Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

TARİHE GÖRMEZ BAKIŞI!
 

En tehlikeli yanlışlar, doğrularla harmanlanmış yanlışlardır!

Çünkü geniş kitleler, doğrulara bakarak onların içine yerleştirilmiş bulunan yanlışları da doğru sanırlar!

Diyanet İşleri Başkanı Görmez'in son beyanı da böyle, doğrularla yanlışları birbirine karıştıran ifadelerdir.

* * *

Önce doğru bölümüne bakalım:

Hz. İsa’nın getirdiği rahmet mesajlarından tarihte onlarca defa Haçlı Seferleri çıkarılabildi. Hz. Musa’nın mesajlarının bu coğrafyada hâlâ Siyonizm eliyle nasıl bir ideolojiye dönüştürüldüğünü hâlâ acı acı görüyoruz.

Son yıllarda DAİŞ, Boko Haram, El-Kâide gibi bir takım örgütler marifetiyle İslam’ın rahmet mesajlarının nasıl çarpıtıldığını ve ilahi kitabın, Peygamber’in mesajlarını nasıl insanların kendi ideolojilerine alet edebildiğine hep birlikte şahit oluyoruz.

Doğru, çünkü bütün tek tanrılı dinler, bütün ideolojiler gibi, şu ya da bu biçimde şiddetin, savaşın gerekçesi olarak kullanılmışlardır!

Şimdi de yanlış bölümünü görelim:

Fransız ihtilâliyle birlikte insanlık başka bir arayış içine girdi. Dinlerin dışında daha seküler bir dünya kurmayı tasarladı. Fakat sekülerizm dinlerden kaynaklanan şiddeti de geride bırakarak dünyayı topyekûn bir savaşın içine soktu. İnsanlar da bilimsel keşiflerle atom bombasını düşünebildi. Kimyasal silahları üretti ve tarihteki savaşlarda ölen bütün insanların birkaç katını modern zamanlardaki savaşlarda kaybettik.

Yanlış çünkü savaşların nedeni sekülerizm değil!

Evet, seküler dediği bilim atomu parçaladı ama ondan bomba yapan dinleri de şiddet gerekçesi olarak kullanan, kendisinin de dini saptırmakla suçladığı, o insanoğlu.

İnsanlık din egemenliğinde kalsaydı, atom parçalanmaz, bomba da yapılmazdı ama, Ortaçağ devam eder ve kelleler sadece kılıçla doğranırdı.

Ayrıca, unutmayalım, savaşlar seküler ideoloji şemsiyesi altında değil, sömürgeler için, dine de dayalı olan faşizmin ideolojik şemsiyesi altında çıkarıldı.

Tekrar bir doğru bölüm:

Afganistan, Irak, Bosna, Çeçenistan’da savaşların sonunda eğitimden yoksun, vahşetin gölgesinde yetişen nesiller ortaya çıktı. Yaralı bilinçler ve ölümcül kimlikler çoğaldı. Göçler başladı. Göçmenler entegre olamadı. Ötekileştirildiler.

Emperyalizmin adını anmıyor ama sömürü savaşlarına ve onların sonuçlarına işaret ediyor.

Ve yanlış başlayıp doğru biten sonuç paragrafı!

Göçmenlerin dini yanlış öğrenen çocuklarıyla, coğrafyada şiddetin gölgesinde yetişen gençler arasında yakınlık oluştu. Dolayısıyla bu nesiller dine ideoloji olarak sarılmayı tercih etti. Şimdi insanlık olarak bütün bu yaşadığımız sorunların acılarını çekiyoruz.

Göçmenlerin çocukları dini yanlış öğrenmiyor.

Dinin doğru öğretildiği dönemlerdeki vahşeti yukarda zaten kendisi de vurgulamıştı.

Ama yoksul ve göçmenlerin dine sarıldığı doğru.

"Dine ideoloji olarak sarılmak" sözünün ise bir kötülük olarak kullanılması yanlış elbette, çünkü din zaten bir ideolojidir.

* * *

İnsanlık tarihinin, ideolojileri de belirleyen üretim dönemlerinden oluştuğunu bilmiyor...

Bu ideolojilerin toplayıcılık-avcılıkta totemizm, tarımda tek tanrılı dinler, endüstride milliyetçilik, bilişimde demokrasi ve insan hakları olduğunun farkında değil.

Tarihi sadece din üzerinden açıklamaya çalışıyor...

Laiklik karşıtı görünmemek için sekülerizm terimini kullanıyor ama onu da (dini siyasette kullanmak isteyenlerin genellikle yaptığı gibi) din karşıtlığı olarak ele aldığı için bol bol yanlışa düşüyor.


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 14 Ocak 2019

Valid HTML 4.01 Transitional