Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

KARA BİR GÜN: 6 EYLÜL 2015
 

Erdoğan, ATV ve A Haber ortak yayınındaki programa terör örgütü PKK tarafından yapılan Dağlıca katliamını anarak başlıyor ve Sabah gazetesine göre kendisine şu soru yöneltiliyor:

"Seçimlerin ardından terör haberleri var. Muhalefetin eleştirileri oluyor. Bu çatışmaların, çatışma ortamının seçimin ardından sert açıklamalar, gerek Cumhurbaşkanlığından gelen gerekse siyasal iktidardan, Hükümet cephesinden gelen açıklamalar nedeniyle gerçekleştiği de söyleniyor. Hatta şöyle bir ifade kullanılıyor, sizin seçim öncesinde metro açılışında kullandığınız, '400 vekil temenni ediyorum, istiyorum' sözünüzü bu çatışmalı ortama geçilmesinde etkili olduğu söyleniyor. O konuşmanızın tam içeriğini bizimle paylaşır mısınız? Ne diyorsunuz bu eleştirilere?"

Açıkça görüldüğü gibi soru doğrudan doğruya terör eylemleri ve 400 milletvekili istemekle ilgili!

Zaten yukarda belirttiğim gibi, program da Erdoğan'ın Dağlıca şehitlerini anmasıyla başlıyor.

* * *

Yine Sabah'a göre Erdoğan'ın yanıtı şöyle:

"Bunu anlamak mümkün değil. Yani bu 400 hedefini gösterme, aslında yeni bir anayasanın inşası noktasında böyle bir hedefi hangi parti alırsa alsın bu yeni anayasayı inşa edebilsin, kurabilsin ve bu yeni anayasayla birlikte de Türkiye'de atmak istediğimiz yeni Türkiye adımını rahatlıkla atabilelim... Buna yönelik bir hedeftir bu. Tabi buna yönelik hedefin yanında şunu da görmek lazım. Parlamentoya girme gayreti içinde olanların parlamentoya 80 milletvekiliyle girdikleri halde, düşünün parlamentoda daha zayıf oldukları dönemde olmayacak kadar bu dönem içinde yaptıkları tahribatı neyle izah edeceğiz? Biliyorsunuz 6-7-8 Ekim olaylarını yaşadık, ardından bir Suruç olayını yaşadık. Diyarbakır olayını yaşadık. Burada başka yerlere fatura kesmenin anlamı yok. Bunlar hep bir dayanışmanın, bir yardımlaşmanın neticesinde en azından ülkemizde terör belasının estirilmesinden başka bir şey değildi. Bu terörü estirmek suretiyle buradan rant elde ediyorlar. Yaptıkları şey hep bu. Eğer 400 milletvekilini alabilecek veya anayasayı inşa edebilecek sayıyı bir siyasi parti yakalamış olsaydı, durum bugün çok daha farklı olurdu."

Görüldüğü gibi Erdoğan, açıkça teröre ve Anayasayı değiştirme çoğunluğuna, 400 milletvekili üzerinden gönderme yapıyor!

* * *

Bu konuşma üzerine Hurriyet.com.tr @Hurriyet adresli hesaptan şu tweet atılıyor:

"Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan #Dağlıca açıklaması: '400 milletvekili alınsaydı bunlar olmazdı' "

Bu tweetdeki anahtar sözcük "alınsaydı"!

Bu sözcük, Hürriyet'in haberi doğru verdiğini gösteriyor.

Çünkü çarpıtma ancak, Erdoğan'ın söylediği "alınsaydı" yerine "alsaydık" ya da "alsaydı" gibi kendisini veya AKP'yi kasteden bir sözcük kullanılsaydı söz konusu olabilirdi!

Yandaş yazarlar ve televizyoncular ise Erdoğan'ın bu yanıtının Dağlıca katliamı ile ilişkilendirilmesini bir çarpıtma olarak yorumluyor ve Hürriyet'in protesto edilmesi için bir kampanya başlatıyorlar...

Aktroller de buna, kimilerinin "Aydın Doğan asılmalı" diyecek kadar kendinden geçmiş olduğu aşırı tweetlerle destek veriyorlar ve sonunda gece Hürriyet'in binası basılıyor!

Ama gerçek değişmiyor:

Hem Erdoğan'ın Dağlıca'yı anarak konuya girişinden, hem sorudan, hem de yanıttan anlaşıldığı gibi, zaten soru da yanıt da terör, Dağlıca ve 400 milletvekili üzerinden!

* * *

Seçim öncesinde, AKP'nin tek başına siyasal iktidarı kaybetmesinin terör olaylarına ve ekonomik kaosa yol açacağı propagandasının bugün artık ters tepmesi üzerine, AKP'nin ve Erdoğan'ın bu iddialardan kurtulmak istediği ve yandaşların da Hürriyet'i suçlayarak, konuyu saptırmayı amaçladığı anlaşılıyor!

* * *

Elbette bir siyasal kadro, her zaman bir politika değişikliği yapabilir...

Daha önce söylediklerinin tersini de söyleyebilir...

Zaten son yıllarda bunun pek çok örneğine tanık da olduk!

Ama söylenenleri doğru aktaranları suçlamak, bizim siyasal tarihimiz açısından bile çok rastlanmış bir olay değil!

Hürriyet'in basılması bana 70 yıl önceki TAN gazetesinin yağmalanması ayıbını anımsattı...

1 Kasım'a kadar daha neler yaşanabileceğini düşünerek ürperdim!


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 18 Kasım 2019

Valid HTML 4.01 Transitional