Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

ZALİM VE HIRSIZLA PAZARLIK?
 

Geçen gün Ömer Seyfettin'in külliyatını okurken, Felsefe-Edebiyat öğretmeni olan annemin el yazısıyla yazıp kitabın arasına koyduğu bir öykü buldum...

Herhalde Ömer Seyfettin'e özenmiş, oturup kendisi de galiba "İncili Kaftan" ve "Diyet" öykülerinden esinlenerek bir öykü yazmış...

* * *

Eskiden, çok eskiden, bir grup insan, ortaklaşa sahip oldukları bir çiftlikte yaşarlarmış...

Çiftliği yönetmek için de zaman zaman aralarından birini kâhya seçerlermiş...

Yine böyle bir seçimle bir kâhya bulmuşlar...

Adamı tanıyanlar "Yapmayın etmeyin, içten pazarlıklıdır, kötü niyetlidir, bize hizmet etmez, hepimizi zarara sokar" diye uyarmışlar ama seslerini duyuramamışlar.

* * *

Ne yazık ki zaman içinde, adamın kötü niyetli olduğunu söyleyenlerin haklı olduğu anlaşılmış:

Adam gerçekten içten pazarlıklı ve kurnaz çıkmış...

Bütün zalimler gibi yağmacı, rüşvetçi ve hırsız...

Bütün yağmacı, rüşvetçi ve hırsızlar gibi de zalimmiş!

* * *

Getirdiği işçilerle birlikte yavaş yavaş tüm çiftliği ele geçirmiş...

Kızdıklarını zindana atmış...

Herkesi sabah, akşam azarlamaya...

Fırsat buldukça dövmeye...

Çiftliğin malını mülkünü yağmalamaya başlamış...

Bütün bunlar yetmemiş, en sonunda çiftliğin tapusunu da istemiş!

Kâhyayı insanların başına musallat edenler bile "Artık bu kadar da olmaz" demişler...

Zaten bir süreden beri zulmü ve hırsızlığı o denli artmış ki, onu çiftliğe kâhya olarak önerenler bile pişman olmuş...

Sonunda bu zulümden, yağmadan, rüşvet ve hırsızlıktan kurtulmaya karar vermişler...

Ama adamın göreve getirilmesinde çok çalışanlar, yağmadan pay aldıklarından, artık güçlenmişler ve zulme karşı çıkan mazlumlara "Hadi bakalım zalimle uzlaşın" demişler.

Zalim kâhya: "Uzlaşalım ama" demiş...

"Yağmaladığım mallar benim, ailemin ve adamlarımındır..."

"Ayrıca sizi dövmeye ve azarlamaya da devam ederim."

* * *

Annem, öyküyü burada bırakmış ve altına da bir not düşmüş:

"Sonunu İncili Kaftan gibi mi bitirsem, Diyet gibi mi karar veremedim, ikisi de tam uymuyor..."


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 20 Mayıs 2019

Valid HTML 4.01 Transitional