Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

TOPLUMSAL ŞOKLAMAYA REDDİYE
 

Bu şoklama, sebze ve meyvelere sıfırın altında 40 derecede uygulanan şoklama değil...

Bu şoklama, Naomi Klein’ın kitabına adını veren şoklama!

* * *

Bugün yaşadığımız sürece daha 7 yıl önce dikkatimizi çeken Zülal Kalkandelen, Cumhuriyet Pazar Dergi’de 6 Nisan 2008’de "Şok ‘Terapiye’ Şok Tepki" diye bir yazı yayımlayarak bu "Toplumsal Şoklama" kavramını açıklamıştı:

Toplumsal şoklama, aynen bireysel beyin yıkama gibi çalışıyordu.

Yeni bir kişilik yaratma deneyleri, Cameron adlı bir CIA psikiyatristi tarafından, şok tedavisi ile insanların belleklerinin, kişiliklerinin silinip, beyinlerinin yıkanması yoluyla yapılmıştı...

Önce insanlar çeşitli işkencelerle aşağılanıp içleri boşaltılıyor, sonra da onlara yeni değerler, amaçlar aşılanıyordu.

İşte buna benzer biçimde, toplumlar da önce, savaşlar, terör saldırıları, darbeler, ekonomik krizler ve doğal afetler yoluyla çözülüyor, çökertiliyordu...

Sonra da, bu şokun yarattığı korku ve düzensizlik ortamında, ikinci şok gerçekleştiriliyor; neoliberalizm dayatılıyordu.

Buna direnenlere de, polis ve hapishane baskıları ile üçüncü şok uygulanıyordu.

* * *

"Küreselleşme" sürecinin "Şok Doktrini" ile ifade edilen dayatmaları, Türkiye’de yaşandı ve yaşanıyor.

Devlet yapısının içi, çeşitli yöntemlerle boşaltılarak AKP’nin "Parti Devleti" anlayışı ile yeniden doldurulmaya çalışılmaktadır...

Üstelik, 13 yılın sonunda, her türlü rüşvet ve yolsuzluk, haksızlık ve hukuksuzluk iddialarına karşın, AKP, Türkiye’de artık üçüncü aşamaya geçmiş ve anayasayı da yasaları da umursamayan bir biçimde kendi iktidarını zorla dayatmaya başlamıştır!

* * *

Seçmen bu sürece ve AKP’ye 7 Haziran seçimlerinde "Dur" dedi...

Ama AKP iktidarı, seçmenin bu tercihine karşılık "Durmak yok, yola devam" anlayışıyla iktidarını pervasızca sürdürüyor...

Böylece farkında olmadan, diyalektik bir biçimde, seçmeni daha da yabancılaştırıyor, bilinçlendiriyor; muhalefeti daha da yaygınlaştırıyor ve güçlendiriyor!

* * *

Sonuç olarak 1 Kasım’da seçmen, toplumun şoklarla biçimlendirilerek AKP’nin baskıcı modeline göre yeniden yapılandırılmasına, daha sert bir sesle "Dur" diyecek gibi görünüyor...

Yeter ki bu tercih dürüstçe sonuçlara yansıtılabilsin!


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 10 Aralık 2018

Valid HTML 4.01 Transitional