Emre Kongar'ın Resmi* İnternet Sitesi


Kitaplar
   Emre Kongar Kitapların Listesi
   Green Bullet Remzi Kitabevi

Green Bullet Makaleler

Green Bullet Articles in English

Sürekli Yazılar

  Green BulletAydınlanma
  Green BulletBavul Dergi
  Green BulletMedya Notu
  Green BulletRemzi Kitap Gazetesi

Kitap Söyleşileri

  Green BulletNUTUK
  Green Bullet21. Yüzyılda Türkiye
  Green BulletABD'nin Siyasal İslam'la Dansı
  Green BulletBabam, Oğlum, Torunum
  Green BulletBen Müsteşarken
  Green BulletDemokrasimizle Yüzleşmek
  Green BulletHerkesten Bir Şey Öğrendim
  Green Bulletİçimizdeki Zalim
  Green BulletKızlarıma Mektuplar
  Green BulletTürk Toplumbilimcileri
  Green BulletYazarlar, Eleştiriler, Anılar
  Green BulletYozlaşan Medya ve Yozlaşan Türkçe

Yazılar

  Green BulletUyanan Ejderha: Çin
  Green BulletTrajikomik
  Green BulletKişisel - Genel

Emre Kongar Özgeçmiş Kısa Özgeçmiş

Emre Kongar CV Curriculum Vitae (in English)

Güncel Güncel Arşivi

www.kongar.org Ana Sayfaya Geri Dönüş


 

AYDINLANMA

 

EMRE KONGAR

 

HER SAVAŞ BİR SOYKIRIMDIR X
 

Bugün "Milliyetçilik ve Soykırım" dizisinin onuncu yazısını yazıyorum...

Dokuzuncu yazıyı geçen Pazar bu konuda yeni yayınlanmış dört kitap konusunda yazmıştım.

Evren'in ölümü gibi güncel olaylar araya girince ara verdiğim bu dizinin sonuna geldim artık...

Bundan sonra, "Tehcir bir Soykırım mı idi" başlıklı onbirinci yazıyla konuyu şimdilik noktalamayı düşünüyorum.

Ama bu son yazıdan önce yine biraz tarih ve biraz hukuk felsefesi yapmak zorunluluğunu hissettim:

Unutmayalım, her savaş aslında bir ya da birden çok soykırımdır!

* * *

İkinci Dünya Savaşı sırasında herkes Nazi Almanyası'nın Yahudilere yaptığı Holokost'u bir Soykırım olarak kabul ediyor...

Peki savaşın sonunda, Japonya'yı dize getirmek için Amerika'nın attığı iki atom bombası eylemi hangi tanıma girer?

İsterseniz biraz daha gerilere gidelim, İngilizlerin Avustralya ve Tasmanya adalarını sömürgeleştirdiği günlere...

Avustralya ve özellikle de Tasmanya'da Aborjinlere uygulanan yok etme (extermination), tam bir soykırım olarak görülebilir.

Biraz daha geri gidilirse artık mizah sınırlarına ulaşır, yarı şaka yarı ciddi, Amerikalılara söylenen "Ama siz de Kızılderililere soykırım uygulamıştınız" noktasına gelirsiniz.

Daha da geriye gittiğinizde ise Osmanlıların kucak açtığı Yahudileri ve Müslümanları İspanya'dan süren Ferdinand ve Elizabeth'le, Katoliklerin yaptığı ikili soykırımla karşılaşırsınız.

* * *

Sevgili okurlarım, insanlık uygarlaştıkça, değişiyor, eşitlik, özgürlük ve haklar konusunda yeni uygulamalar yeni hukuk kavramları geliştiriyor...

Bugün insanlığın ulaştığı demokrasi ve insan hakları anlayışıyla tarihte olup bitenleri değerlendirmeye, yargılamaya kalkarsanız, kimse aklanamaz:

Çünkü bütün toplumların, devletlerin, ırkların, milletlerin tarihlerinde, savaşlar, fetihler, katliamlar vardır.

"Soykırım" kavramı, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Yahudi Holokost'unu tanımlamak için icat edilmiştir...

Bu kavramı geriye yürüttüğünüz takdirde hiç bir ülke, hiç bir devlet bundan masun kalamaz!

Geriye dönük olarak, sadece Osmanlı'yı yargılamak ise ne tarihe, ne hukuka, ne akla, ne de adalete sığar!


  Bu siteden yapılacak alıntılarda kaynak gösterilmesi ahlak kurallarına uygun olacaktır.

Emre Kongar ile iletişim icin e-posta, site yöneticisi ile iletişim için e-posta

Son güncelleme tarihi 20 Mayıs 2019

Valid HTML 4.01 Transitional