Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

Kitap Söyleşileri

Yazılar

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

MAGNA CARTA: 1215
TÜRKİYE: 2015

 

AKP'nin yargı bağımsızlığına saygılı olmadığını biliyoruz...

Erdoğan Başkanlık sistemini savunurken de yargının iktidar açışından "ayak bağı" olduğundan söz etmişti!

Oysa yargıyı tepe tepe kullanan bizzat AKP-Gülen ittifakı idi.

* * *

Aslında Türkiye yargı yoluyla, Silivri'de yeniden biçimlendirildi:

AKP-Gülen ittifakı, Silivri davaları ile toplumsal ve siyasal güç dengelerini değiştirerek ülkeyi yeniden "dizayn" etti.

* * *

İktidar kavgası hiç bir zaman bitmez:

Laikler, Demokratlar, Atatürkçüler, muhalifler, aydınlar, üniversiteler, sivil ve askeri bürokrasi, medya, Sivil Toplum Örgütleri, Silivri davaları yoluyla iyice sindirilip susturulduktan sonra, kavga iktidar paylaşımı biçiminde, eski ortaklar arasına sıçradı:

Gülen Cemaati kontrolündeki yargı kanadı, AKP kontrolündeki bürokrasi ve siyaset kanadına karşı, rüşvet ve yolsuzluk iddialarıyla harekete geçti...

Bu iddiaların haklı ve geçerli olup olmadıkları tartışılmadan, konunun üstü siyasal olarak kapatıldı ve yargı içindeki güç kavgası bütün açıklığı ile kamuoyuna yansıdı:

12 Eylül 2010 referandumundan sonra, yüksek mahkemelerin üyelik seçimlerinin gruplar arası ideolojik ve siyasal ittifaklarla belirlenmesi maskaralığı yetmiyormuş gibi, yüzlerce emniyet mensubu, savcı yargıç görevlerinden alındı, hatta meslekten ihraç edilenler oldu.

Yargı tümüyle siyasallaştı ve "yürütmeyle uyumlu hale" getirildi:

Sadece son günlerde arazi yağması kararlarına ve CB'na hakaret suçlamasıyla hapsedilenlerin sayısına ve hukuki durumlarına bakmak bile bu konuda yeterli fikir verecektir.

* * *

2015-2016 Adli Yıl Açılış Törenleri, savunma hakkının temsilcisi olan Türkiye Barolar Birliği olmadan yapılmış, böylece savunma hakkını sınırlayan ve kısıtlayan bir yargı düzeni, simgesel anlamda da ifade edilmiştir:

Bilindiği gibi Erdoğan, bir açılış töreninde Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu'nun konuşmasına kızmış ve ondan sonra da, savunma hakkının temsilcisi olan TBB'nin bu törenlere katılımı önlenmiştir...

Bunun üzerine dün, TBB, kendi törenini ayrıca yapmak ve Türkiye'de yargı bağımsızlığını savunmak zorunda kalmıştır!

Bu törenler, Türkiye'de yargının, 1215 yılında ilan edilen Magna Carta'da bile kabul edilmiş olan "savunma hakkı" konusunda sorunlu ve siyasallaşmadan muzdarip olduğunu hepimize bir kez daha anımsatmıştır!


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 16 Eylül 2019

Valid HTML 4.01 Transitional