal partiler sistemi ise, parti içi demokrasiyi engelleyen, lider sultasını destekleyen bir yapıya sahiptir.

Bu haksızlık ve adaletsizlikler, AKP'yi iktidara taşıdığı için, bu parti tarafından özenle korunmaktadır.

Ne yazık ki, muhalefet, bunların bir bölümünü düzeltme şansını yakaladığı 7 Haziran seçimlerinden sonraki dönemde, bu fırsatı kullanamamıştır.

* * *

İktidarlar, yıpranmaya başladıkları zaman, az gelişmiş demokrasilerde, rejimi değiştirmeye, kendilerini yönetime taşıyan sistemi yozlaştırmaya çalışırlar.

AKP de yıpranmaya ve gücünü yitirmeye başladığı için aynı yola başvurmuş, Recep Tayyip Erdoğan'ın Başbakan kimliği ve yetkileriyle katılarak Cumhurbaşkanı olduğu seçimle, demokrasiyi zedelemiştir. (Ne yazık ki muhalefet de bu oyuna alet olmuştur.)

Şimdiki başkanlık rejimi ısrarının arkasında da, Recep Tayyip Erdoğan'ın kişisel iktidarını güçlendirmek istemesi kadar, partinin, yıpranan siyasal gücüne karşın iktidarını sürdürme çabası yatmaktadır.

* * *

Fakat ne yazık ki, bugünlerde sorun artık başkanlık rejimi tartışmaları olmaktan da çıkmış, doğrudan doğruya "Anayasa ihlali" noktasına varmıştır:

Mevcut iktidar, aynen Cumhurbaşkanlığı seçiminde ve sonuçlarını beğenmediği için kabul etmediği 7 Haziran seçimlerinden hem önce, hem de sonra olduğu gibi, (bu kez de anayasal yargı üzerinden) demokrasinin evrensel ilkelerine uymayacağını açıkça belirtmektedir.

İktidarın bu Anayasa ihlallerinin büyük bir bölümüne, yargı da ya onay vermekte, ya da sessiz kalmaktadır.

Üstelik savcı ve yargıçlarımızın bir bölümünün, politikacıların yorum ve isteklerini emir telakki eden bir tutum ve davranış sergilemekte oldukları gözlemlenmektedir.

Her demokrasinin vaz geçilmez unsuru olan özgür medyanın Türkiye'deki zavallı hali ortadadır.

Bu durumda rejimin korunması görevi sadece muhalefet partilerine kalmış görünmektedir.

Muhalefet partileri, vakit geçirmeden asgari müştereklerini saptayarak, iktidarın rejimi yozlaştıran eylem ve söylemlerine karşı bir "demokrasi cephesi" oluşturmalıdırlar!

Bu konuda çabuk davranmazlarsa, bir süre sonra varlıklarının tehlikeye gireceği açıktır!


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 20 Mayıs 2019

Valid HTML 4.01 Transitional